thefalloftekin

  • 346
  • 2
  • 2
  • 0
  • 3 gün önce

konstantinopolis

cek cumhuriyeti'ndeyiz, erasmus'ta son gunlerimiz. yurtta, turk oda arkadasimla pizza yiyoruz. o gunlerde de 2. donemini orda gecirecek olan yeni elemanlar geliyor yavas yavas.
bi tanesiyle denk geldik koridorda, bavullarini tasimaktan bi hal olmus yunanli bi arkadasimiz. odasi hemen karsimizda. yardim ediyorum bavullari tasimasina, yeni odasina ayak basmasina. ilias'mis adi, bildigin ilyas lan. adimi soruyor, tekin diyorum. turk oldugumu ogrenince bakislari degisiyor biraz, temkinli bakiyor biraz. davet ediyorum sonra odama, yoldan gelmissin acsindir pizzamizi paylasalim diye. ac oldugu belli ki minnetle tamam diyor. odaya giriyor, muhabbet edip pizza yiyoruz.
ilk defa yurt disina cikiyormus, haliyle tanistigi ilk turkler bizmisiz. o gelmeden izlemekte oldugumuz mac ozetlerini izliyoruz, futbol konusuyoruz.
internete nasil girecegini soruyor, ailesiyle konusmak istiyor vardigini haber vermek icin. bilgisayarimi veriyorum, feysbuktan bi mesaj yaziyor artik kime yazdiysa. sonra da internete baglanmak icin ethernet kablosu almasi gerektigi, ama ben 2 gun sonra gidecegim icin gelip benimkini alabilecegini soyluyorum. tesekkur ediyor tekrar tekrar.
sonra muhabbetin bi yerinde aek'ya geliyor konu, mac ozetlerinden sanirim. "they founded in constantinop-- oh, no no.. aah.. what was it.. istanbul..." diyor aek'dan bahsederken. utanip bozardi defalarca ozur diledi. onemli degil dedikten 2-3 dakika sonra tekrar ozur dilemeye devam etti. sanki kovup kufur edicekmisiz gibi.
adamlarin diline oyle yerlesmis, onu orada anladim. sirf art niyetten degil be olm. *

devamını okuyayım »
14.05.2012 03:47