thegirlwhosoldtheworld

  • 69
  • 2
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

bursa kestel belediyesi

buraya sokak hayvanları ile ilgili yaşadığım olayı anlatmaya geldim ve zaten göt kadar olan bu ilçe hakkında girilen tek entrynin ne yazık ki tam da aynı konuda olmasına şaşırmadım.

benim şahit olduğum olay söyle,
annemlerin yaşadığı sitenin çevresine 7-8 aylık bir sokak köpeği gelmiş. bizimkiler bizim köpeği gezdirmeye çıkarırken alışmış bu da, bizim köpek önce terslik yapsa da kendini bir şekilde kabul ettirmiş. annem ve bir komşu daha yemeğini falan veriyorlardı. karda yağmurda kalmasın diye bir paspas sermiş o diğer komşu, orada yatıyordu. ben şubat tatilinde eve gittiğimde gördüm ilk kez. arabadan iner inmez gelip kendisini sevdirdi. daha sonra önümde engel olan bir şeyden dolayı adımımı ona doğru fazla açınca korktu kaçtı. sakinleştirmek için sevmeye çalıştım o gece hırladı falan elletmedi kendisini. muhtemelen tekme gibi bir şekilde şiddet görmüş ki böyle davrandı. ama ertesi günden sonra biz köpeği çıkarttığımızda yanımızda takıldı, sevdirdi falan saldırgan bir hareketini görmedim.

bir hafta falan sonra yattığı yeri iyice sahiplendi sanırım, oranın yanına yaklaşan tanımadığı kişilere hırladığını falan gördük. ama o hırladıklarından korkmayıp sevmeye çalışanlara da saldırmadan sevdirdi kendini.

iki gün önce bizim siteden bir kadına yine böyle havlayıp hırlamış. kadın da korkup kendisini bahçe duvarından atmış ve kötü düşmüş sanırım. sonra tam olarak nesi olduğunu bilmediğim bir yakını o gece aramış falan köpeği, sokakta oynayan çocukların söylediğine göre taş atmış kafasına.

bu hırlama olaylarından rahatsız olan komşular belediyeyi arayıp şikayet ediyordu sürekli ama bir hafta kadar gelen olmadı. yukarıda anlattığım olayın ertesi günü yine biz bahçede bizim köpek ve bu bahsettiğimle birlikteydik. bir adam gelip ''bu köpek sizin mi diye?'' diye sordu. belediyeden almaya geldiklerini sanıp sokak köpeği olduğunu söyledik, meğer dün hırladığı kadının bunu dövmek için arayan yakınıymış. biz ne olacağını anlamadan bu şerefsiz hayvanın çenesine sert bir tekme attı. hayvancağız çığlık atıp kaçtı. olayın şokunu biraz atlatınca adama çıkıştık ve yaptıkları çok doğru bir şeymiş gibi bu pislik ve kucağında küçük bir çocukla birlikte onu izleyen kadın -sanırım karısı- köpeğin dün yaptıklarını öne sürerek hayvana yaptıkları hayvanlığı savundular bize. doğru düzgün konuşmadan arabaya binip gittiler.

o olay üzerine elim ayağım boşaldı, bir yandan ağlarken plakayı tam olarak alamadım. adamın kim olduğunu bilmiyorum ama bir şekilde öğrenilebilirdi, sonuçta bizim apartmandaki bir kadının tanıdıkları. şikayet etmek istedim ama önce olayı anlattığım yakın bir komşumuzun sonra da annemlerin hem bir şey yapılmayacağını söylemelerinden, hem de aman biz bu insanlarla yüz yüze bakıcaz teskinlerinden sonra üzerine düşmedim. hayır, komşu olmaları umrumda değil de gerçekten şu ülkede hayvan haklarının halini bildiğimden bir bok olmayacağını düşündüm.

köpek kaçtıktan uzun bir süre sonra, akşam geldi yine. allahtan görünen kötü bir şeyi yoktu ama o hayvanın çığlığı tüm gece kulağımdan gitmedi. zaten köpek şiddet gördükçe saldırganlaşıyor, burada kalıp insanlara hırladıkça insanlık bilmeyen orospu çocukları tarafından daha fazla hırpalanacağını düşünerek biz de belediyeyi aradık.

bu sabah bir zabıta aracı geldi. arkada baygın gözlerle bakan iki köpek. araçtan inmeden uyuşturucu iğneyi attılar. hayvancağız acıyla kıvranarak yine çalılıkların arasına kaçtı. belediye barınaklarının durumunu bildiğimizden adamlardan birine gayet düzgünce hangi barınağa götürüleceğini sorup öküz gibi bir ''sana ne?'' yanıtı aldım. ''nasıl bana ne, merak ediyorum'' dedim ve ''o zaman al kendin bak'' gibi yine hadsiz bir cevap verdi. o böyle konuşunca sinirlenip neden söylemiyorsunuz gibi üsteledim. önce içinde yalova yolu geçen bir cümle kurdu. oradaki hangi barınak olduğunu sorunca ''git bak, ne yazıyor orada, kestel belediyesi.'' diye başından atmaya çalışarak artistlik yaptı. sonra köpeği arama bahanesiyle aşağı indi. peşinden gidip düzgün bir soru sorduğumu, neden düzgün cevap vermediğini sordum. ''ben orada hayvanı arıyorum (yalan, benim konuşmadığım diğer adam dahil kaçtığı yöndeki çalılıklara şöyle bir bakıp yola indiler), bu bilgiyi belediye verebilir biz değil'' diye tatmin edici olmayan bir cevap verdi. hayvanı götürüldüğü barınakta ziyaret etmek istediğimi söylediğimde yarım yamalak bir sevgi barınağı dedi. barınağın ismini bir daha teyit ettirdim. bu sırada köpeğe bakıp bizi dinlemiyormuş gibi görünen diğer görevli ''çok meraklıysanız bırakalım bakın'' dedi ve köpeği almadan gittiler.

belediyeyi arayıp toplanan köpeklerin nereye götürüldüğünü sordum. karşımdaki kişi ''bu bilgiyi köpeği alan zabıta verebilir'' dedi. onların da tam tersini söylediklerini söylediğimde ''ben burada stajyerim, şu anda yetkili olan kişi yok, daha sonra arayıp bilgi alabilirsiniz dedi.''

internetten bursa'daki sevgi barınağını araştırdım, mudanya'da çıktı. adamların ilk söylediği yalova yoluyla tamamen ters. orayı aradım ve kadın oraya kestel'den sadece ameliyat için bir kaç hasta köpeğin götürüldüğünü, zaten son bir yıldır falan hiç getirilmediğini, bu hayvanları toplayıp uzaklara atarak açlığa terk ettiklerini ve soğuk havada bir çok hayvanın öldüğünü söyleyerek zaten tahmin ettiğim malumu ilan etmiş oldu. allahtan onlar köpek ortaya çıkarsa bize haber verin, gelip alalım, kısırlaştırıp aşılarını yapar tekrar bırakırız dedi de işini daha iyi yapan barınakların olduğunu öğrenmiş oldum. ancak ben bu akşam bursa'dan ayrıldığım için köpeği bir daha görüp onlara haber veremedim. anneme tembihledim o görürse haber verecek.

5199 sayılı hayvan hakları koruma kanunu ve yönetmeliğince sahipsiz sokak hayvanları belediyelerce rehabilite edilip gerekli sağlık işlemleri yapıldıktan sonra alındıkları yere bırakılmalı. bunu doğru düzgün uygulayansa çok az.
insanlar ne yazık ki sokak hayvanlarına karşı çok acımasız, keşke sokakta bir tek hayvan bile olmasa ve kötü muameleye maruz kalmasalar ancak belediyeler böyle daha da acımasız olup onları ölüme terk ettikleri (belki de kendi elleriyle öldürdükleri) sürece bu hayvanların yemeğini, suyunu veren gönüllü başka insanların yanında kalması tercih edilir.

benim anlattığım köpek henüz ellerine düşmedi, görüştüğüm barınak tarafından rehabilite edilmesini umuyorum ancak ne yazık ki belediyelerce meçhule giden çok sayıda hayvan var. bugün onu almaya geldiklerinde çektiğimiz fotoğrafta görünen,muhtemelen biri alınıp sokağa atılmış golden retriever olan şu ikisi mesela:
http://i.hizliresim.com/bjm060.jpg
bunların nereye gittiğini belediye açıklasın, dedikleri gibi barınağa yollandılarsa ispat etsinler.

bu entriyi kaç kişi görür bilmiyorum ancak sesimi olabildiğince -başka sözlükteki hesabımdan, hayvan hakları derneklerinden vs- duyurmaya çalışacağım. kestel belediyesi'nin bırakın barınağını, veterinerlik birimi bile yok. kestel belediyesi'nin bu konudaki beceriksizliği ve ilgisizliği ne yazık ki ülkenin çoğu yerinde aynı. kısırlaştırma, aşılama yok. sokaktan topla ıssız bir yere at. bu mudur sokak hayvanına yapılacak şey?

büyükşehir belediyesine şikayette bulunacağım ve bilgi almak için kestel belediyesini tekrar arayacağım. bu olayla ilgili ya da kendi muhitinizde şahit olduğunuz benzer durumlarda lütfen bir şeyler yapmaya çalışın. kimse tepki göstermedikçe değişmeleri imkansız. buradan görüp bu olayın peşine düşen bir kaç kişi bile olsa kardır, dikkatinizi esirgemeyin.

ekleme: bu arada anlattığım zavallı kız bu:
http://i.hizliresim.com/4bxama.jpg
sevgiyle yaklaşırsanız hiçbir sorun çıkarmıyor. hatta sahiplendiği insanlara gidecekleri yere kadar eşlik ediyor. mükemmel bir bekçi köpeği olabilir, sahiplenmek isteyen olursa bana ulaşabilir.

devamını okuyayım »
10.02.2016 00:13