thelordoftheking

  • 1064
  • 2
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

acıdan uyuyamamak

çoğumuzda zaman zaman, belki her zaman ortaya çıkan durum.

acı, ruhtan da bedenden de besleniyor olabilir. bedenin doğurduğu bir acıya ilaçla ya da başka tıbbi bir bokla çare bulup uykuya kavuşmak olası. bunda sıkıntı yok. ama acıya kaynaklık eden ruhsa daha detaylı ele almak lazım.

ben psikologların hala insan psikolojisinden ve ruhundan anlayabildiklerine inanmıyorum. birçok şeye inanmadığım gibi bu da içlerinden biri. uzun yıllardır, deneyler, testler, gözlemler hala tek yapabildikleri sikik haplarla insanı yürüyen et yığınına çevirmek. kanser olanı iyileştirip geçmişteki haline dönüştürebilen tıp dünyası benim acımı dindirmede çaresiz amına koyayım. böyle olunca da zaten inançsız bir adam olan ben hepten yitiriyorum iyi niyetimi. gözlerimi kapattığımda gözümün önüne yaşadıklarımın gelmemesini istiyor değilim, bundan kaçamayacağımı biliyorum. ama aradan yıllar da geçse olmuyor. acı hep aynı, hep taze. ben insanoğlunun en tatlı özelliği olan unutmaktan yoksunum. acıları unutamıyorum. yanlış anlaşılmasın komik şeyleri de unutamıyorum. çok komik bir fıkra ilk anlatıldığı zaman nasıl güldürmüşse beni sonraki aklıma gelişinde de aynı şekilde gülüyorum ve sonrakilerinde de!

kokuları da unutamıyorum. koku alma açısından çok güçlü olmayan bir buruna sahibim. ama özellikle kötü kokular konusunda çok şanssızım. hoşuma gitmeyen bir koku midemi bulandırıyor. fenası o kokuyu düşündüğüm zaman da midem bulanıyor ve çoğu zaman bu mide bulanması kusma nöbetleri ile son buluyor.

özet: unutmayan bir adamım işte!

devam edeyim:
tüm bunların beraberinde saplantılarım var. fazla sayıda. bazen neler olduğunu eksiksiz sayamayabiliyorum. o kadar çok. ama bunları görmezden gelmeyi başarabiliyorum.
mevzunun esasına geleyim daha da uzatmadan. bir nevi de itiraf olur, belki rahatlatır.

iki hafta önce bugün ve şimdikinden dört saat önce geçmiş de çok rahatsız olduğum bir koku geldi aklıma. birden midem bulandı, sonrasında kusma nöbetleri ve daha fenası çok fazla olmayan ama olunca da günlerce peşimi bırakmayan hafıza patlaması.( #25692314 ) hafıza patlaması dediğim şey tuhaf. o an sorulduğunda odamdaki 300 kitabı sırası veya sırası dışında yeriyle tek tek sayabiliyorum. hatta cadde üzerindeki dükkanları isim isim ve vitrinlerinde yazanlarla beraber. yürürken parke taşlarına basmaktan çok rahatsız olurum ben. canım yanıyor gibi gelir. bundan etkilenmemek için ise ya vitrinlerde ve tabelalarda yazanları okuyarak yürürüm ya da rahatsızlık yaratmayacak bir mesafeyi araya koyarak güzel bir kadını izleyerek yürürüm.( evet, götünün güzel olması şart, yoksa mesafe korunamaz! ) e hal böyle olunca da çoğu zaman dükkan tabelalaeı ve vitrinlerine kalıyor göz. ama tabii bunların hepsini akılda tutmak filan çoğu zaman için hak getire. işte bu patlama zamanlarında ise tamamen başka bir beyine dönüşüyor kafa tasımın içindeki. tüm bunlar minimum üç saat sonra düzelmeye başlıyor ama sonrasında bir depresyon hali yerleşiyor bünyeye.

bu defa gözler yer etti beynime. ne zaman açsam ne zaman kapasam hep gözler! (burada şarkı girsin devreye.) görmek için canını vermeye hazır olduğunu düşündüğü şeyi görmemek ağır bir acıdır. hisseden herkes kadar bilirim elbette. ama olmuyor amına koyayım. görmek istemiyorum artık. çünkü günüm geceme karıştı ve bu işin boku çıktı. neyi sevip neyi sevmediğim üzerinde hükmeden olmak ve kendime verdiğim emirler doğrultusunda sessiz sakin hedeflediğim gibi yaşamak istiyorum. olmuyor. kendi kendimi hırpalamaktan nefret ediyorum ama olmuyor. üzerime inanılmaz bir tembellik yerleşiyor. oturduğum yerde oturmak istiyorum sadece. diğer tüm uğraşlar fasa fiso. işte bu şekilde boku yemiş halde geziniyorum.

hayatta bildiği ve inandığı her şeyle kavgası olan ben umursamayan bir adama dönüşüyorum. sonra bir ruh doktoruna görünmek isteği hissediyorum aklıma mesut amca geliyor. adam iki senedir hastanede yatıyor ama hala kendini su bidonu zannediyor. tekrar inancımı yitiriyorum. damacana sikenlerin yaşadığı bir ülkede kürtler depremde amma da güzel öldü diyenlere ayıptır yaptığınız diyesim geliyor sonra aslında çok da umursamadığımı fark ediyorum. içimde bir çocuğun ölen her mehmet için ağladığını hissediyorum( #25865717 ) ama beden tepkisiz. dilim aklım sürekli barış dese de şu an için bunu da umursamadığımı hissediyorum sonra ve korktuğum insana dönüştüğümü görüyorum. 1.90 boyunda, hantal, ürkütücü bakışları, fikirleri ve söylemleri olan bir toplum düşmanı gibi hissediyorum kendimi ve bu acıyı daha da artırıyor. içimdeki uyku iştahı kabarıyor ama uyuyamıyorum. sonsuz uykuyu düşünüyorum yapacak işlerim aklıma geliyor. ve sonra sessizce oturuyorum.

özet:
uyuyamıyorum.

sinir sebebiyle not: bunları kimseden hakaret işitmek için yazmadım. ergen değilim. salak da. sen de acı mı çektiğini sanıyorsun diye kimseyle sidik yarıştırmayacak kadar da her acının kendisine göre bir ağırlığı olduğunu bilecek durumdayım. ama işte bunların hepsini içerir mesaj alınca deliriyor insan. istediğin gibi düşünmekte hürsün kardeşim ama bulaşma!

devamını okuyayım »