thepols

  • 312
  • 10
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

27 mayıs ankara bahçeli kahve dünyası rezaleti

bugün benim ve arkadaşlarımın ders çalışmak üzere kahve dünyası'na oturduğumuzda yaşadığımız rezalet. olayı tamamen değiştirmeden anlatmaya çalıştığımı öncelikle söylemek istiyorum.

bugün ankara bahçeli 7. cadde'de bulunan kahve dünyası'nda ders çalışmak için arkadaşlarımızla buluşmak üzere anlaştık. kahve dünyası'na ilk gittiğimizde toplam yedi kişiydik. yedi kişiden de sadece bir kişi oruçluydu. önce ben ve iki arkadaşım sipariş verdi. daha sonradan da diğer kişilerin sipariş vereceğini bizzat garsona belirttik. ders çalışmaya başladıktan yaklaşık yarım saat sonra burada sipariş verilmeden oturulamaz gibi bir uyarı aldık garsondan. ses etmedik ve sipariş vermeyen arkadaşlarımız siparişlerini verdi. oruçlu arkadaşımız doğal olarak da sipariş veremedi. ders çalışmaya devam ederken aramıza üç arkadaş daha katıldı. katılan üç arkadaşın iki tanesi oruçlu olduğu için bu üç arkadaştan da sadece biri sipariş verdi. en son on kişiydik ve yedimiz siparişlerimizi vermiştik, diğer üç arkadaşımız da oruçlu oldukları için doğal olarak sipariş vermediler. aramızdan üç kadın arkadaşımız ders çalışan grubu rahatsız etmemek için başka bir masaya geçip sohbet etmeye başladılar. bundan yaklaşık yarım saat sonra burada sipariş verilmeden oturulamaz diyen garson diğer gruptan ayrılan üç arkadaşımızın yanına gidip aynı sözleri etmesi üzerine, sohbet grubundaki bir arkadaş rahatsız olduğunu ve buradan kalkmak istediğini söylemek için bizim yanımıza geldi. çünkü gerçekten hem garsonların davranışları hem de bakışları aşırı derecede rahatsız ediciydi ki bunu biz de hissetmiştik. bu terbiyesizlik üzerine de yetkili biri ile konuşmak istedik. fakat maalesef ki yetkili biri ile konuşmaya giderken garson önce kız arkadaşımıza sonra da benim üzerime saldırdı. diğer garsonların tutması üzerine herhangi bir şiddet görmedik. fakat tamamen saçma laflar ile büyük bir rezillik yaşadığımızı söyleyebilirim. kahve dünyası’nın kütüphane olmadığını, buraya gelip sipariş vermeden üç-dört saat ders çalışamayacağımızı vs vs gibi cümleler duyduk o garsonun ağzından. diğer kadın garson ne kadar sakinleştirmeye çalışsa da sürekli bağırdı bize. doğal olarak o bağırdıkça biz de bağırdık ve olay bayağı büyüdü. en son kadın garson işte o da niyetli sizin de aranızda niyetliler var, tabii ki ders çalışabilirsiniz gibi cümlelerle ortamı sakinleştirdi ve biz çantalarımızı toplamak üzere geri döndük. bende tamamen sakin bir şekilde kesinlikle hiçbir kavga çıkarma amacım olmadan tekrardan bize terbiyesizlik yapan garsonun yanına gidip hem sipariş vermeyenlerin oruçlu olduğunu hem de buraya daha önceden de gelip ders çalıştığımı ayrıca bizim dışımızda da o cafede ders çalışan iki farklı grup olduğunu belirttim. yukarıda bahsettiğim saldırı olayını da bunu söyledikten sonra yaşadım. diğer garsonlar eğer o terbiyesiz, ki yaşça da bayağı da büyük olan garsonu tutmasa gerçekten bana şiddet uygulayacaktı. diğer garsonlar o adamı dışarı çıkardıktan sonra bende gidip olayı diğer ders çalışan o iki gruba olduğu gibi anlattım. biz bunları yaşadık siz de aynılarını yaşayabilirsiniz ki zaten sizden de rahatsız olmuşlar diye belirttim o arkadaşlara ve işletmenin müdürü ile görüşemeden hesabımızı ödeyip terk ettik mekânı.

ödediğimiz toplam hesap yüz liranın üstüydü. hiçbirimizin sipariş vermeden oturmak gibi bir amacı da zaten yoktu. ki belirttiğim gibi oruçlular hariç hepimiz siparişlerimizi de vermiştik. tüm bunlar üzerine gidip garsonların bize ya sipariş verin ya da gidin gibilerinden davranması gerçekten çok büyük terbiyesizlikti. ki bunu anlatmaya çalışırken de hem ben hem de kız arkadaşım adamdan dayak yiyecektik. ilk defa gitmediğim, daha önceden en az üç-dört kez ders çalışmaya gittiğim bir yer olduğu için içim rahat gidiyordum fakat olanlar ortada. bugün benim ve arkadaşlarımın yaşadığı terbiyesizliği siz de yaşamayın diye bu olayı bütün sözlük yazarları ile paylaşmak istedim.

edit: iki hususu tekrardan belirtme gereği duydum. öncelikle mekâna sabah 11.30 gibi gittik ve kahvaltıyla, daha sonrasında kahve ve tatlılarımız ile devam ettik. tek bir türk kahvesi söyleyip de 4-5 saat oturmadık. 3 kız arkadaşımız ayrı masaya geçince aralarından oruç olmayan yine mekâna ayıp olmaması için bir yiyecek daha aldı. ona rağmen son lokmasını ağzına koyar koymaz menüler tekrardan masaya geldi.
ikincisi gözümüz hep masa yoğunluğunun da üstündeydi. amacımız gidip işletmeyi zarara uğratmak olmadığından makul sayıda masanın boş olması üzerine (yaklaşık %80'i) rahatça oturup ders çalışabildik.
ayrıca sorarım size ders çalışmak için illa niye sabit bir şekilde kütüphaneye gidelim? kalabalık bir grup isek daha rahat ve sessiz ortamda çalışanları etkilemeyecek şekilde ders çalışmamız daha uygun olur.

edit 2: ortada herhangi bir masayı kışkırtmak yoktur. tek amacımız onları bilgilendirmekti. bize yaptıkları hareket onların da başına gelebilir diye uyardık.

devamını okuyayım »