tigris26

  • çılgın (126)
  • 528
  • 5
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

atatürk'ün din hakkında söylediği sözler

atatürk’ün dine bakış açısının anlaşılması açısından bilinmesi gereken sözlerdir.
atatürk ve din konusu, üzerinde çokça tartışılan ve olaya herkesin kendi penceresinden veya siyasi görüşü doğrultunda bakarak yorumladığı bir konu.işin ilginç tarafı bunu kendine atatürkçü diyen kesim de veya karşıt görüşte bulunan kişilerde aynı cahillikle yapmaktadır.kendi tezini ıspatlamak için atatürk’ün söylediği herhangi bir sözün işine gelen kısmını alarak bunun üzerinden yorum yapmak bilimsel olmadığı kadar etikte değildir.kaldı ki son zamanlarda sözlükte atatürk hakkında saçma sapan kaynaklar kullanarak asılsız ve mesnetsiz iddaalarda bulunan güya akademisyen kimlikli yazarların türemesi üzücüdür.her şeyden önce tarih bir bilimdir ve geçmişle alakalı yorum yaparken dönemin şartlarının göz önünde bulundurularak yorum yapılması gerekmektedir.atatürk’ün inancı veya inançsızlığı kendi vicdani meselesidir.ancak bir lider olarak inanç veya inançsızlığı üzerinden yorum yapmadan önce bu konunun iyice araştırılması, kendisinin bu konuyla alakalı düşüncelerini ikinci kişilerin ağzından dinlemektense kendi sözlerinin referans alınarak değerlendirilmesi daha doğru olacaktır.binaenaleyh atatürk’ün çeşitli zamanlarda din hakkında söylemiş olduğu sözleri yer ve zaman bildirerek aşağıda paylaşacağım.

1-atatürk’ün allah ile ilgili sözleri

-tanrı birdir ve büyüktür.(not defterinden,9 mart 1922)

-ey arkadaşlar! tanrı birdir büyüktür.tanrısal inançların belirtilerine bakarak diyebiliriz ki, insanlar iki sınıfta, iki devirde ele alınabilir.ilk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir.ikinci devir insanlığın erginlik ve olgunluk devridir.insanlık, birinci devrede tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddi vasıtalarla kendisiyle ilgilenilmesini gerektirir.allah kulları gereken olgunluk noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullarıyla ilgilenmeyi tanrı olmanın gereği saymıştır.onlara hz. adem aleyhisselam’dan itibaren bilinen veya bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir.fakat peygamberimiz aracılığı ile en son dini hakikatleri ve uygarlığı verdikten sonra, artık insanlıkla bir takım aracılar koyarak ilişki kurmayı gerekli görmemiştir.insanlığın kavrama düzeyi, aydınlanması ve olgunlaşması; her kulun doğrudan doğruya tanrısal ilhamlarla ilişki kurma yeteneğine ulaştığını kabul buyurmuştur.v e bu sebebledir ki , cenab-ı peygamber, son peygamber olmuştur.ve kitabı, en eksiksiz kitaptır.(hilafetin kaldırılması esnasında tbmm’de yaptığı konuşma, 1 kasım 1922)

-türkiye cumhuriyet’inde herkes allah’a istediği gibi ibadet eder.

-hoca efendi’nin dua yapmasına gerek yoktur.allah benim dilimi de bilir.duayı ben yaparım.(kayseri’de bir açılış töreninde,14 ekim 1924)

2-atatürk’ün din ve islam ile ilgili sözleri

-düşmanlarımız bizi dinin etkisi altında kalmakla suçluyorlar ve duraklamamızı ve gerilememizi buna bağlıyorlar.bu hatadır.bizim dinimiz hiçbir zaman kadınlarımızın erkeklerden geri kalmasını istememiştir.allah’ın emrettiği şey, kadın ve erkek müslümanların beraber olarak bilim ve irfan kazanmasıdır.kadın ve erkek bu bilim ve irfanı nerede bulursa oraya gitme ve onunla donanmak zorundadır.islam ve türk tarihi incelenirse görülür ki , bugün kendimiz bin türlü kayıtlarla kayıtlı zannettiğimiz şeyler yoktur.(izmir’de halk ile konuşmasından, 1 ocak 1923)

-bizim dinimiz , en makul ve en tabii bir dindir.ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur.bir dinin tabii olabilmesi için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lazımdır.bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.müslümanların toplumsal hayatında hiç kimsenin özel bir sınıf halinde mevcudiyetini muhafazaya hakkı yoktur.kendilerinde böyle bir hak görenler dini emirlere uygun bir harekette bulunmuş olmazlar.bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin hükümlerini eşit olarak öğrenmeye mecburuz.her fert dinini, d,n duygusunu, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır, orası da mekteptir.(izmir’de halk konuşmasında, 31 ocak 1923)
-türkiye cumhuriyeti’nin resmi dini yoktur.devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar, bilimin çağdaş uygarlığa temin ettiği esas ve şekilleri, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve tatbik edilir.din düşüncesi vicdani olduğundan, cumhuriyet din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı nedeni olarak görür.(medeni bilgiler ve mustafa kemal’in el yazılarından, 1930)

3- atatürk’ün hz. muhammed ile ilgili sözleri

-mazhar-ı nübüvvet ve risalet olan fahrialem efendimiz(…) arap toplumu içinde mekke’de dünyaya gelmiş, bir vücud-u mübarek idi.(saltanatın kaldırılması esnasında tbmm’de yaptığı konuşmasından, 1kasım 1922)

-şimdi şunu açıklamalıyım ki , dinin(islam) esasında hükümetin şu veya bu şekilde olacağına dair hiçbir kesin ifade yoktur.yalnız hükümetin hangi esaslara dayanması gerektiği bellidir, açıktır.o esaslardan biri şuradır(danışma).şura en kuvvetli bir esastır.bu esas, doğrudan doğruya yaradanın peygamberi olan muhammed mustafa’ya bile emrolunmuştur.peygamber olan yüce kişi, kendiliğinden iş yapmayacaktı.görüşerek yapacaktı.bu böyle olunca, ondan sonra islam toplumunun başına geçenlerin aynı esasa bağlanmak zorunda olacakları kuşkusuzdur.çünkü ilahi emir böyledir.(eskişehir-izmit konuşmaları, şubat 1923)

-o, (hz. muhammed) allah’ın en birinci ve en büyük kuludur.onun izinde bugün milyonlarca kişi yürüyor.benim, senin adın silinir fakat o , sonsuza kadar ölümsüzdür.(ali rıza ünal’ın anılarından, 1926)

-efendiler, hakiki ulema ile dine muzur ulemanın yekdiğerine karıştırılması emeviler devrinde başlamıştır.hz. peygamberin zaman-ı saadetlerinde peygamberimizin irtihalinden(vefatından) sonra hulefa-yı raşidin hazeratının zamanlarında, hep doğrudan doğruya hz.peygamberin irşadıyla islam olan hulefa-yı raşidin tenviriyle selamette bulunan müslümanlar arasında hakiki nezahat, kalbi hürmet, ulvi bir irtibat vardı.(konya gençleriyle konuşma, 20 mart 1923)

4- atatürk’ün kur’an-ı kerim ile ilgili sözleri

-vaktaki muaviye ile hz. ali karşı karşıya geldiler.sıffin vakasında muaviye’nin askerleri kur’an-ı kerim’i mızraklarına diktiler ve hz. ali’nin ordusunda bu suretle tereddüt ve zaaf husule getirdiler.işte o zaman dine mefsedet(bozguncluk), islamlar arasında münaferet(soğukluk) girdi.ve o zaman hak olan kur’an haksızlığı kabule vasıta yapıldı. (konya gençleriyle konuşma, 20 mart 1923)

5-genel olarak din ve laiklik meselesi hakkındaki sözleri

-din bir vicdan meselesidir.herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.biz dine saygı gösteririz.düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz.biz sadece din işlerini devlet ve millet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.(atatürkçülük,birinci kitap, s.111)

-her sarıklıyı hoca sanmayınız, hoca olmak sarıkla değil dimağladır.(atatürk’ün söylev ve demeçleri)

-bizi yanlış yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki , çok kere din perdesine bürünmüşleri saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldata gelmişlerdir.tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz… görürsünüz ki milleti mahfeden, esir eden, harap eden hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir.(adana türk ocağı, 16 mart 1923)

- evet din lüzumlu bir müessesedir.dinsiz milletin devamına imkan yoktur.yalnız şurası vardir ki din, allah ile kul arasında kutsal bir bağlılıktır.mutaassıp islamcıların din komisyonculuğuna izin verilmemelidir.dinden maddi çıkar sağlayanlar alçak kişilerdir.işte biz bu duruma karşıyız.buna izin vermiyoruz.bu gibi din ticareti yapan kimseler saf ve masum halkımızı aldatmışlardır.bizim ve sizin mücadele edeceğiniz ve ettiğiniz kimselerdir.

-türk kur’an ‘ın arkasından koşuyor, fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden ibadet ediyor.arkasından koştuğu kitapta neler olduğunu türk anlasın.

-meselenin mahiyeti din değil, dildir.(türkçe ezan konusuyla alakalı)

kaynak-prof. dr. ali sarıkoyuncu(atatürk din ve din adamları)

devamını okuyayım »