timurayd

  • 44
  • 6
  • 6
  • 0
  • 4 gün önce

solculuk

sınırlarını günümüz dünyasında veganlık, feminizm, eşcinsel hakları savunuculuğu, post-yapısalcı marksizm, anarko-komünizm gibi ideolojilerin oluşturduğu ve tersine din olarak tanımlanabilecek siyasi düşünce biçimidir.

dindarlar her şeyin altında olumlu bir aşkın güç görürken, solcular her şeyin altında olumsuz bir aşkın güç görürler. erkek egemen düzen, insan merkezli ahlak, ideolojik hegemonya gibi gözle görülmeyen iktidar odaklarının toplumun düzenini bir şekilde şekillendirdiğini söyler, söylem analiziyle bu şeytani güç odaklarının yapısını sökmeye uğraşırlar. yapı sökümde kullandıkları kavramları foucault'dan, derrida'dan, nietzsche'den, spinoza'dan, deleuze'dan devşirir, toplumsal hayatın karmaşık mekanizmalarını tıpkı dindarların bilimsel gelişmeleri kur'an'la açıklamaları gibi bu ezber kavramlarla açıklamaya çalışırlar. tıpkı dindarlar gibi doğal süreçler sonucunda ortaya çıkan hadiselerden sanki bunlara neden olan kuvvetin bir iradesi, niyeti varmış bahsederler. erkek egemen düzen bir feministin gözünde irade sahibi, eylemlerini kendisi kontrol eden antropomorfik bir yapıdır. bundan ala tersine din olabilir mi?

solculuğu kemalizm yahut klasik marksizm ile özdeşleştirip hayatını aydınlanma filozofu gibi bilgiden, zekadan, onurdan, erdemden bahsetmeye adayanlara ise hiç değinmiyorum. bunlar 19. asırda yaşıyor. ne zaman klasik marksistle karşılaşsam zamanda yolculuk yapıyormuş gibi hissediyorum.

devamını okuyayım »
21.01.2017 18:41