tutugkhan

  • azimli
  • anadolu çocuğu (345)
  • 1023
  • 7
  • 2
  • 0
  • 4 gün önce

babaya söylemek istenip de söylenemeyenler

en son konuştuğumuz günden tam tam tamına 9 yıl 9 gün geçmiş. hani senden 250 lira istemiştim, eve çıkıcam ama bu kadar eksik falan diye olan telefon konuşmamız. hatta sen de ''tamam tamam 5 güne hesabına yatırırım.'' demiştin, üzerine hattını kapatmıştın, 5 gün sonra o parayı yatırmamıştın falan hatırladın mı? sana o günden beri neler yaptım anlatayım istedim.

ilk olarak o parayı yatırmadığın için eve çıkamadım, ev arkadaşım olacak insan haliyle senin göndermeyeceğin parayı beklemedi ve başkasıyla çıktı. 3-5 ay daha beklemek zorunda kaldım eve çıkabilmek için ve sonunda oldu, 1 ay boyunca açılma özelliği olmayan hatta koltuk bile olmayan ama adı koltuk diye geçen bir şeyin üstünde uyudum, odamda ne perde ne halı ne de bir şey vardı, sadece o ''şey'', yastık ve battaniye... ilk başlarda sıkıntı yapıyordum ama alıştım, merak etme yani.

bu arada o yıl sınıfta kaldım, çünkü kira, yemek, zart zurt derken para yetmiyor ve annemin de gönderebileceği para kısıtlıydı, haliyle çalışmam gerekti, günümün 12 saatini 1.5tl den garsonluk yaparak geçirdim, okula da gidemedim tabi ki. sonucunu ilk cümlede zaten söylemiştim.

aynı sebeplerden dolayı ertesi sene de sınıfta kaldım. ama ondan sonra bir şekilde sisteme oturttum ve 8 senede mezun olabildim.

bu 8 sene içinde garsonluk, barmenlik, anketörlük ve senin bana tek kazandırdığın şey olan dalış yaparak geçirdim. yazları x bey, kışları dostum 1 çay-1 bira olarak geçti.

bu süreçte seni unuttum tabi, aklıma sadece şu an olduğu gibi bir nefretle karışık hissizlikle geliyorsun. ama tebrik etmeliyim ki, seninle son konuştuğumuz günü unutturmayacak kadar kendinden nefret etmemi sağlamışsın, helal olsun.

bu arada mezun olduktan sonra senin yaptığını yapmayıp, oturmuş düzenimi, hayatımı, arkadaşlarımı, çevremi, yapmak istediğim işi, kısaca her şeyimi arkada bırakıp ''ailemin'' yanına döndüm ve bunu istediğim kadar istemeyerek yaptım. çünkü onların bana ihtiyacı vardı! kabul ediyorum, ilk başlar şu an olduğundan çok daha zordu, yeni bir düzen ve o düzene ayak uydurması gereken yaklaşık 8 senesini kendi kurallarıyla yaşamış ben... 2 yılı geçti hala zor ama öğreniyorum yavaş yavaş nasıl davranmam gerektiğini öğrendim ya da öğrendiğimi düşünüyorum.

bu 2 yıl içinde sabit bir iş bulmam baya zor oldu, yine geçici işlere dadandım, yazları doğal yaşam alanıma dönüp eğitmenlik yaptım, kışları ise yine geçici işlerle uğraştım, rehberlik bile yaptım. bir de senin o dalga geçtiğin ingilizcemle dünyanın her yerinden insanla tanıştım, mükemmel insanlar tanıdım. bir kısmı sadece arkadaşım, bir kısmı sevgilim ve dostum oldu.

sonunda sabit bir iş bulabildim bu arada iyi bir şirkette, benim durumumda bir insan için gayet iyi bir pozisyonda çalışıyorum. tek sıkıntım sadece ''çok'' çalışıyor olmam. şöyle anlatayım, uyku dahil kendime ayıracak maksimum 8 saatim var ama umurumda değil, keyfim yerinde.

kısaca senin beceremediğin her şeyi ben yavaş yavaş başarıyorum. bunun içinde teşekkür edebilirim herhalde bana nasıl bir erkek olunmaması gerektiğini gösterdiğin için... bu arada tek bir özelliğim sana benziyor yada benziyordu, o da öfke kontrolü. kendime verdiğim sözü sürekli düşünerek onun da üstesinden geldim, sinirlenmem gereken yerlerde bile sinirlenemiyorum artık.

not: öldün mü ne oldun bilmiyorum ama ölmediysen ölüm haberinin gelmemesini sağla. çünkü zaten çoktan öldün.

devamını okuyayım »
12.12.2014 09:55