tyeman

  • 109
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

ünlüler çiftliği

en nadide bölümüydü. zevksiz sunucusu hani yarı sarışın yarı toparlak bir adamın keçiden süt sağmasıyla başlayan bir vetere gösterdiydi. bandanalı adamın öyle hoyratça keçinin ardına çömmüş görünce beastality diye odaklanmıştım mutfak televizyonuna. herifçioğlu bir keçiye bir zayıf kıza asılayım derken program da giderek bornografik çizgisinden uzaklaşıp iyiden iyiye aşk gemisine yaklaştı. alicim aşgım diye dünyaya haykıran zayıf kıza ellemeli yakın arkadaş profili veren topuç adam belki de ihtar alarak başrolden el ayak çekince, bu defa gözler bahsi geçen ali yi aramaya başladı. neyse ki hertürlü program sorumlulugunu yüklenmiş büyük ağızlı sunucu kabul etti ve ali davet edildi. ali bir yanık oğlan. mersinli mi desem adanalı mı. boyca kızdan alçak yine on gibi nahif. kanada da dicey. ta bağrımızdan kopmuş gurbet elde çalışıp çabalayan genç bir müzikçimiz. birşekilde gönüller bir olmuş bunların. kızın yaşı büyük olsa da kimseye laf düşmez. sevmiş sevişmişler. yarım saat görüşme bu cırcır böceği yaslamalı zindanda bir yıl gibi gelmiştir aşıklara. neyseki nam-ı diğer aly gidince çiflik eski günlerine döner derken, yoğruk el işi hamuru benzinde bir kokoşun gözyaşına şahit oluyoruz. hanımablam esaslı birşekilde "benim hayatta yaşamak istediğim ne varsa kursağımda bıraktı" diye hıçkırıklar içinde boğuluyordu. uzun süre burnumu karıştırarak izledim. serzenişi kimeydi, niyeydi ? ben uzaktım bunlara velakin öyle bir etkisi oldu ki donakaldım. benimkiler dahil nemli gözler içinde bir süre böyle herkesin ortasında içini döktü. şahsen bizde ağlamak gizlenir diye düşündüm. sonra anneannem ölünce annemin herbiri özlü sözlerle bezenmiş azeri ağlayışı geldi aklıma. neyseki yıllardır duymuyorum böyle türküleri. belki hatıralardan belki de bu acılı hisli kadının dolgun kalçalarını da yanına alarak ağaçlara doğru yürürken ardından onu takip eden zağarın salınımlı gidişiydi beni acıtan. o gün orda ağlamak paylaşıldıvesselam.

devamını okuyayım »
30.09.2004 13:53