ug tek

  • 2654
  • 25
  • 8
  • 0
  • evvelsi gün

borderline kişilik bozukluğu

kendinden kaça kaça oluşturulmuş bir kişilik organizasyonu.. her an yakalayabilir seni, o yüzden tek bir an dahi durma..

idealize edilecek bir tarafı olmadığı gibi, sorunla boğuşan kişi kabullenme aşamasını geçtikten sonra (kullandığı ilaçlarla birlikte) dizginleri eline alabilmektedir: psikoza meyletmediği sürece.

borderline kişi, serotonin seviyesi gayet normal olduğu/kendini güçlü hissettiği dönemde aslında hiçbir kişiye ihtiyaç duymadan yaşayabilir: buna rağmen, sosyal ortamında mutlaka birini (bazen bunun farkında bile olmadan) seçer.. başlangıçta her şey normaldir: muhabbetler keyiflidir, beraber vakit geçirmekten (her iki taraf da) hoşnuttur.. aradaki ilişkiyi parabol olarak görürsek, bpd kişi, ilişkiyi parabolün tepe noktasına kadar çıkaran taraftır, bundan sonra sıra karşı tarafa geçer: diğer kişi, ilişkiyi bu tepe noktasından aşağıya indirmediği sürece şahane bir birliktelik olur.. ancak, ilişki tepe noktasından sonra aşağıya inmeye başlarsa, bpd kişi (başka bir alternatifi bile olmasa) kırılmaya, sorunlar çıkarmaya başlar.. ve küser.. eğer, diğer kişi geri dönmezse (bpd kişi dönmek istese bile dönemez -çoğu zaman) ilişki büyük ihtimalle biter.. bununla birlikte ilişki tepe noktasını bulmasına ve aynı seviyede devam etmesine rağmen, bpd kişi, aynı süreci bir başkasıyla yaşayama başlayabilir: ve o ilişkiden keyif almaya başladığında, yeni bir bağlanma sonucunda, düzgün giden bir ilişkiyi dahi bitirebilir..

bunun dışında ilişkilerinde naylon bir güven vardır: çok sık yalan söylemekle birlikte, yine de, özellikle de morali bozuk olduğunda, en gizli sırlarını ortalığa saçabilir..ilişkide herhangi bir sorun olmadığı durumda, ya da şöyle söyleyeyim, ilk sorun çıkana kadar karşı tarafa güven duyar. sorun çıktıktan sonra, sırf intikam için bile olsa, aynı yöntemle cevap verir.

cinsellik konusunda tutumları gariptir: biseksüel bir cazibeleri vardır -özellikle de mutluyken (cazibe derken, yakışıklı/güzel gibi bir şeyi kast etmiyorum tabii). aura diyelim, hadi.. seçtiği insanın en ufak olumlamasında bunu dener..

en çok kaçtığı şey yalnızlıkken, yakalandığında, kendi üstüne çöker.. kendi kişilik organizasyonuna, başkasının gözünden bakar: kendini eleştirme biçimi "x'sin"dir: "x'im" diye kabullenmenin ne kadar zor olduğunu (bilinçaltı egemenliği) bilir. bununla birlikte, intihar teşebbüsü genelde bu tür, birinci ağız eleştirilerinin sonucunda gelir... ölümden korkmasına rağmen, içindeki kendini susturmak için bu yolu dener.. eğer anksiyete nöbeti çok şiddetliyse, bilincini kaybedene kadar beklemesi gereken ilaç içme ya da bilek kesme eylemlerinden ziyade, daha kısa yöntemleri tercih eder.. bunun dışında ruhsal ve fiziksel acıya bağışıklığı vardır..

terk edilmekten korkar, herkes gibi.. yine de, biten bir ilişki ardından vicdan azabı duymaz: bu yüzden değersizleştirmeyi kullanır: ilişkiyi tepe noktasına çıkaran odur çünkü, kendince haklıdır.. kendisi dışında kimse bilmez bu nefret kusmalarının yalvaran bir geri dön duası olduğunu..

maddesel bağımlılıkları olmasının sebebi, kendini güçlü/mutlu kılmak içindir.. para harcamaktan da aynı sebeple kaçınmaz..

iki bpd kişinin uzun bir ilişki yürütmesi neredeyse imkânsızdır: bağlanma/yabancılaşma süreci, normal ilişkilere göre oldukça kısadır.

devamını okuyayım »
28.08.2006 00:15