umth

  • mülayim ama sempatik (533)
  • 884
  • 4
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

assassin's creed revelations

gördüm, oynadım, bitirdim. bu analiz oyunu henüz bitirmemişler için spoiler niteliği taşıyabilir.

-hikaye assassin's creed 2 veya brotherhood kadar uzun değil. genelde yan görevler ve çaylak assassin eğitmek oyun süresini uzatıyor. çok da sürprizlerle dolu bir senaryo da yok. fakat assassin-templar çekişmesini selim (daha ziyade süleyman)-ahmet düzlemine oturtmaları güzel olmuş. kapadokya olayı bence biraz zorlama olmuş. masyaf ve altair'li bölümler ise kanımca oyunun en zevkli bölümleri.

-altair! it seems my students do not fully... neyse. altair adamsın! ne çileler çekmişsin meğerse! ben de sanıyordum ki altair al muallim'i öldürdükten sonra güllük gülistanlık bir hayat yaşadı, bir eli yağda bir eli baldaydı, yıllarca creed'in lideri olarak refah ve huzur dolu bir yaşam sürdü. oysa kazın ayağı bambaşkaymış. kendisinin metanet ve idealizmine hayran olmamak da elde değil. karını öldürüyorlar gözünün önünde, sen masyaf'tan kaçıp uzak diyarlara yol alıyorsun. yahu ben onun yerinde olsam masyaf'ta kırılmadık cam kesilmedik assassin bırakmaz, abbas'ı da sona saklayıp değişik işkencelerle öldürürdüm. bir altair kolay yetişmiyor azizim.

-ezio olgunlaşmış bi durulmuş. eskiden oyun başına 3 ila 6 kız götürürken bu oyunda bi kıza tutuldu onla da aralarında bir şey olana kadar aylar geçti. yalnız yusuf'a sofia'yı koruma görevini verip onun ölümüne sebebiyet vermen affedilir değil ezio... bu noktada ezio altair kıyaslaması yapmamak elde değil. hazır olun aforizma geliyor: "ezio bir kadın uğruna en iyi dostunu ölümü yollayabilecekken altair karısı gözünün önünde öldürülmesine rağmen creed'in ve apple'ın selameti uğruna metanetini koruyacak karakterdedir." ayrıca bu adam 50 küsür yaşında ama hala maymunluklara devam. hookblade'i bulunca daha da coştu. neyse yine de seviyoruz seni ezio.

-istanbul coğrafi hatalarla dolu evet ama yine de istanbul be! insan şöyle çatılarda damlarda gezinirken uzaktan galata kulesini ayasofya'yı falan görüyor ya, o his paha biçilemez. bir de merak ediyorum galata'dan taksim'e çıkmaya çalışıp bunun mümkün olmadığını görünce üzülen tek ben miyim acaba?

-kapadokya'nın gereksiz olduğunu söylemiştim. gemiyle kapadokya'ya gitmek? hani şimdi istanbul'un fethinde gemiler karadan yürütüldü ya, acaba yapımcılar işin bokunu çıkarıp gemiyi karadan yürüte yürüte kapadokya'ya götürürük hacı diye mi düşündüler? fakat denizi de görüyoruz. ilginç. kurtlar imparatorluğu'nun filminde de mesela kapadokya'ya nemrut'u birleştirmişti adamlar, peri bacasından çıkınca tanrı kafalarını görüyorduk. alakası yok değil.

-bombalar çok işlevsel. alışmak zor aslında ama alışınca bombadan vazgeçemiyorsunuz. kendin yap kendin kullan sistemi de güzel düşünülmüş mesela ben karaborsa bombacılarına hiç para kazandırmadım.

-ha ishak paşa zırhı diye bir şey var, mutlaka alın. ishak paşa parşömenleri var 10 tane toplayınca ayasofya açılıyor, işte zırh orada. sanırım 4-5 parşömen bulunca diğer parşömenlerin yerini gösteren haritayı satın alabiliyorsunuz kitapçıdan. ha kitapçı dedim de, bence kitaplar gereksiz olmuş. aldık o kadar para bayıldık bir numarasını göremedik.

-yapay zeka saçma maalesef. bazı görevlerde mesela full senkronizasyon yapmak istiyorum, ama full senkron şansı yok olunca adamlar beni öldürsün en son kaydettiği yerden başlasın diyorum ve hiçbir şey yapmadan templarların beni öldürmesini bekliyorum, elli saatte öldüremiyorlar.

-assassin çaylağı olayını baya geliştirmişler. yetiştirdiğiniz çaylaklar belli bir leveldan sonra kendi bölgelerinin lideri olabiliyor, onun için de 2 parçadan oluşan master assassin görevleri var, oldukça keyifli görevler. ayrıca master'ı olan bir bölgeye templarlar saldıramıyor sanırım.

şimdilik aklıma bunlar geldi. güzel oyun kısacası, zevk almadım değil. oynayın, ama vize haftasında oynamayın.

devamını okuyayım »
07.12.2011 00:30