umutsaoirse

  • 371
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

gone girl

david fincher, her filmini ilgiyle beklediğim, tür ya da konu olarak neyi işlerse işlesin hikayecilik ve teknik yetkinlik arasındaki sinema adına çok önemli bir yeri olan o iyi yönetmenlik çizgisini başarı ile yürüten yönetmenlerin başında bir isim.

gone girl, çıkış noktası olarak iki cümlelik konuya sahip bir film. fincher, kariyerinin başından beri yaptığı gibi bu tarz gizem, gerilim ve bundan doğan merak unsurunu o kadar başarıyla ortaya koyuyor ki yönetmenin kendi adına ustalık işini ortaya çıkarttığını söyleyebiliriz. karşımızda gerçek manada her sahne ve plan'ı hikayeye hizmet etmek için özenle çekilmiş ve kurgu masasında tansiyon ve merak'ın bir an bile durmadığı müthiş bir film çıkmış.

--- spoiler ---

rosamund pike'ın kariyerinin performansını sergilediği amy karakteri ailesi tarafından bütün çocukluğu çalınmış kendi adını taşıyan fakat tamamen kendisinin zıttı olarak yarattığı "amazing amy" kitaplarıyla meşhur olmuş biri. okuyucularını bu hayali çocuklukla kandıran amy gerçek dünyasında son derece sinsice bir plan yapıp düşmanı olarak gördüğü kocasını alt etmeye çalışır.

fincher, hikayenin ilk bölümünde gerçekten "american dream" ve "uyumlu romantikler" olarak başlayan filmi ortalarına doğru aile içi şiddet temasından hareketle katil kim sorusunu sordurtuyor. bu kısımda amy'in kayıpken geride bıraktığı "adventure" oyunu misali gizemli havasını koruyan hikaye inanılmaz bir manevra ile amy'in zeka ve ihtiras dolu planına geçiş yapıyor. açıkcası bu kısımda olayları (kayıp günleri) bloklar halinde ilk olarak nick'in daha sonra yarı paralel yarı başa sarmalı bir şekilde amy'nin gözünden seyretmemiz kurgu adına filme oldukça dinamik bir hava katıyor.

bir diğer başarılı nokta da, basının, reality program sunucularının kısaca televizyon kültürünün insanların hayatlarını ne derece manipüle edebildiğini, kitlelerin buna karşın çabuk yönlendirilebilen yapısını, komşusundan polisine delilden ziyade önyargı ve genel şüphe ile insanların subjektif bir kanaatle çabuk yargıya varıp insanları dışlamasına dair filmde gayet net mesajlar da başarıyla dahil edilmiş. fakat fincher, bunları ne kadar sosyal ve önemli olursa olsun asla filmin kendisi haline getirmiyor bunları odukça zeki ve başarılı olan hikayesinin içerisine ustaca hamleler ile başarıyla yansıtıyor. bu bakımdan finalde dışarıdan amerika halkının duygusallığı ile insanları selamlayan çift kapılarını kapattıklarında gerçek karakterleri ile arz-ı endam ettiklerinde ironi ve trajedi birbirine karışıyor.

--- spoiler ---

trent reznor ve atticus ross; the social network'den beri fincher'la beraberler. kendilerinin soundtrack külliyatında atmosfer destekleme de en başarılı isim olduklarını düşünüyorum. ton olarak the girl with the dragon tattoo'da ki işlerini anımsatan minimalist müzik anlayışlarıyla gerçekten filme çok şey katıyorlar.

--- spoiler ---

filmde ne sallantılı kamera, ne fight club ya da guy ritchie tarzı ritmik bir kurgu anlayışı var. fakat fincher o an geldiğinde farkını ortaya koyan bir isim. filmde amy'nin desi'nin boğazını kestiği sahne gerçekten öncesi ve sonrası ile bırakın grafik şiddeti sağlam bir gore sekansını andırıyor. fakat fincher sinema adına çok iyi bir araç haline dönüştürdüğünü düşündüğüm bu anı bir istismar olarak değil seyirciyi doğru zamanlama ile provoke eden bir estetik anlayış olarak yorumluyorum.

--- spoiler ---

ben affleck'in son derece başarılı giden yönetmenlik kariyerine paralel bir şekilde ortaya çıkardığı sağlam nick karakteriyle izlemesi her an keyifli, sinemadaki en değerli öğerleden merak ve heyecan unsurunu seyirciye her daim başarıyla geçirebilen 2014 yılının şüphesiz en iyi filmlerinden biri gone girl. mutlaka mümkünse sinemada seyredin.

devamını okuyayım »