under rug swept

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (516)
  • 1476
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

gölgesizler

ayık kafayla izlenmesi gereken, zihin açıcı, keyif verici bulmaca gibi bir film. ulak'ın çalıştığı ama yapamadığı masalsı havayı, politik alt metinleri çok daha başarılı bir sinema anlayışıyla veren ve harika görüntüler içeren bir film. dvd kutusunun üzerindeki 7+ amblemine aldırmadan sınırı en az 13 tutmak gereken film.

--- spoiler ---
alt metin okumayı pek sevmem. salak ya da tembel olduğumdan değil. sinemanın anlatmak istediğini çok da gizlemeden, ama yine de zekice söylemesini isterim. işte bu yüzden gölgesizleri bu kadar sevmeme şaşıyorum. sanırım bir süre sonra bu filmi bir bulmaca olarak gördüm ve tek yaptığım o bulmacayı çözmekti.

ilk önce söyleyeyim. ümit ünal'ın yönetmenliği şahane bir kıvama gelmiş. oyunculukların hepsi de pek yerinde ve kararındaydı. atla çocuğun ezildiği sahne ise zihnimden silinmeyecek sahneler arasına girdi.

filmde bir çok şeyi kendi değer yargılarımız ve vicdanımız doğrultusunda çözmemiz bekleniyor. hatta böyle bir filmden beklemeyeceğimiz bir kesinlikte bitiyor aslında film. yani boku muhtara atabilmemize izin veriyor. oysa siz ayı hikayesine de inanabilirsiniz, kendinize bir başka suçlu da seçebilirsiniz elbette.

yazmak istediğim bir analiz asker hamdi hikayesini izlerken ve çocuklarının hepsinin kaybolduğunu dinlerken asker hamdi'yi bir anda atatürk zannediverdim. o sevişme sahneleri esnasında bunu nasıl yaptım bilmiyorum, ya da çok mu cüretkarım kestiremiyorum ama öyle yaptım işte... cumhuriyet çocukları olarak kimbilir kaç taneyiz ama işte günümüzde tek tek kayboluyoruz, hiçkimseleşiyoruz.

analizlerimi tek tek anlatmaktansa bir başka yazar arkadaşımın sorularına verdiğim cevapları buraya yazmak isterim. zaten genel çerçevede muhtarın devlet, güvercinin özgürlüğümüz, cennetin oğlunun masumiyetimiz, berberin kendimiz, bekçinin kahramanımız olduğunu anlamak çok zor değil.

işte yazar arkadaşımın sorularına verdiğim cevaplar:

(#17756777) selamlar...bazı sorularına yanıtlarım var.

at neden çocuğu kovalayıp üzerinde tepinerek öldürdü? kaçırmışsın galiba, çocuğun amcasını (aslında babası olan adamı) kandırmak için babası (aslında babası olmayan adam) bir numara düzenlemişti. köyden bir kızın bir tutam saçı hocaya okutulacak ve o kız aşık olursa hocanın gücü kanıtlanacak ve güvercin'i aramak için de kullanılacaktı. belli ki amcası atın kıllarını vermiş ki at çocuğu görünce delirdi ve o hareketi yaptı.
edit: mavi gölge gerçek baba bekçiydi dedi. ben filmi izleyeli zaman geçtiği için hatırlayamadım neden aksini düşündüğümü ama o bilgi de burada dursun.

cennetin oğlu önce delirdi ve "kar neden yağar" diye sorup durdu bunun anlamı neydi?sonra tekrar kendine geldi bu nasıl oldu? bence sorunun cevabı şuydu. deli diye ötekileştirdiğimiz kişinin basit bir sorusuna bile durup yanıt vermezsek onun bize uyum sağlamasını nasıl bekleriz? sonra tekrar kendine gelmedi. sadecen normalleşti. ilk şok etkisi geçti diyelim. ayrıca kar neden yağar sorusu filmin son sahnelerinde uçuşan pamukçuklara bağlanıyor. hani sonradan harflere dönüşen pamukçuklara. yani bir masalsılık yaratmak için karın, bizi temizleyecek bembeyaz masumiyetin, altı çiziliyor bence.

muhtar kendini neden astı?ilçeye gidecem diye çıktı sonra ne ara muhtarlığa girip de kendini astı? öldükten sonra bir sahne istanbuldaki berber dükkanında görüldü bunun anlamı nedir? bu filmin bir masal olduğunu unutma. muhtarın berber dükkanında görülmesinin manası, altan erkekli'nin karakterinin, romanı orada yazıyor oluşundan. sadece kafasında canlandırdığı karakteri oracıkta gördü. neden astığına gelince. ister güvercin'e tecavüz edenin o olduğunu düşün, ister bekçinin hikayesine inan. ne ara gidip geldiğini de bırak, yineliyorum bu bir masal.

asker hamdinin çocukları kimlerdi ne oldu onlara? asker hamdinin çocukları tüm köy halkıydı. zaten o yüzden muhtarın çocuğu canavar gibi çıktı. hepsi kardeş, tüm ilişkiler ensest. genel çerçevede bakarsak hepimiz asker hamdinin çocuklarıyız. hepimiz biriz. hepimiz de kaybolduk. bu bağlamda asker hamdi atatürk de olabilir. biz cumhuriyet çocukları günümüz türkiye'sinde kaybolmuş da olabiliriz.

bir ayı neden kız kaçırıp da ona tecavüz eder?onun açısından bir insan yemektir neticede... ayı, devletin ya da "üsttekilerin" bizi oyalamak için uydurduğu bahaneleri sembolize ediyor. sen kendini ayı var diye inandırıp onun peşinde koşarak vakit de harcayabilirsin gözünü de açabilirsin.

muhtarın çocuğuyla güvercinin çocuğu aynı türden midir? neye inandığına göre değişir. eğer ayıya inandıysan hayır, enseste inandıysan evet.

bir de suçlunun güçlü olduğu yerde masumlar güçsüzdür şeklindeki film sloganıyla film arasında bir bağlantı kuramadım kim suçlu kim masum pek anlaşılmıyor? işin güzelliği de o. kendi vicdanında ve ahlaki değerlerinle bunun kararını vereceksin.
--- spoiler ---

uzun lafın kısası ümit ünal'ın beni hayal kırıklığına uğratmadığı, çözerken anlamsızlık içinde boğulmak yerine eğleneceğiniz; kafa karıştırıcı ama zor olmayan bir film gölgesizler. cesaret edenlere tebriklerimle...

devamını okuyayım »