under rug swept

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (514)
  • 1480
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

unutursam fısılda

bu çemkirme ufak spoiler'lar ile süslüdür...

kötü bir senaryonun dünyanın en “yeterli” oyuncusunun ve/veya yönetmeninin elinde bile adam olamayacağı hakkında ders olarak okutulması gereken film. özellikle mehmet günsür’ün performansına ayrıca ışık tutulmalı. bir karakterin yarısını çok iyi anlayıp öbür yarısıyla ne yapacağını hiç bilememiş, yazık olmuş resmen. suç oyuncuda değil ama, senaryo karakteri pop şarkıları üzerinde güle oynaya çalışan birini alıp “istediğim müziği yapamıyorum, bari istediğim içkiyi içeyim,” gibi berbat ötesi repliklerle öyle bir depresyona pat diye sokuyor ki, oyuncu karakteri nasıl özümsesin? daha senarist ona özen gösterip gerekli boşlukları doldurmamışken… kerem bürsin, sırf afişte ismi yazsın da gişesi var mı diye test edilsin diye filme konmuş bir karakter. yenge diye girilen yolun nereye gideceği en acemi sinema seyircisine bile aşikar da, film erhan’ın kıza olan tutkusunun altını zerre doldurmamışken bir anda aşk üçgeni meselelerine girip erkek adam tahlili yapıyor ya, ne tarafımla güleceğimi şaşırdım. müzik bizi yaşatır, biz susalım notalar konuşsun cümlelerine hiç girmiyorum; içten pazarlıklı ve ince ayarlı diyaloglara alerjim ölümcül düzeylerde, ruh teslim ediyorum.

özellikle hümeyra’yı ve gözde cığacı’yı çok beğendim. hümeyra yaşındaki oyuncular kıymetli insanlar gözümde. yeşilçam’ın yoncaları mı goncaları mı neyse, çok yücelttiğimiz ancak oyunculukları yerlerde insanları bir kenara bırakırsak böylesi sağlam oyuncuları teknik olarak daha “iyi” filmlerle hatırlayabilmemizi sağlayacak imkanımız olduğu için mutluyum. artık hümeyra deyince aklıma bu filmin finali gelecektir, şüphem yok. gözde cığacı ise daha önce izlemediğim bir oyuncuydu. çok iyi bir iş çıkarmış. keşke karakterin değişimini ve ışıl yücesoy versiyonuna dönüşümünü biraz daha anlatabilseymiş film, aynı şarkıyı onyüzbinmilyon kere bize ezberletip soundtrack satma derdine düşmek yerine karakterine değer verseymiş. farah zeynep abdullah her zaman temiz bir iş çıkaran, ancak benim bir türlü ısınamadığım oyuncular arasında kalacak gibi. yine iyi, ısrarla başarılı ama olmuyor, kendimi onun karakterlerine veremiyorum. bir an önce yaşlansın, hümeyra olsun istiyorum. biraz daha starlık kırıntılarına tutunan o yaşlı kadını izleyelim, aptal bir aşk ve yıldızlık hikayesinde takılıp kalmayalım diyorum, elbette ki nafile oluyor.

çağan ırmak çok istiyorsa öykü yazmaya devam etsin, hobi olarak senaryo da yazsın. ama ne olur artık diyalog yazabilen, adam gibi sahne kurabilen birine emanet etsin projelerini. nerede mahinur ergun imzalı senaryolarda ışıldayan genç yönetmen, nerede bu yine yeniden “acemi” senaristin elinde tüm kamera artistlikleri heder olan kazık kadar adam. elinde bu kadar imkan varken bu kadar film çekememek… pes doğrusu.

devamını okuyayım »