unsafative

  • 151
  • 1
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

doktorların bilinçli hastaya tahammül edememesi

iyi bir mühendisim. mühendislikle diploma önemlidir elbette ama işinde uzman olmanın diploma ile alakası yoktur. kendini ne kadar geliştirdiğin, ne kadar vaka ile karşılaşıp tecrübeye dönüştürdüğün ve ne kadar problem çözdüğün senin uzmanlığını ifade eder. öyle durumlar olur ki daha meraklı, daha araştırmacı bir lise mezunu; üniversite mezunu bir mühendisten daha uzman olabilir alanında... ayrıca ben kaç yıllık tecrübeliyim diye inatla ve egoyla dayattığın bir şeyin farklı açıdan bakan birisi tarafından çürütülmesine çok alışkınızdır mühendislikte, ve bu normalleşmiştir artık. ne yanlışı savunan repütasyon kaybeder, ne de doğrusunu söyleyen çömez mertebe olarak arşı alaya çıkar. olması gereken budur, önemli olan açık fikirli ve sorgulayıcı olup geçmiş tecrübelerini o anla en iyi şekilde harmanlayarak o ana en uygun çözümü bulmaktır.
doktorlarda da birebir aynısıdır demiyorum elbette. ancak karşısında belli bir eğitim seviyesinde birisi, kibarca, bildiğini düşündüğü şeyleri söylemeye çalışıyorken "sen ne bilirsin, ben okulunu okudum, sen ukalasın" şeklinde davranmak hasta değil doktor ukalalığı oluyor maalesef.
tıp puanı aldığı halde mühendislik tercih eden birisi olarak konuşuyorum. latince tabirleri, makalelerde yazanları, konferanslarda konuşulanları bilmem, evet. ancak neyi az bilip neyi çok bildiğimi de iyi bilirim. yarı cahil insanlar gerçekten problem, laf anlatamazsın. ama bir fikre sahibim diye direk en baştan yarı cahil olarak yaftalanmak da çok ağır açıkçası. diyeceksiniz ki e tamam tıpla ilgili her şeyi bilmem demişsin işte yarı cahilsin diye, o iş öyle değil. tedavi sürecinde hekimin anlattığı ve de okuyup belli bir süzgeçten geçirerek edindiğim diğer bilgiler ışığında tedavi sürecinde gözlemler yapıp bazı somut verilerle gidiyorum doktorun karşısına. istiyorum ki bendeki verileri feedback olarak değerlendirsin, yanlışsa metodun yanlış şu yüzden o verilerle amel edemeyiz desin, veya evet bu kısa muayenede tespit edilemezdi söylediğin iyi oldu desin. benzer zeka seviyesine sahip olduğumuz hekimle karşılıklı veriler ve bilgiler üzerinde muhakeme edelim. istiyorum ama nerde... bakın üst seviye tıbbi muhabbet demiyorum, basit ampirik 2x2=4 derecesinde bir durum var, doktor bunu kabul etmiyor. yahu arkadaş bu 2, bak bu da 2, çarparsan 4 olur. yok çarpmamam gerekiyorsa yanlışım ordaysa onu söyle. hiç dinlemeden, fikrine zerre değer vermeden, sen hastasın hasta ne bilir diye ukalalığa gerek yok. de ki, unsafative bey evet 2x2 4 eder ama bu durumda çarpma işleminin kullanılması doğru değil şu sebepten, de. hayır 5 eder, ben uzmanım sen değilsin deme! meslektaşlarıma, hatta üstlerime kendi bakış açımdam elimdeki bilgilerimle yanlış gördüğüm bir şeyi nasıl korkmadan söyleyebiliyorsam, onlar da nasıl, bu çocuk daha tam bilmiyor demek yerine söylediğim ihtimaller üzerinde duruyor, muhakeme ediyorsa sen de onu bi yap be direk yarı cahil diye yaftalamadan.
spesifik bir doktorum üzerinden konuşuyorum, onun gibi davranmayanları tenzih ederim. ortodontist kendisi. adamın bir dediği diğerini tutmuyor, düzenli aylık gidiyorum ancak tekrar edip duran aynı bir sorun mevcut. ağız değiştirmeler, laflar vs o kadar belli ki işini iyi yapmadığını gizlemeye çalıştığı. hem kendini, hem beni kandırmaya çalışıyor adeta. her gittiğimde dediklerini harfiyen uyguluyorum, çünkü ne olursa olsun uzmanlığına saygım var, ve neden sorunun tekrar ettiğine dair sebepleri öğrenmeye çalışıyorum. bana verdiği bilgiler her ay değişiyor nedense. bir ay kabul ettiği şeyi öbür ay inkar ediyor, hatta geçen ay dediği şeyin zıttına bu ay diplomamı koyarım bu böyle dedi. yahu fizik, mekanik, kuvvet biz de biliyoruz; üst diş alt dişe taktığın brakete resmen değiyor işte. gece dişimi sıkınca üst diş alt dişin yüzeyindeki braketi koparıveriyor. 1 değil, 2 değil, 3 değil, üstelik başka hiçbir dişte olmayan problem burada sürekli tekrar ediyor. o dişin olduğu tarafa lokma bile göndermiyorum hiç, sadece sol ile çiğniyorum ki sağdaki kolay kopuyor diye. her yemek öncesi-sonrası ve her uyku öncesi-sonrası kontrol ediyorum sağlam duruyor mu diye. yemeklerde hiçbir şey olmazken uyku sonrası kopmuş oluyor bu, uyku öncesi sağlamken. ben adama diyorum bak üstteki diş kırıyor bunu. bi ay evet diyor yükselti yapıyor. öbür ay yükselti ile başta değmezken tekrar değmeye başlıyor yine kırılıyor. bak bu yükselti değmeye başladı yine kırdı diyorum. sen bir şey ısırarak kırıyorsun orayı diyor. haydaa... e noldu o kadar konuştuğumuz şey? tüm doneleri sunuyorum, muhakeme edelim, hatta etmeyelim sadece sana söylediklerimi değerlendir ona göre istediğin kararı ver... yok, dediklerimi dinlemiyor bile kulağını kapatıp körlemesine sen onu bir şey yiyerek kırdın diyor. klasik hastalar yalancıdır, hekim uyarısını dinlemez, hatayı hekime atar yaklaşımı. yaa gözünü kapatma bi dediklerimi düşün diye diğer ihtimalleri sayıyorum, diyorum ki "ya böyle oldu, ya da böyle oldu bilmiyorum" diye bir cümle kuuyorum lafın gelişi, adamın cümlenin sonundan cımbızladığı yere bak: "hah, bilmiyorum dedin dimi, bence de bilmiyorsun. o zaman sus" ... bu kadar ukalalık da artık fazla.
neyse yaa çok uzadı, dolmuşum baya. başlığı görünce yazmadan edemedim.

devamını okuyayım »
14.12.2017 09:33