us and them

  • 1773
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

house of cards

unutulmayan eski sevgili the wire'dan sonra izlediğim her diziyi ister istemez the wire ile karşılaştırmaya başlamıştım. o seviyeye tek bir dizi çıksa da uydusu olabilecek birçok yapım kendilerine uygun yerler edindiler. house of cards ise ilk sezonundan itibaren aslında the wire'daki amerika'yı anlatmaya devam ettiğini gösterdi. yani gerçek dünyayı, gerçek amerika'yı, gerçek suçu, dramı. bu kez patronlar büyük, ortamlar steril ama her şey hala çok tanıdık. kötülerin taktikleri iyilerin saflıkları aynı. house of cards amerikan başkan adaylarının he he değişebiliriz, tabi tabi değiştirebilirsin gibi sloganlarla arkalarına muslukçu joe ya da bay amerika bruce springsteen'i alarak podyumlarda boy gösterene kadar geçirdiği süreci anlatmakla kalmıyor (gayet demokratik süreç tabii-'bir oy bile almadan') bir yandan mevcut abd başkanının övgüsünü alıyor. bizim gibi boktan ikinci dünya ülkelerinin pek anlayamayacağı genişlik ki obama the wire hayranı olduğunu sıkça tekrarlamış biri. the wire lan! bizimkiler ikinci sınıf bir drama olan muhteşem yüzyıl'a bile tahammül edememişti.

ama bu dizinin elit kategorisine girmesini sağlayan ilk etkenin kevin spacey olduğunu unutmamak gerek. o kameraya her bakıp konuşmaya hazırlandığında ben de ekrana doğru yaklaşıyorum. sanki benimle konuşacak reyiz.

devamını okuyayım »
27.02.2014 00:44