usesoap

  • 1616
  • 2
  • 2
  • 0
  • dün

hoşlanılan erkeğe açılmak

birçok kez başıma gelen olay.

bir keresinde bir kız arkadaşımı kız yurdunun önünde beklerken, kızın birisi (bir keresinde ortak arkadaşlarla aynı masada oturmuştuk) senden aşırı hoşlanıyorum, lütfen benimle sevgili ol demişti. ben "olmaz" falan deyince, dizlerimin önüne eğilip ağlamaya başlamıştı. gelen geçen bize bakıyordu, kesin kıza bir kötülük yaptığımı ya da onu acımasızca terk ettiğimi falan düşünüp küfür etmişlerdir. sonra paçamı zar zor kurtararak oradan uzaklaşmıştım. bok gibi bir durumdu. tamam, hoşlandığınız erkeğe açılın ama bu kadar da açılmayın yani. gerçekten abartıydı. sonradan öğrendim ki; bu kız, beni o zamanlar sürekli gizli numaradan arayan kişiymiş.

bir keresinde de bir kız arkadaş sohbetin ortasında "senden çok hoşlanıyorum, anlamadın mı hala" demişti. yani ben kısmen anlıyordum ama tam olarak emin de değildim. "hadi ya" dedim şaşırarak ve ne diyeceğimi bilemeyerek. "sevgili olalım mı" diye sorunca, ben de "sevgili olamayız ama istersen sevişebiliriz" dedim. "o nasıl iş ya" dedi bozularak. ben de "niye bozuluyorsun ki; bak ne güzel hoşlandığın insanla sevişme fırsatı veriyorum sana, keşke herkes hoşlandığı insanla sevişebilse" demiştim. çok samimiydim bunu söylerken; kim istemez ki hoşlandığı insanı öpmek, onunla aynı yatağa uzanmak, her noktasını görmek, sevişmek falan. hikayenin sonrası malum işte.

sonra ev arkadaşımın anlattığına göre; bu ev arkadaşımdan hoşlanan bir kız vardı. bir keresinde ev arkadaşım, bu kız falan aynı mekanda oturmuştuk. sonra kız beni sosyal hesaplardan (o zamanlar sosyal hesaplarım açıktı) ekledi. neyse bu arada sırada mesaj yazıyordu. ben de cevap yazıyordum öyle. (ev arkadaşıma da bahsediyordum tabii durumdan) ben başka şehre falan taşındım sonra iş gereği. bu yine yazmaya devam ediyordu mütemadiyen. bu bir gün "seni çok beğeniyorum" dedi. (bu kısmı ev arkadaşıma söyleyemedim tabii, bozulsun istemedim) sonra gittiğim şehirdeki can sıkıntısından kaynaklı malum sanal görüşmeler falan derken, ben konuşmayı kestim. epey süre mesaj falan gönderdi ama cevaplamadım hiçbirisini.

ve daha buna benzer bir sürü hikaye. aklıma bile gelmiyor bir çoğu. ki düşünün bir sürü kızla sevgili oldum, sanal ya da canlı olarak takıldım, flört ettim; toplasam en fazla 3-5 tanesine ben açılmışımdır. gerisi hep bu tarz karşı ataklar, karşıdan gelen başlangıçlar. açılmadan direkt fiziksel olarak konuya girenleri saymıyorum bile.

instagram hesabım açıkken çok fazla yazan oluyordu mesela. "ve tanrı erkeği yarattı" diyeni mi ararsın, "beni uzaktan da sevebilir misin" diyeni mi, "direkt konuya giricem kız arkadaşın var mı" diyeni mi, "daha seni tanımadan sana deli gibi aşık oldum" diyeni mi, "benimle evlen" diyeni mi. amk her gün bir sürü kız yazıyordu buna benzer şekillerde. kimisi de normal mesaj gönderip, sonrasında asılmaya yol yapıyordu. kimisiyle sanaldan malum şekilde takıldık, sonra bıraktım; kimisiyle tatil günlerine randevulaşıp, buluşup takılıp bıraktım. kimisine direkt "hayır olmaz" dedim, kimisine hiç cevap bile yazmadım. olmaz deyince ve yüz vermeyince de "öküzsün" diyorlardı.

evet bir de böyle bir durum var. stefan zweig'in sabırsız yürek* kitabında da bundan bahsediyor: bir erkek bir kıza açıldığında, kızın onu reddetmesi normal karşılanırken; bir kız bir erkeğe açıldığında, erkeğin onu reddetmesi acımasızlık olarak görülüyor. yani bir erkek, bir kız kendisine açılma erdemini gösterdi diye onu kabul etmek zorunda değil. bu ne kabalıktır, ne odunluk, ne de acımasızlık.

devamını okuyayım »