uzumlerin gazabi

  • 1890
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

lviv

eurolot + thy ile güzel bir krakow-lwow-istanbul-lwow-krakow yolcuğu yapacaktım ama kısmet maceralı yoldan yapmakmış. eurolot kapçıkağızlığı yapıp iki uçuşun da saatini değiştirince mecbur karayoluna döndüm thy uçuşlarını yapabilmek için.

iyi ki de dönmüşüm.

olur da benzer rota izlemek isteyenler olursa diye yazayım:

krakow'dan tren ile przyemsyl (ismine çaktığım) şehrine gidiyorsunuz 23 lira civarında bir paraya. sınıra en yakın büyük şehir bu. 4,5 saat sürüyor tren. sonra tren istasyonunun bitişiğindeki dolmuşa biniyorsunuz tanrıya emanet. 1 lira gibi bir paraya sınıra (medyka köyüne bağlı - granitsa diye de geçer) götürüyor o da sizi. baya dolmasını bekliyorsunuz ama. büyük valiziniz, çantanız varsa bir yerlere sokmaya çalışın hemen.

indiğiniz yerin hemen orda bir yaya yolu gidiyor sınıra doğru. kaçırmanız imkansız. orada para da bozdurabilirsiniz zlotyniz varsa. oranlar güzel. birçok teyze göreceksiniz koltuk altlarında vodka, karton sigara falan olan. birazdan bahsedeceğim gruba dahiller.

yok dur şimdi bahsedeyim unutmadan. şimdi bu arkadaşlar (karınca deniyor) sınırdan sınıra bavul ticareti yapiyorlar sürekli. hangi ülkede ne ucuzsa, ordan alip diğerine getiriyor ve el altından satıyorlar. bu yüzden zaman zaman yaya sınırında (tren ve araçlar için de ayrı iki sınır var) çılgın kuyruklar olabiliyormuş. benim gidişimide de dönüşümde de in cin maç yapiyordu. o yüzden çok detaylı bahsedemeyeceğim. ama duyduğuma göre, turist olduğunuzu bir şekilde belli edebilirseniz öne geçme şansınız var. ingilizce bilen yok gibi ama. rusça-lehçe çat pat anlaşıp öyle geçebildim ben.

sınırda bavulunuzda içki, sigara, ilaç vs var mi diye soruyorlar. yoksa bakmayabiliyorlar bile. geçişler zaten vize derdi olmadiği için kolay (ukrayna'dan polonya'ya geçişte şengen vizemizi unutmuyoruz) . polonya tarafında da ukrayna tarafında da sorun yaşamadım. çılgınlar gibi içki taşımayacaksanız siz de yaşamazsınız.

neyse efendim kırmızı-beyaz bayraklı ülkeden sarı-mavi bayraklı ülkeye geçtik. alfabe değişti, saatlerimiz bir saat ileri zıpladı. fiyatlar polonya'ya göre bile birden bire düştü (kaba hesapla 2,5 hrivna/grivna eşittir 1 zloty, o da eşittir 0,55 kuruş diyebiliriz). bulunduğunuz yerin adı şehini(shehyni) ya da şhengi gibi bir yer. sınırı yayan geçtikten sonra yol boyunca 100-150m gidip sola dönüyorsunuz. hemen 20-25 metre sonra ufak bir gar göreceksiniz. işte lviv'e giden marşrutkalarımız oradan kalkıyor.

garda bir bilet ofisi var. oradan alabileceğiniz gibi, araca binince direkt şöfer veya muavinine de ödeme yapabilirsiniz. ücret 24 grivna (nasıl çevireceğinizi biliyorsunuz artık). yanlış hatırlamıyorsam yarım saatte bir idi bu dolmuşlar fakat batı avrupa dakikliği beklemeyin. zaman zaten yavaş akar doğu'da. eğer seviyorsanız çibörek de yiyebilirsiniz oradaki büfede. ne eti olduğunu bilmiyorum ama tadı beni çocukluğuma götürdü.

dolmuşa bindiniz. yine tabi bagajınız varsa kendinize yakın tutun. duruma göre tıklım tıklım olacaktır. dolmuş baya yetmişlere götürüyor insanı. sağı solu paslanmış mı, sincap mı kemirmiş nolmuş. kumaşlar ve döşeme doğduğum zamanın modasını yansıtmakta. hafif mayhoş, renkli ampüller var. ferdi tayfur da çalsa tamamım.

dolmuş her köye uğruyor yol boyunca. sınırdan lviv merkeze mesafe 80km falan ve dümdüz bir otoyol var fakat bu sağa sola sapmalardan dolayı iki saati aşıyor seyahat. etrafa bakının, çirkin ama güzel köyleri, genç yaşlı güzel insanları seyredin.

ve şehre vardınız. ana tren istasyonunun (gar binasının üstünde kocaman vokzal yazıyor kril alfabesiyle) dibinde iniyorsunuz. indiğiniz yerin az gerisinde tramvaylar var. buradan şehrin eski merkezine gidebilirsiniz. ben, hava aşırı soğuk olmadığı(artı bir falandı gün içinde), çok yüküm de olmadığı ve gideceğimiz yol bayır aşağı olduğu için yürüdüm. hem sağı solu da görmüş oluyorsunuz.

şehrin merkezi, iki senedir yaşadığım krakow'a kıyasla minik sayılır. gittiğim zaman da tam christmas öncesine (2 ocak) denk geldiği için cıvıl cıvıldı ortalık. nüfusun cinsiyet bölümüyle ilgili tartışmalar var. evet, ben de doğu avrupa'daki şehirlerin genel nüfuslarının fifty-fifty olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum ama kadın egemen milletler olduğu için dışarıda daha çok kadın görmek çok doğal. alıştım ya da. sonuçta bağcıların da demografik dağılımı (attım bunu, tutmadıysa sori) eşite yakın ama yoldan geçene sorsan "kadınlarınızı eve mi bağliyorsunuz" diye sorarlar.

old town etrafı bir gün için gayet yeterli. sevimli de bir şey. yemek için alternatif yerler var. hiç anlatmayım, kendiniz keşfedersiniz. bir sürü pastane var ama ben tatlı ağırlıklı gıdalara hala alışamadım. bağaçayı falan özlüyorum. peynirli diye satılan şeylerin tatlı çıkması hiç hoşuma gitmiyor. siz de alışmayın. tuzlu isteyin. bir şubesi de krakow'da bulunan bir çikolata atölyeleri var. meşhur lviv çikolatası yapiyorlar canlı yayında. hediyelik eşya niyetine buradan alişveriş yapabilirsiniz. karışık yemiş gibi çikolata paketleri oluşturabiliyorsunuz. tuzlu dedik, adamlar tuzlu çikolata da yapmişlar. bence uzak durun. zaten burada kahverengiye doyacaksınız.

gece hayatıyla ilgili yorum yapamayacağım çok üzülerek. fakat rynek'te(meydan diyelim) 14 numarada kriyifka diye bir mekan varmış methini duyduğum. tabelasız, reklamsız; içeri sadece doğru parolayı(slava ukrayni) höykürünce girebildiğiniz bir yer. önüne kadar da gittim ama çılgınlar gibi sıra vardı (nasıl saklı mekansa arkadaş). üşendim. lokaller napar diye gidilebilir. şehrin dışında da metro diye birkaç clubtan oluşan mekanları varmış yine bana methedilen. fakat üşendiğim için buraya da gitmedim.

yürümek için güzel bir şehir ama old town dışına çıkınca bir güngören, bir bayrampaşa'ya benzeyebiliyor. sanırım içinde yaşamyacaksanız iki günden fazlası da sıkabilir. zaten oraya gidiyorsanız krakow'a da gidin.

gidiş de(maceralı karayolu) zaten entrynin başladında anlattığımın tersi istikamette çalışıyor. yapacağınız şeyler tamamen aynı. tüm yolculuk 30 liraya falan denk geliyor. gece treni ve otobüs de mevcut ama sınırda bunlar içinde bekleme olasılığınız daha yüksek (sanırım bir de trenlerin raylarının değişmesi gerekebiliyormuş). düşünürseniz, tren(yataklı, kuşetli; kıllı, tüylü) 100 lira, otopüs de (yine seksenler olabilir, yarısı develer tarafından yenmiş o302 falan gelirse şaşırmayın) 55 lira falan. he burada bu üç çeşit gidişin de süresi 7,5 - 9,5 saat arasında değişiyor (sınırdaki yoğunluğa bağlı).

yanlış bilmiyorsam thy dışında pegasus da uçuyor buraya sabuha gökçen hava şeysinden.

evet kısa ve öz bir entrymizi daha burada bitiriyoruz. bit.

devamını okuyayım »
22.01.2013 12:41