vandalist psycho

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (531)
  • 1099
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

roberto mancini

son 3 senedir başarıyla beraber üreme eğiliminde bulunan, 8. olduğumuz zaman sesi çıkmayan galatasaray taraftarının "bu sene şanbiyon olamıcaz yæ", "bu adam sınırsız parayı çarçur etti sitide yæ" diyerek daha adam tek maça çıkmadan linç etmeye çalıştığı teknik direktör.

tabii ki bu lafları edenlerin bir kısmı da diğer takım taraftarları olabilir fakat bu hep olmuştur dolayısıyla önemsenmeye değmez, asıl acı olan galatasaray taraftarının başarıya odaklı, futbol cahili olarak bu adamın daha şimdiden kuyusunu kazmasıdır.

öncelikle; şurada (bkz: #37249739) kendisinin iki muhtemel teknik direktör adayıyla daha yapılmış kıyası vardır, sadece mancini ile ilgili bölümler okunursa fikrimin ne olduğu anlaşılır.

sonra, galatasaray taraftarının bir şeyi idrak etmesi lazım. galatasaray, burak yılmaz'ın takıma katılmasıyla beraber "takım" olarak oynamaktan uzaklaşmıştır. bunu her bir maçta görebilirsiniz. çünkü söz konusu zâtın attığının 2 katı kadar kaçırdığı gol pozisyonları takımı demoralize etmiş ve yavaşlatmıştır.

11/12 sezonunda galatasaray'ın rakiplerine oyun anlamında tecavüz ettiği kaliteli takım oyunu ne yazık ki burak yılmaz'ın gelişiyle bozulmuştur. ve kendisinin gol kralı olması da galatasaray'ın o olmasa onun katkıda bulunduğundan daha fazla gol atabileceği gerçeğinin önüne geçemez. çünkü o gelmeden önce zaten takım oyunu mükemmel hale gelmiş, önceki sezonlarda rezalet halde olan futbolcular bile müthiş oynamaya başlamıştır.

bugün geldiğimiz seviyede ise galatasaray 2 senedir tamamen bala göte oynamaktadır. geçen sene fatih terim çok zorda kalınca etkili olmuş, fakat takıma kökten bir değişim getirmemiş ve yapılması gerekeni yapamamıştır. tabii ki fark atacakken berabere bitirdiğimiz veya az farkla kazandığımız maçlar olmuştur fakat bunlar ne yazık ki net bir takım oyunu, baskın bir takım karakteri ile beraber olmamıştır.

mancini hakkında düşüncelerim yukarıdaki entry'de var. buna ek olarak söylenmesi gereken bazı şeyler var.

1. mancini, yine o dediğim 'sonuç' ve 'skor' odaklı kişiler tarafından itin götüne sokulmaktadır, pek çok şampiyonluk almasına rağmen.

öncelikle manchester city maçlarını izlememiş insanlar, orada burada, gazetelerde vesairelerde gördüğü karalamalara dayanarak cahilce konuşmamalı. aykut kocaman ile bile benzetilen bu adam, kendisi de kabul ettiği üzere savunmaya ağırlık verir. ama bunu alışıldık hayvani kapalı italyan savunması olarak değil takım savunması olarak üst düzeyde yapar. yine önceki entry'mde dediğim gibi, manchester city kariyerinde şampiyon olmadığı sezonlarda dahi man city ligin en az gol yiyen takımı olmuştur. isteyen açıp bakabilir.

2. "juventus şike yüzünden düşmüştü, ortalığı boş buldu yardırdı" tarzı sözlerin anlamsızlığı.

bir kere, işbu iddia doğru dahi olsa, hiçbir mantığı yoktur zira asıl problem, öyle sezonlarda şampiyon olamasaydı olurdu ve mancini'yi kötü anlamda eleştirmek için ancak öyle bir durum olması gerekirdi. oysaki adam yapması gerekeni yapmış ve şampiyon olmuştur.

yine sanırım o dönemin inter'ini izlememiş insanlar kendisinin oynattığı takımın bütünleşik ve uyumlu yapısını görmemiştir. açıp bunları da yeniden izleyebilirsiniz.

kaldı ki inter döneminde o çok söylenen defansif oyununu bir saplantı yapmadığı açıkça görülmektedir zira hangi maçta ne gerekiyorsa onu yapmıştır.

yani burada başarılı veya başarısız olması gibi bir tartışma anlamsızdır. eğer kötü bir takım oyunuyla ve kalitesiyle şampiyon olsaydı, bu iddia geçerli olabilirdi fakat inter gayet iyi oynayarak şampiyonluklar almış olduğundan dolayı bu dönemi başarısızlık olarak görmek ya art niyettir ya ahmaklıktır.

--

bu 2 söylemin saçmalığı dışında asıl söylenecek şey, başarılı olunca bir anda takımını desteklemeye başlamış reklamcı ibnelerin bu adamı bu lige uygun olmayan bir adam olarak görmesi, fatih terim'in tırnağı edemeyeceği düşüncesidir.

ne olursa olsun, fatih terim galatasaray'ı satarak ve tüpçü gazına gelerek bu takımı terketmişken, daha sanki fatih terim'i tutabilirmişiz de biz gidip mancini'yi terim'i satarak almışız gibi davranmak saçmalıktır. gönül isterdi ki acısıyla tatlısıyla galatasaray'da kalsın, fakat fatih terim "kendisi" böyle bir yol çizmişken şikayetlenmek saçmadır.

yani fatih terim'i bir kere denklemin içinden çıkarmak lazım zira o kendi kendini çoktan çıkarmıştır.

şenol güneş gelebilirdi, bu konuya hak veriyorum. ama bu o spor yorumcularının ortak kanıda olduğu "ligi tanıma" kavramıyla alakalı değildir. bahsedilen satılık kalemler her büyük takımın kuyusunu çıkarları doğrultusunda kazmaya uygun olduklarından, kim gelirse gelsin, birilerinin isteği ve arzusu için karalamış, bu ligi tanıma mevzusunu da ortaya atarak kendilerine sahte bir dayanak yaratmışlardır. o yüzden bu kavramın geçerliliği öncelikle üretim sürecine ve kimler tarafından ortaya atıldığına bakılarak tartışılmalıdır.

ki bu lige yabancı kalma durumu geçerli olsa dahi, mancini şu anki hal için en uygun olan teknik direktörlerden biridir. tabii ki sistemini oturtma uğraşı verirken kayıplar olacaktır. zaten kimse bu sene şampiyonluk falan beklemesin, takım böyle abuk sabuk, dengesiz ve plansız oynarken. ama bu adamın bunu tersine çevirme ihtimali ve şansı da oldukça yüksektir. bunu önceki senelerde oynattığı futbola bakarak söylemek mümkün. bielsa denip duruyor, ben de karakteri itibariyle sevebilirdim ama bu takım artık "yenildik ama iyi oynadık" anlayışından kurtulup yenme anlayışına geçmelidir. şu an takımın başına hücum anlayışı yüksek bir teknik direktör gelse juventus'tan bir 4-5 gol, ligde de feci skorlar elde edebilirdik. mancini en azından adaptasyon sürecinin az hasarla atlatılmasını sağlayabilecek bir teknik direktördür. o yüzden alınacak muhtemel beraberlik ve yenilgiler, her ne kadar bu reklamcı, son 3 senede türemiş galatasaray izleyicisi (taraftar demeye insanın dili varmıyor) için çıldırtıcı şeyler olup tepkilerine neden olacaksa da, teknik direktöre güvenilmeli ve ilk önce takım kurgusu ve karakterinin yaratılması beklenmelidir. zira şu anda galatasaray kaosa dayalı oynuyor ve bireysel yetenekler sayesinde bir şekilde ayakta kalıyor.

yani, birkaç kişinin fişeklemesiyle takibe koyulan koyun sürüsü futbol cahilinin saldırdığı kadar kötü bir adam değil, aksine şu durumda galatasaray'ı minimum hasarla kurtarabilecek bir adamdır. kariyerindeki başarıları salakça küçümseyen ve başarısızlıklarını da abartanlar tıpkı 3 sene öncesi gibi galatasaray atkılarını en derin çekmecelerine, hatta belki götlerinin dibine kadar saklayabilir zira kazanırken tuttuğu takımdan kötü günde utanan ahmaklara galatasaray'ın ihtiyacı yoktur.

devamını okuyayım »