venthak

  • 1186
  • 44
  • 15
  • 1
  • bugün

kedi

her gün işe giderken gördüğün, seni görünce yerde yuvarlanan bir tüy yumağıdır. onu bu on saniyelik görüşmelerde mutlu edebilmek için çantanda mama taşımaya başlarsın. verdiğin mamayı kıtırdatmasının sesini köşeyi dönene kadar duymaya devam edersin ve aslında bu ona yardımcı olmanın verdiği huzurun sesidir.

işte böyle başlamıştı bir sokak kedisinin kendimi sorgulamamı sağlaması.

sonra,
o her gün gördüğüm kediyi artık görmemeye başladım. demek ki daha fazla mama bulabileceği bir yere gitmiş dana dedim ve o çantamdaki mamayı yolda gördüğüm diğer kedilere verdim ve artık çantama mama koymamaya başladım.

aradan bir iki hafta geçtikten sonra tekrar gördüm o danayı, tam da artık aklıma gelmemeye başlamışken çıktı aynı sokakta karşıma. ama bu sefer çok yavaş hareket ettiğini gördüm. beni görünce tepki de vermedi yoksa görmedi mi. biraz yaklaşınca farkettim ki evet görmemiş çünkü gözleri sanki kurumuş gibi kabuk bağlamış. çok zayıflamış ve kendini temizleyemediği için çok pis kokuyordu (bu kokuyu daha sonra gördüğüm hasta kedilerde de duydum ve artık o kokunun adı hasta kedi kokusu oldu benim için). öylece kala kaldım. ne yapılır bu durumda nesi var diye düşünürken işe gitmem gerektiği aklıma geldi ve onu öylece bırakıp gittim. onu öyle görmek mi beni daha çok üzdü yoksa elimden bir şey gelmemesi mi bilmiyordum o anda. ama sonra anladım ki elimden bir şey gelmemesine kendimi inandırmaktı beni daha çok üzen.

iş dönüşü kararlıydım onu alıp bir veterinere götürecektim ama bulamadım. onu bulamamak biraz rahatlama duygusu vermişti bana, bu kendi kendime “bulamadım işte bulsam yardım edecektim ama bulamadım” diyerek vicdanımı kandırmanın verdiği bir rahatlamaydı aslında. çünkü bunu birisine anlattığımda kimse, işe biraz geç gitseydin de hayvanı kurtarsaydın yada en azından çabalasaydın demezdi bana. ama bunu hep ben söylemeye başladım kendime. hala da ara sıra kendimi kandırmaya çalışırken buluyorum kendimi. aradan onca yıl geçmesine rağmen.

artık ihtimallere fırsat vermeden aç yada hasta gördüklerime müdahale ediyorum, günde iki kez beslemeye çıkıyorum ama hala o canı unutamıyorum çünkü o bir canlıya yardım etmek yerine kendimi rahatlatmaya çalıştığım ilk ve son olaydı.

bir not: o bahsettiğim kedi hastalığının adı “çiçek hastalığı”. sokak kedileri arasında çok yaygın ve maalesef çok bulaşıcı. ama erken müdahaleyle hayatları kurtarılabiliyor. önlem için ise yılda bir defa tekrarlanan karma aşı kedileri bu hastalıktan koruyor.

e:imla.

devamını okuyayım »