venus in furs

  • 204
  • 1
  • 1
  • 1
  • bugün

okan bayülgen

cok iyi bir "marka" yaratabilmiş bir insan zannimca..
bundan kastım, insanlarin/izleyicilerinin onun hakkındaki düşüncelerini cok rahat bir şekilde belirleyebilmesi.. ona hayranlık duyanlarda özellikle, okan bayulgenin malum "etiket"lerinin etkisi vardir.. bu eleştirilebilesi bir şeyi mi o tartışılır, ama belki de o kadar tv de oldugu için hakkında yorumlar yapmak kaçınılmaz bu yüzden kendi tv imajını(diyelim) belirlerken çok "titiz" davrandığını düşünüyorum.. kimde yok ki bu derseniz cevabım herkes de vardır ama madem okan bayulgen tv kisiligini onlarin anti-tezi olarak yaratmaya çalişiyor bu konuda biraz daha "samimi" olmasini isterim.. tavirlari, entellektuel aurasi, düşünüş şekilleri, hızlı zihin haraketleri, programdaki (hazırladıgı emekte bulundugu) sunuşları, diyaloglari vs hepsi çok içine alasıdır izleyiciyi ama "kültür elmasındaki kurt" lafından anladığım eğer dogruysa cok dogru bir tabir olmuş, yani, tüm bu aurasal (!) olaylarin aslinda bir "imaj" yaratiminda kullanıldığını, etkileyiciligini artirdigini ve bunu "bilinçli" olarak yaratarak "diğerlerinden" bir fark yarattıgını dusunmekteyim, iyi mi kötü mü, elinde olan bir şey mi olmayan bir şey mi tartışılır, ama benim arzu ettigim (bulundugu nokta ve işlerine göre) okan bayulgen bunlarla uğraşmamalı..

ama yine de, tv de (turk tvsinde özellikle) az sayida görülen parlayan şahislardan biridir, başarılı televizyoncudur, bazı katakullilerin farkındadır, ona göre yaptığı hamleleri de ayrıca cok begenmekteyim, ama iş imaja dönüşünce yukarıdaki düşüncelerimden dolayı onu samimiyetsiz bulmaktayım.. yeri gelince makine yi izler ve iyi vakit geçiririm...

edit: obsesifligi hoşuma gider mesela! :)

devamını okuyayım »