visitors

  • delikanlı (448)
  • 725
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

ay tanrısı

öncelikle ay tanrısı değil, ay tanrıçası denilmesi daha uygun olur. zira mitolojilerde genellikle güneş eril, ay ise dişil bir iradeyi ifade eder. bu önemli çünkü, söz konusu aşkın varlık eğer tanrıçaysa ve üstüne üstlük "ay" ile ilişkiliyse tüm hikaye, bütün senaryo oldukça farklı ve ilginç bir şekle bürünür.

ay tanrıçası figürü doğrudan doğruya "ay kültü"nün öznesidir. biraz değinelim neymiş o? hem belki ufuklar aydınlanır, zincirlerden kurtulur akıl..

ay kültünün islam'daki yansımasının özünde hacer-i esvet vardır. islam'ın ve diğer bir çok dinin temelinde ay kültü olduğu gerçeğini reddedenlere açık seçik soruyorum: o taşı nerenize sokup da kaybedeceksiniz? aha işte orda, kâbenizde duruyor binlerce senedir, her gün onbinlerce insan ona dokunabilmek, öpebilmek için birbiriyle yarışıyor.. hiç durup da düşündün mü be adam bu taş ne alaka orada diye?

şüphe kırıntısına mahal yoktur ki bu çok açık bir şekilde ay kültünün "kara taş"ıdır. zaten bu inanç akımının gizli öznesi de taş figürüdür. benzerleri birçok kültürde vardır ve aşağı yukarı aynı şeyi anlatır; dolunaydan dönen ay bir kara gölge doğurur ve bu kara taş bunu sembolize eder. o kybelelerin, o rheiaların taşıdır.. kibele yani "kıble" o taşı işaret eder. camilerinizin üstündeki hilal ve 5000 sene önce ineğin boynuzları arasına resmedilmiş ay aynı şeyi anlatır. siz çırpınsanız da, patlasanız da gerçek ortadadır tosunlar.
rheia kronosa karataş'ı bebekmiş gibi sunarken

mesela hinduların da karataşları vardır. onlar da hacer-i esvet'in muhafaza edildiği vajina şeklindeki metal objeye benzer formların içinde insanlar sevip, okşasın veya çiçek bıraksın diye sunulmaktadır. vajina şeklindedir çünkü ay tanrıçasını remzeder. çünkü içindeki kara taş onun doğurduğudur. hindu inanışlarında da bu şiva linganın etrafında dönüp, sevgi gösterisinde bulunurlar. hem de üstlerinde ihramları ile.

bu mekke'de vajina öpen bizim hacılar

bunlar garbha griha hacıları.

vajina şeklinde şiva linga uyarlaması.

sıkça karşılaşılan bir şiva linga objesi

-hilal, inek-boğa-öküz mevzusu.
a harfi-alpha-aleph-elif ve öküz boynuzu kökeni

bu da tanrı apis öküzü ve boynuzları arasındaki ay

bunların hepsi kadim putperest inançların günümüzdeki izleridir. zekası o döneme ait olanlar bugün bu ibadetlerini kutsallık atfederek devam ettirmektedirler. ve hiç biri de durup düşünmez bu "taş" ne demek diye. hem cahil hem de bir hevesle bunu savunmaya girişir. sonra da hep rezil olurlar. bu taşın güzelim hikayeyi deşifre ettiğini bilen ve bunu da açıklamanın mümkün olmadığını farkeden bir islami yaklaşım son dönemlerde gerçek hac ibadetinde şeytan taşlama ve hacer-i esved'e yer olmadığını söylemeye başlamıştır. tabi 1500 senedir bunlara tapanlar ne olacak diyor ve meşhur sorumuzu ekliyoruz: hangisi gerçek islam, hele bir karar verin?

hindularla tek ortak nokta taş da değil. namazın bir hindu ibadeti olan surya namaskar ile isim benzerliği bir yana, ritüelin vakitleri ve şekli de büyük ölçüde benzeşiyor. güneşin gün içerisindeki belli pozisyonlarında gerçekleştiriliyor ikisi de. kıyam, secde, rüku, el hareketleri gibi fazlasıyla benzeşen hareketler kullanılıyor. surya namaskar, namazdan çok daha eski bir ibadet, ondan araklamış olmayasınız diye sorduğumuzda sadece tek cevapları var; tarih ve kronoloji bilimini bir kenara atıp ilk din islamdı, o hint ibadetleri de olsa olsa gerçek ibadetlerin bozulmuş şeklidir diyebilirler sadece. ki bu iddia bir çok bilimin çöpe atılması ile kullanılabilir ve akılcı değildir.

ancak anlayışla karşılamak gerek ki, bütün hayatını putperest motiflerle dolu bir öğretiyle harcadığı gerçeğiyle karşı karşıya bırakılan birey, antitez üretebileceği ve manevra yapabileceği hiç bir alanı kalmadığında ancak bu argümanla köşesine çekilip, soluklanabilir.
velakin bilmelidir ki, milladdan öncesine ait allah kelimesinin son hali ile kullanıldığını gösteren tek bir buluntu veya var olduğunu iddia ettikleri arketip ibadetlere uygun ibadethane ve benzeri kalıntıların izlerine hiç rastlanmamıştır..

yani,
kimsenin allah dediği yok.
iloh var, çoğulu olarak elohim var.
yhvh var adonai var, var da var..
ama allah diye bir tanrı yok o zamanlar. genel olarak tanrıça kavramı için "ella-alla" diyorlardı o kadar.

açıklayalım;
bu kelimenin etimolojik açıklamaları vardır. içindeki "al" zaten tanrı demektir 6000 senedir. tekrar yazıyorum: "al" zaten tanrı demektir ve maskülendir. bu kök isim islam'la değil doğrudan fenikelilerle alakalıdır. kökeni herşeyin tanrısı ba-al'e kadar uzanır, belki daha da eski. tarihe dönüp baktığınızda tanrı ve tanrıça isimlerinin içerisinde "il-el-al" kökünü görürüz. allah da olduğu gibi. çünkü hepsi birbirinden türemiştir.

örneğin al-lah, veya el-il-ah, hüb-al, ba-al, ba-el-zebup, al-menat, al-lat, al-li-lat, al-uzza, she-el-la, al-oho, il-oh, gabri-el*cebra-il, mika-il, kib-el-le gibi onlarca, yüzlerce örnek rahatlıkla sayılabilir.

allah kelimesindeki "alla" kısmı doğrudan ve net bir şekilde "tanrıça" demektir. nasıl?
"al" zaten tanrı demiştik. kadın isimlerinin sonuna eklenen "la" eki ise bildiğiniz üzere bir çok dilde isimlere dişillik katar. bu noktada elle veya alla'nın ibranice sözlükte "tanrıça" anlamına geldiğini kendi gözlerinizle görebilir ve sağlamasını yapabilirsiniz. elle, ella veya alla tanrıça demektir. islam'dan çok önce de bu anlama gelmektedir, şimdi de bu anlama gelmektedir. islam hiçbirşeyi değiştirmemiştir çünkü, ondan biraz, bundan biraz alıp koymuştur. sonundaki "h" harfi ise tahmin edeceğiniz üzere arap gırtlağı vurgusudur. sürpriz! allah, ay kültünün tanrıçası.

edit: ibranice tanrıça şöyle yazılıyor: wiki
bu da okunuşu
islam dini tanrısının bir cinsiyeti olmadığı iddiasıyla gelmezsiniz umarım artık. kendisi bir dişi. (boşa mı gitti o kadar namaz, oruç falan? tüh..)

allah kelimesinin etimolojik olarak nasıl türediği açıktır. ister el-ilah kabul edip açıklayın, isterseniz benim de daha mantıklı bulduğum al-la-h şeklinde açıklayın farketmez. hepsinin kökünde "el-il-al" vardır ve taa 5000 sene öncesine gider ve belki daha da öteye.

tanrı kendini musa'ya sadece tetragrammaton olarak "yhvh" diye tanıtmıştır. ve sonsuza kadar bu isimle anılacağım demiştir.
isa, tanrısına eloh demektedir.
islam peygamberi muhammed'e göre onun adı allah'tır.
bir başka kavim başka bir isimle çağırır, bir diğeri yine başka bir isimle...
coğrafyalardan coğrafyalara değişen yüzlerce isim..

bu karışıklık niye ki acaba? biraz kafası mı karışık?
korkarım herşey, tarihin en kârlı işi olan din simsarlığını keşfeden uygarlıkların tanrılarını savaştırdıkları sonu gelmez bir saçmalıklar silsilesinin neticesi.

ay kültüne dönelim,

kadın kutsaldır çünkü doğurgandır. ay, kadını sembolize eder. ikisi de doğurur. o yüzden bütün şefkatli göksel varlıklar hep tanrıçadır. çünkü ay, güneş gibi şiddetli değildir, geceleri yol gösterir, narindir, beyazdır..
toplumlar çeşitli sosyolojik sebeplerle ataerkil oldukça tanrıçalar da yavaş yavaş cinsiyet değiştirmişlerdir. bunun bir örneği islam dinindeki erkek tanrı imajıdır. öyle ki, bu maskülen profil inceden inceye ayet ve hadislerle desteklenir zaten.

islam için ay kültünün kökeni sabiiliktir. kuran'da da bu sabiilere değinilir ve neredeyse her bir din kuran'ın o sert dilinden nasibini alırken bu sabiilik inancından gayet hoş bir şekilde bahsedilir. çünkü onlar da ay tanrıçasına inanırlar. ne anlamlı bir tesadüf(!) baş tanrıları şamaş(şems, şemsiye) güneş tanrısıdır. bunun dişil karşılığı ise ay tanrıçası "sin" dir. bu sin islam için o kadar önemli bir figürdür ki kuran'ın en önemli surelerinden birine ismini vermiştir: "ya-sin". zaten bir çok diğer sureden de ayrı tutulur yasin. bol bol okunur. yasin kelimesinin arapça bir anlamı da yoktur ki, o anlama değil bu anlama gelir diyebilsin garibanlar. müteşabih jokerini çıkarıp, bunlar mukattaa harfleri ile alakalı bizim aklımız ermez* deyip geçerler sadece. hatta muhammed, yasin kuran'ın kalbidir demiştir. evet ilginç değil mi? en popüler sure, kuran'ın kalbi, sabii ay tanrıçasını işaret ediyor.
*ama benim aklım erdi: (bkz: el-huruf el-mukatta'a/@visitors)

bu sabiilerin merkezi harran'dır. bunların bir kolu ibrahim önderliğinde mısır'a gidip tüm tarihi değiştirirken, onlardan ayrılan bir kol da yemen'e gitmiştir. muhammed de eşinin ticareti dolayısıyla bir çok kereler orada bulunmuştur ve bu öğretiden çok etkilenmiştir. kuran'da bu yemen bölgesindeki inanca tek tanrılı hanif din olarak değinilmektedir. zaten "iman yemenlidir" demiştir muhammed. ki muhammed'in etrafında varaka bin nevfel gibi dinlerin batıni-zahiri yönlerini derinlemesine bilen esrarengiz adamlar vardır.

ek bilgi: yemen'de, aynen muhammed gibi peygamberlik iddiasında bulunan yemenli rahman adında biri yaşamıştır. kuran'dan önce kuran diline çok benzeyen ayetler yazmıştır. muhammed peygamberlik ilanından önce rahman'la tanışmış ve bir çok kaynağa göre ondan etkilenmiştir. bu herif sonraları iddiasında başarısız olup öldürülmüştür. rahman'ın asıl adı müslim'dir! rahman kelimesi ise sanskritçedir. brahma-abraham-rahim-ibrahim gibi ortadoğu din çöplüğünde adını sıkça duyguduğumuz kelimelerle aynı kökten olup allah'ın sıfatlarından biridir.

bu sabiilik bir görüşe göre batını-içrek bir öğretidir. helenistik dönem sonrası hermetik, pisagoryen ve orfeik figürler de barındırmaktadır. tüm bu süreci atlantis ve mu uygarlıklarına dayandıran spekülatif teoriler var. ancak ben akıl- mantık düzleminde kalıp süreci sadece sümer mitolojisine bağlamayı tercih ederim.

anadolu'daki kybele ve sünnet işleminin sebebi attis mitosu da esasen sümer mitolojisinden tammuz(dumuzi)-inanna orjinlidir. bu sabiilikteki tanrıça sin de zaten inanna'nın ay tanrıçası annesi "nanna" çıkışlıdır. aklınıza ne kadar tanrı ve tanrıça geliyorsa bunların temelinde sümer'in izleri vardır. akad'ların sümer'i işgalinden sonra tüm ortadoğuya, hatta fenikeliler vasıtasıyla roma'ya ve yunan'a kadar ihraç olmuştur tüm bu tanrı ve tanrıçalar.

-tammuz demişken, (bkz: domuz eti neden yasak/@visitors)
-sünnet demişken, (bkz: attis/@visitors)

yani islam, ay kültü motiflerini doğrudan sabiilikten, dolaylı yoldan ise sümer'den almıştır diyebiliriz. geriye kalan öğretisini ise yahudilikten esinlenmiştir, ki o da zaten sümer kaynaklıdır.

devamını okuyayım »
14.01.2012 15:57