volaverunt

  • 443
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

twelve monkeys

ilk kez dün izlediğim için kafamı taşlara vurduğum, en iyi filmler listeme tepelerden giriş yapan terry gilliam başyapıtı.
filmi yorumlamak zor ve değişik yorumlar mümkün. sözlükte bugüne kadar yazılanları okudum ama gördüğüm kadarıyla kimse benim anladığım gibi yorumlamamış filmi. o yüzden benim de çorbada tuzum bulunsun, buyrun benim yorumum:

--- spoiler ---

bir kere kimin iyi kimin kötü olduğu açık bırakılmış filmde. insanların acımasızlığı ve yok olmayı hak ettikleri fikrine bunu engellemeye çalışan kişiler de katılıyorlar (cole akıl hastanesinde, ve kadın doktor son sahnede uçakta). jeoffrey ne kadar deli gibi görünse de tüketim toplumu ve delilik üzerine gayet mantıklı yorumlar yapıyor.

olayın çözüldüğü yer filmin sonundaki kadının (gelecekteki bilim adamı) 'ben sigortacıyım' sözü. filmin orjinalinde bu 'i am in insurance' şeklinde geçiyor. bunu sigortacı değil garanti anlamıyla yorumlamak lazım. fakat bence bu birçok kişinin dediği gibi bu söz kadının olayı önleyeceği anlamına gelmiyor. kadın uçakta asistana şunları söylüyor:

"it's obscene, all the violence, all the lunacy. shootings even at airports now. you might say that we're the next endangered species. human beings." (bütün bu şiddet, bu delilik çok iğrenç. havaalanlarında bile silahlar patlıyor artık. sıradaki yok olacak tür biziz desen yanlış olmaz. biz, insanoğlu.)

bu konuşmaya bakarsak kadın da insanoğlunun gidişatından pek hoşnut değil, ve bence insanların yokolması için uğraşıyor. kadın doktorun görevi virüsün yayılması olayının gerçekleşmesini 'garantilemek', 'i am in insurance' lafını ben böyle yorumladım. baştan beri her şey onun planı. james cole birinci dünya savaşına gönderilmeden hemen önce hazırlanırken doktorlardan biri bu kadın doktora 'he was your choice' (o senin seçimindi) diyor, yani cole'u bu kadın seçmiş. ilk başta 1990 yılında akıl hastanesine yollanmasının bir sebebi var, sadece hata değil bu. amaç cole'un jeoffrey ile tanışıp onun aklına insanların yokedilmesi gerektiği fikrini sokması, ya da o fikri sokup her şeyi başlattığını sanması. her şey hedef şaşırtmaya yönelik, cole'un her şeyi oniki maymun'un planladığını sanması ve bu hedeften şaşmaması lazım. ayrıca psikiyatrın jeoffrey'in babasına telefon edip uyarması, babanın kodları asistanına vermesine sebep oluyor (ya da daha önceden kodlar asistanda olsa bile babanın olayı kontrol edebilmekten uzaklaşması sağlanıyor), böylece asistanın virüsleri ele geçirmesi kolaylaşıyor. bunu yapabilmesi için psikiyatrın cole'a inanması gerekiyor, bu da birinci dünya savaşından kalan merminin balistik sonuçlarıyla sağlanıyor. yani cole'un birinci dünya savaşına gönderilmesi de bir hata değildi, önceden planlanmıştı. son olarak filmin sonunda cole telesekretere ikinci mesajı bıraktıktan sonra jose gönderildiğinde cole'a kadını vurması gerektiğini söylüyor, çünkü virüsü yayanın asistan olduğunu psikiyatr kadın farkediyor.

bilim adamı kadının gelecekten olayı engellemek için gönderildiğine ve böylece filmin sonunda cole ölse de virüsün yayılmasını engellendiği fikrine katılmıyorum, çünkü virüs içeren şişeler havaalanında güvenlik kontrolünde açıldı zaten.

geleceğin ve geçmişin zamanda yolculuk mümkün olsa da değiştirilemeyeceği şahane bir kurguyla anlatılmış` : ouroboros`. sebep sonuç ilişkisi diye bir şey yok yani filme göre, gelecek ve geçmiş sebep sonuç ilişkisinden bağımsız olarak varlar.

filmde benim anlamadığım dişsiz eleman. bu adam cole'un kafasındaki sesti aynı zamanda. eğer bu ses de bilimadamları tarafından cole'un aklına sokulabildiyse, bu elemanlar cole'un aklını kontrol edebilecek güce sahipler ve cole'un rüyasındaki koşan adamın da bilim adamları tarafından brad pitt olarak değiştirilmiş olması böylece mümkün olabilir. burada biraz zorlamış olabilirim, ama bu adamın görevini ve cole'un rüyasındaki elemanın neden asistan değil de brad pitt olduğunu ancak bu şekilde açıklayabiliyorum.

anlamadığım başka bir konuysa psikiyatrin neden cole'u bir yerlerden hatırlıyor olması ve psikiyatrın oniki maymun'un merkezinin duvarına yazdığı yazıyı cole'un hatırlaması. bunun nedeni olayların bi döngü içinde gelişiyor olması sonucu kişilerin geleceği bir şekilde hatırlıyor olmaları olabilir. gerçi bu da geçmiş ve geleceğin sebep sonuç ilişkisinden bağımsız olarak var olduğu tezini çürütüyor.

--- spoiler ---

bu arada belki buralarda yazılmıştır, hangi ülkede bilemiyorum geçtiğimiz haftalarda adamın biri 'ben gelecekten gönderildim, lhc deneyi dünyayı yok edecek hemen durdurulması lazım' deyince akıl hastanesine kapatılmış. adamın haberlere konu olmasının sebebi ise bunu demiş olması değil, akıl hastanesine koyulduktan sonra ortadan kaybolması. gerçi lhc'nin dünyayı yok etmesi durumunda kimsenin kurtulması pek mümkün değil gibi görünüyor, o yüzden bu elemanın filmi izleyip fazla etkilendiğini düşünüyorum*.

edit: lhc deneyiyle ilgili haber: http://crave.cnet.co.uk/…-from-the-future-49305387/

devamını okuyayım »
27.12.2011 00:34