vox stellarum

  • 1111
  • 0
  • 0
  • 0
  • 12 yıl önce

ikinci dünya savaşı zamanında türkiye

nüfus: 17.100.000 (1938), 19.250.000 (1948)

sınırlar: bulgaristan, yunanistan, suriye, ırak, iran, sovyetler birliği (767.100 km).

genel bakı$: ikinci dünya sava$ının ba$lamasından kısa bir süre önce mustafa kemal atatürk önderliğinde, ata'nın ölümüne kadar türkiye, dahili ve harici politikalarında bir çok yenilik yaptı. atatürk'ün ölümünden sonra politik yenilenme süreci önce yava$ladı daha sonra durdu ve dı$arıdan gelen güçlü baskıların ardından da ülkede anti-sovyet tavrı kabullenildi.

ikinci dünya sava$ının çıkmasından sonra türkiye tarafsız olduğunu ilan etti. 19 ekim 1939'da ingiltere ve fransa ile kar$ılıklı bir pakt imzalandı. nazi almanyası'nın sava$ın ba$larında aldığı hızlı ve büyük zaferlerden sonra türkiye, almanya ile i$birliği yapmaya karar verdi. almanya'nın barbarossa harekatının ba$lamasından 4 gün önce, 18 haziran 1941'de, üçüncü reich dostluk anla$ması imzalandı. (ayrica ara not olarak bahsetmek isterim ki, turkiye 1943'deki stalingrad yeniligisi ve diger cephelerdeki alman gerilemeleri ba$lamadan cok kisa bir sure once neredeyse artik almanya ile muttefik olarak sava$a girmek uzereydi. bunu da bir ba$ka ba$likta yakinda incelemeyi du$unuyorum). sonradan almanya'nın ihtiyaç duyduğu %30 krom dahil olmak üzere, almanya'nın ihtiyaç duyduğu bazı önemli hammedeler de üçüncü reich'a temin edildi (ki o zaman türkiye petrol hariç, sanayisi her yönden geli$mekte ve kaynağı bol olan topraklardaydı). müttefik devletler, türkiye'nin nazi almanyası ve diğer mihver devletleriyle (japonya, italya, bulgaristan, romanya...) olan anla$masından vazgeçmesi ve kendi taraflarına katılması için ülkeyi ve ismet inönü'nün ba$ı çektiği politikacıları çok fazla baskı altında tuttular. fakat bu 2 ağustos 1944'e kadar mümkün olmadı ve almanya ile türkiye arasındaki anla$ma sürdü. 2 ağustos 1944 tarihinden sonra ise almanya ile türkiye arasındaki anla$ma sonlandırıldı (aynısı japonya için 3 ocak 1945'te de geçerli olacaktı). 23 $ubat 1945 yılında da türkiye, almanya ve japonya'ya sadece 25 nisan 1945'de san fransisko'da duzenlenecek konferanslara katilabilmek ve sava$tan zaferle ayrilan ve artik cok cok tehlikeli bir guc olan sovyetler birliginin ustlerinde kurdugu baskiyi bir nebze olsun hafifletebilmek amaciyla sava$ açtı (bu arada san fransiskodaki konferanslara katilmak isteyen ve muzaffer devletlerin yaninda yer almak isteyen ulkelere 1 mart 1945'den once mihver devletlerine sava$ acma $arti konmu$tu. turkiye'de goruldugu gibi son ana kadar sava$ acmami$tir.

ordu: türkiye 1938 yılında, 20.000 subay, 174.000 piyadeden olu$an bir orduya sahipti. 1939 yılında türk kara ordusu üç ordudan meydana gelmekteydi. bu 9 kolordu ediyordu ve bunların içinde 20 piyade tümeni, 3 dağcı piyade tugayı, 5 atlı süvari tümeni (iki tane de yedekteydi) - hep birlikte 132 alaydan oluşuyordu (bu alayların her birinde: 60 piyade, 6 dağcı piyade, 21 atlı süvari (sekizi yedek), 20 hafif topçu ve 10 ağır topçu bulunuyordu). 1941 yılında ise bu sayı 17 kolordu ve 43 tümene ula$mı$tı. en büyük yenilik ise iki mekanize tümenin de ilk defa orduda kullanılmaya ba$lanmasıydı. kısa bir süre sonra da ordu bünyesine iki zırhlı tugay ve bir zırhlı tümen dahil olacaktı.

deniz kuvvetlerinden bahsedersek: yavuz kruvazörü (göeben) dahil 2 adet 1904 model hafif kruvazör, 4 modern destroyer, 13 denizaltı, 3 küçük modern mayın dö$eyiciden olu$uyordu. daha sonra deniz kuvvetleri de hem almanya hem de müttefik devletler amerika ve ingiltere'den destek görerek deniz ordusunu modernle$tirmeye ba$ladı. bu modernle$me programı sırasında en çok desteği almanya'dan gördü. almanya türkiye'ye ilk desteğini 1939 yılında tek bir denizaltı göndererek ba$latmı$ oldu. daha sonra deniz kuvvetlerimizin gücü , bir zırhlı sava$ gemisi, bir kruvazör, iki hafif kruvazör, iki torpido hücum botu, 4 destroyer, 19 denizaltı ve 4 deniz ta$ıtı daha eklenerek son halini almı$ oldu. bu sayı o günün $artlarına göre çok ama çok azdı. ayrıca deniz kuvvetlerindeki görevli personel sayısı da 9.200 civarıydı.

hava kuvvetleri ise yine diğer devletlerden alınan destek ile 6 alay ve bir ağır bombardıman bölüğünden olu$an (toplam 370 uçak) halini aldı. hava kuvvetlerindeki personel sayısı ise 500 civarıydı.

devamını okuyayım »