wayvard cloud

  • 139
  • 1
  • 0
  • 0
  • 4 hafta önce

selahattin demirtaş

hegel tin'in fenomenolijisi'nde '' güzel ruh'' (schöne seele) kavramını yerden yere vurduğu harika bir pasaj vardır. der ki güzel ruhun sahteliği oturduğu yerden dünyadaki kötülüklere kederlenip üzülmesi değildir, onun sahteliği tam da kendini saf ve temiz konuma koyup bu şekilde dünyayı bu şekilde algılamasıdır.

yani kişi gelmiş demirtaş'ın onlarca nefret söylemini bulurum diyor. derken de insan hakları avukatlığı yapmış bir kişiye alaycı yaklaşmayı ihmal etmiyor. ve iddaasını doğru veri olarak kabul edip argümanlarına devam ediyor. kaynağı o güzel şeyi...ruhu. buyrun bekliyorum kaynaklar, ispatlar. halihazırda her türlü faşist uygulamadan kaçınmayan bir devletin aleyhine çalışan bir kişiye (ki bu kişi her fırsatta hukuk devletine davet eden biri) karşı savaşırım diyip utanmadan ne kadar objektif olduğundan bahsediyor.

demirtaş'ın değeri budur. onun güzel insan olma lüksü yoktur, çünkü doğduğu andan itibaren bir tercihler zorunluluğundan hareket ederek doğruyu güzelliği bulmaya çalışmıştır. zaten diyalektik tam olarak bunu icap ediyor. bir genel genel olmadan önce tikel'dir zaten. tarihin akışı içerisindeki devinimle genel'e ulaşmıştır.

tıpkı bu insanın kendini güzel ruh olarak görebilmesinin ve baskalarının buna aday olamamasının bir tarihi olduğu gibi. defalarca lanetlenen bomba patlamalarını demirtaş'a mal edecek kadar ileri gitmeyi ihmal etmiyor.

bu insanlar genelde hiçbir şeyi desteklemediklerini sadece iyiyi güzelliği desteklediklerini, sanatçı bir ruh taşıdıklarını sanırlar. halbuki gerçekte hep iktidara denk düşen bir objektifleri ve taklitçi bir güzellik anlayışları vardır.

bu kişilerin iki yüzlülüğünü bir parti genel başkanının sol eğilimli ve türkiye'yi değiştirmek amaçlı söylemlerini alakası olmadığı halde sadizm olarak nitelendirirken, bundan çok daha vahşilerini yapan iktidara tek bir kelime hoyratça bir söz kullanamamalarındaki korkaklıktan görebilirsiniz. açıp bakmadım ama eminim, tek bir tane çıkmaz. hegel'e güveniyorum: „wirklichkeitslose“ schöne seel zerfließt in sehnsüchtiger schwindsucht“.

yani dünyadaki sosyal gerçekliğe hiçbir etkisi olmayan güzel ruh melankolik bir tüketim arzusuyla kaybolup gider. tıpkı erdogan'ın 90lar türkiye'sinde bu şekilde halkı için soyut şekilde kederlenen kemalistleri safdışı bıraktığı gibi.

tebrik ederim çok temiz bir dünya vatandaşı siciliniz var ancak ulus devletin şefkatli kollarında kendinizi böyle hayal edebilirsiniz, dünya'yı gezerseniz gerçekten türk ve müslüman olmak ne demekmiş belki daha iyi anlar , bir takım ayrıcalıklarınızla gerçekten yüzleşerek ülkenizdeki halklara sözde değil gerçekten kulak vermeyi öğrenirsiniz belki.

başkalarının argümanlarını şekilcilik ve sığlık olarak değerlendirip, yöneltilen sorulara tek bir cümle cevap yazamayıp, bomboş cümlelerle kendini ortaya çıkarmak kolpacılık değildir de nedir? bi de mağdur oluyor sonunda, 40 bin ölümün yaşandığı yakıcı bir gerçeklikte hem de. white fragility diye bi kavram var onu bile becerebilmiş. nasıl bir kolpalıksa artık.

devamını okuyayım »