whiteraistlin

  • 364
  • 1
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

the elder scrolls v skyrim

ben uğraşamam birader, ne oluyor skyrim'deki hikayelerin sonunda bilelim diyorsanız, bir whiteraistlin kamu hizmeti olarak aşağıda yan görevlerin hikaye akışlarını bulabilirsiniz.

her yan hikayesi üzerine biraz çalışılsa rahatlıkla ayrı bir rpg çıkartılabilen bir oyun. ben en keyifli hikayenin thieves guild'de olduğunu düşünüyorum. dark brotherhood ise, özellikle oblivion'dakine kıyasla biraz yavan kalıyor (efsane sonuna rağmen, ama detaylar aşağıda)

--- spoiler ---
the companions: bunlar whiterun merkezli, skyrim'in fighters' guild'ı olarak işlev görüyor. companion'lar bir normal üyelerden, bir de circle denen daha kıdemli, güvenilir üyelerden oluşuyor. en başta sınanmak için bir zindana götürülüyorsunuz, yanınızda da bir circle üyesi olan farkas geliyor. zindanda silver hand isimli bir grup tarafından köşeye kıstırılıyorsunuz, siz savunmasızken farkas bir kurtadama dönüşüp hem sizi hem kendini kurtarıyor. bu noktadan sonra loncadaki circle'ın hepsinin kurtadam olduğunu ve size saldıran silver hand örgütünün de amacının kurtadamları skyrim'den silmek olduğunu öğreniyorsunuz. circle'ın çoğu kurtadam olmayı, kendilerine bu "imkanı" tanıyan daedra prensi hircine'den bir lütuf olarak görüyor. ancak companion'ların lideri kodlak whitemane, öldüğü zaman ruhunun sovngarde'a* nord tanrılarına değil daedra prensinin yanına gideceğini öğreniyor ve ölmeden bu lanetten kurtulmak istiyor. siz de bu sırada güvenilirliğinizi kanıtlayıp, bir ritüel ile kurtadam oluyorsunuz. circle üyeleri ile kodlak'tan gizli olarak tek tek silver hand üslerini basıyorsunuz, ancak bu sırada circle'dan bir iki isim kaybediyorsunuz.

bu sırada kodlak sizinle konuşuyor ve laneti kaldırmanın tek yolunun, bu laneti üzerlerine koyan glenmoril cadılarını öldürüp kellelerini getirmek olduğunu söylüyor. siz cadı avına çıktığınızda silver hand whiterun'a giriyor ve companion merkezini basıyor, kodlak'ı kaybediyorsunuz. daha sonra circle grubuna kodlak'ın son isteğinin ruhunun özgür olması olduğunu hatırlatıyor ve son göreve çıkıyorsunuz: bütün bu senaryo sırasında parça parça topladığınız efsanevi balta wuuthrad ile nord reyizlerinin mezarına giriyor, kodlak'ın ruhuyla konuşuyor ve glenmoril cadısının kafasını ritüel ateşine atarak kodlak'ın ruhunun kurtadam kısmı ile savaşıyorsunuz. bu ruhu yendikten sonra kodlak huzura kavuşuyor, siz de kendinizi tekrar tekrar kanıtladığınızdan companion'ların başına geçiyorsunuz. eğer glenmoril cadılarının tamamını öldürüp kafalarını aldıysanız, sizin üzerinizdeki kurtadam lanetini de aynı yolla kaldırabiliyorsunuz.

college of winterhold: bir çaylak olarak akademiye giriyor ve keşif gezisi için yakındaki yıkıntılara götürülüyorsunuz. yıkıntılarda tesadüfen bir kapıyı açıyorsunuz, hayaletimsi bir büyücü size artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylüyor ve yıkıntıların dibinde efsanevi bir cihaz buluyorsunuz. daha sonraki araştırmanız ile bu cihazın eye of magnus olduğunu ve büyük güce sahip olduğunu öğreniyorsunuz. akademinin dibinde, yıkıntıların içinde bir "kahin" ile konuşuyorsunuz ve eye of magnus'un gücüne erişmek için staff of magnus'a ihtiyacınız olduğunu öğreniyorsunuz. bu sırada da ilk baştaki hayaletimsi büyücünün dünyanın diğer ucundan gelen psijic order'dan olduğunu öğreniyorsunuz, kendisi dünyanın eye of magnus'un gücüne hazır olmadığını ve felaketi ancak sizin engelleyebileceğinizi söylüyor. staff of magnus'u ararken, akademi başbüyücüsünün danışmanı high elf ancano eye of magnus'u ve akademiyi etrafa kapatıp gücünü çekmeye çalışıyor. siz önce akademinin çevresindeki winterhold şehrini koruyor, daha sonra da ancano'ya saldırıyorsunuz, ancak ancano ortamı yardırıp, başbüyücüyü öldürüyor ve gücü çekmeye devam ediyor. akademi büyücüleri, staff of magnus'u aramaya sizi yolluyorlar, en sonunda asayı bulup, geri dönüp, önce ancano'nun eye of magnus ile bağını kesiyor, sonra da kendisini eşek cennetine yolluyorsunuz. bundan sonra psijic order gelip, gözü dünya ona hazır olana kadar saklamak üzere alıyor ve sizi akademinin başbüyücüsü ilan ediyor.

iç savaş: görevler oldukça lineer. isterseniz imparatorluk, isterseniz stormcloak'lara katılıyor, kendinizi kanıtladıktan sonra teker teker karşı tarafın kalelerini basmaya başlıyorsunuz. arada bu baskınlardan önce bir iki görev yapıyorsunuz, düşman destek hattını yağmalamak, sahte emirler yazıp karşı tarafı yanıltmak, karşı taraftan savaş esirlerini kurtarmak gibi. bu esnada lejyoner iseniz whiterun'u savunuyor, stormcloak iseniz de saldırıyor ve ele geçiriyorsunuz. diğer bir görev de eski nord krallarının taktığı jagged crown'u bulmak. en sonunda son savaş sizi lejyoner iseniz windhelm'e, stormcloak iseniz solitude'a taşıyor.

windhelm'e saldırıyorsanız, duvarları aşıp kralların sarayına girdikten sonra jarl ulfric ile karşılaşıyorsunuz. kendisini yendikten sonra, ulfric, "daha efsanevi bir son olması" için son darbeyi sizin vurmanızı istiyor. ya siz, ya general tullius, ulfric'i öldürüyorsunuz neticesinde, ancak tullius'tan sonra en yüksek rütbeli nord subayı (legata) rikke, ulfric'e "ruhun talos ile olsun" diyor. windhelm'in dışında tullius askerlere bir konuşma yapıyor, rikke, nord halkının rahat rahat yaşaması için lejyonerlerin windhelm'den ne zaman çekileceklerini soruyor, tullius da "takılırız daha ya" diyor, rikke de "yedik bir bok ama dur bakalım" diye ayrılıyor.

solitude'a saldırıyorsanız, yine kale duvarlarını geçip, castle dour'a giriyorsunuz. arkanızdan ulfric ve galmar da geliyor. ulfric ile rikke uzun uzun atışıyor (kimin haklı olduğu üzerine) ve en son üçe iki savaşmaya başlıyorsunuz. rikke ölüyor, general tullius düştüğünde de ulfric bu hikayenin şarkısında yardımlarından dolayı zirvede senin olman gerek diye tullius'u öldürmeniz için kılıcını veriyor. yine tullius öldükten sonra ulfric ve galmar ile dışarı çıkıyorsunuz. ulfric, stormcloak askerleri ile konuşup, nord geleneklerine uygun olarak kendisini kral ilan etmediğini, buna jarl konseyinin karar vereceğini söylüyor. konuşmadan sonra ise, galmar ile ulfric kendi aralarında konuşuyor ve ulfric'in konseyden zaten kral ünvanını alacağını bildiğini, geleneklere uymak için krallığı şimdilik reddetmesinin politik bir manevra olduğunu öğreniyorsunuz.

dark brotherhood: windrun şehrinde gezinirken, veledin birinin dark brotherhood'u çağırmaya çalıştığını duyuyorsunuz. öğrendiğiniz kadarıyla dördüncü çağın başında dark brotherhood yok oldu ve hayatta kalan üyesi yok, varsa da bilinmiyor. çocuğun evine gittiğinizde sizden riften'deki yetimevinde kendisine kötü davranan yetimhane hemşiresini öldürmenizi istiyor (sizin dark brotherhood mensubu olduğunuzu düşünüyor.) hemşireyi öldürüp çocukla tekrar konuştuktan sonra üzerinde "biliyoruz" yazan bir mektup alıyorsunuz. bu mektubu aldıktan sonra ilk uykunuzda dark brotherhood sizi kaçırıyor. dark brotherhood'un lideri astrid, sizi sizle beraber kaçırdığı üç kişiden birini öldürmeye yöneltiyor. herhangi birini öldürdükten sonra loncaya giriyorsunuz.

bir iki görev sonunda, loncaya cyrodiil'den cicero isimli deli bir soytarı, night mother'ın ölüsü ile birlikte geliyor. siz de bu sırada loncanın eski dark brotherhood kurallarına uymadığını, kendi hallerinde takıldıklarını öğreniyorsunuz. astrid, cicero'dan şüphelenip sizi odasına yolluyor, odasında ise night mother sizinle konuşup, sizin listener (en yüksek kademe) olduğunuzu söylüyor ve kendisini çağıran birine yöneltiyor. bunun üzerine eski bir yıkıntıya gittiğinizde amaund motierre ile karşılaşıyorsunuz. amaund, sizden imparatoru (evet, tamriel'in reyizini) öldürmenizi istiyor. bu isteğini loncaya geri götürüyorsunuz ve bunun için hazırlıklar yapılmaya başlanıyor.

hazırlık çerçevesinde imparatoru skyrim'e getirmek için imparatorun kuzeninin solitude'daki düğününe sızıyor ve kendisini öldürüyorsunuz. karmaşadan sıyrılıp geri döndüğünüzde ise cicero'nun iyice sıyırıp, iki üç kişiyi yaralayıp kaçtığını öğreniyorsunuz. peşinden eski bir dark brotherhood üssüne gidiyor ve yakalıyorsunuz, kendisini öldürüp öldürmemek size kalıyor (daha önceden size verilen bir güç ile oblivion'dan lucien lachance'ın hayaletini çağırabiliyorsunuz. bu noktada yanınızda ise lucien, cicero'nun öldürülmesini night mother'ın istemediğini söylüyor.) netice-i kelam, kararı verdikten sonra üsse geri dönüyor ve imparatoru öldürme planı yapıyorsunuz. bunun için öncelikle ortalığı karıştırıyor, imparator'un elit koruma timinin liderinin (komutan maro) oğlunu öldürüyor ve oğlunun üzerine imparatora ilişkin suikastle ilgili belgeler yerleştiriyorsunuz. ortalık karışmışkene, imparator da skyrim'deyken, aksiyona başlıyorsunuz. öncelikle efsanevi ve kimsenin kimliğini bilmediği aşçı gurme'yi buluyor, öldürüyor ve yerine geçiyorsunuz. "gurme" olarak solitude'daki saraya sızıyor ve meşhur yahninizin içine oldukça zehirli bir bitki koydurtuyorsunuz. görevden önce astrid size nereden kaçacağınızı söylüyor. imparator yemeği yer yemez ölüyor, siz de tabanları yağlıyorsunuz. ancak astrid'in sizi yönlendirdiği yere gidince, imparatorluk korumaları etrafınızı sarıyor. komutan maro, dark brotherhood'dan birinin kendisiyle konuştuğunu (sonradan astrid olduğunu anlıyorsunuz), sizi teslim etme karşılığında imparatorluğun dark brotherhood'a dokunmayacağı sözünü verdiğini söylüyor, ancak oğlunu lonca öldürdüğü için sözünün arkasında durmayacağını da ekliyor. ölmeniz için sizi köprüde askerlerin arasında bırakıp gidiyor.

köprüden kurtulunca, üsse geri dönüp ortadaki keşmekeşi fark ediyorsunuz, her taraf yanıyor, çoğu lonca üyesi kılıçtan geçirilmiş. loncada bir tek redguard nazir ve çocuk vampir babette hayatta kalmış, onlarla birlikte kaçışırken night mother size sesleniyor, onun tabutunun içine girip kurtuluyorsunuz. daha sonra nazir sizi enkazdan çıkartıyor, ancak tam 'sanırım her şey bitti' dediğinde night mother size hala bir sözleşmenizin olduğunu söylüyor. imparatoru öldüreceksiniz yani, kaçışı yok. herkes dark brotherhood'un gerçekten sona erdiğini düşündüğü için korumaları az, önce opsiyonel olarak komutan maro'dan intikamınızı aldıktan sonra yüze yüze solitude açıklarındaki gemiye gidiyor ve imparatorun odasına giriyorsunuz. imparator sizi sakin karşılayıp, "kader kısmet, buraya kadarmış" diyor, ancak sizden, yaşlı bir adamın ölmeden önce son ricası olarak, kendisini öldürmek isteyen kişinin muhtemelen manipüle edildiğini ve onu öldürmenizi rica ediyor. daha sonra ise kendini bırakıyor (size saldırmıyor), imparatoru öldürüp gemiden kaçıyorsunuz. bundan sonrası size kalmış, amaund motierre ile konuşup işlediğiniz cinayet için ödülün nerede olduğunu öğrendikten sonra isterseniz onu da öldürebiliyorsunuz. neticesinde dark brotherhood eski ününe kavuşuyor, siz listener olarak loncanın başına geçiyorsunuz, dawnstar'daki terk edilmiş üsse taşınıyor ve thieves' guild'ın yardımı ile üssü geliştiriyorsunuz.

dark brotherhood alternatif son: en baştaki velede yardım ettikten sonra astrid sizi kaçırıyor ve üç kişiden birini öldürmenizi istiyor ya. bu noktada, üç kişi yerine astrid'e de dalabiliyorsunuz. astrid'i öldürürseniz, kendisinin dark brotherhood'un lideri olduğunu öğreniyorsunuz. bu bilgiyi bir muhafıza verdiğinizde, sizi komutan maro'ya yönlendiriyor. komutan maro, size dark brotherhood'un bütün cyrodiil'de yok edildiğini, hayatta kalan tek dark brotherhood üyelerinin skyrim'de olduğunu söylüyor. size loncanın üssünün şifresini verip, üssü basıp dark brotherhood'u sonsuza dek bitirmeniz emrini veriyor. bu yolla da dark brotherhood'u daha baştan yok edebiliyorsunuz.

geldik en keyifli hikayeye.

thieves' guild: riften'de brynjolf sizden ufak bir yardım istiyor: kendisi pazar alanında dikkatleri üzerine çekecek, bu sırada da siz tüccarların birini soyup, bir yüzük alıp, başka bir tüccarın kesesine atacaksınız. başarılı da olsanız, başarısız da olsanız brynjolf sizi riften'in lağımlarına, ragged flagon tavernasına çağırıyor. burada kendisinin thieves' guild mensubu olduğunu ve mercer frey ile birlikte loncayı yönettiklerini, ancak loncanın çok zor durumda olduğunu, hiç şanslı olmadıklarını söylüyor. "gelmişken el atalım" diyor ve loncaya yardım etmeye başlıyorsunuz. iki farklı olayın aynı gizemli şahsın başının altından çıktığını öğrendikten sonra, mercer frey sizi bu şahsı bulmaya yöneltiyor. bu şahsın karliah isimli bir dark elf olduğunu öğreniyorsunuz. mercer frey, bu ismi duyduğu zaman geriliyor ve size karliah'nın bir zamanlar çok iyi bir hırsız olduğunu, ancak para için eski lonca lideri galus'u öldürdüğünü, kendisini de öldürmeye çalıştığını ama ucuz kurtulduğunu söylüyor. mercer frey ile birlikte eski bir nord mezarlığına giriyor ve karliah ile karşılaşıyorsunuz. karliah sizi bir ok ile paralize ediyor, daha sonra mercer frey ile karşılıklı atışıyorlar. diyalogdan frey'in size baştan beri yalan söylediğini, kendisinin gallus'u öldürdüğünü, karliah'nın ise son anda kaçabildiğini öğreniyorsunuz. karliah, kapalı bir alanda yakın dövüş mesafesinde frey'e rakip olamayacağını söylüyor ve kaçıyor. frey ise size dönüp, "tarih yine tekerrür etti." diyor ve size kılıcını saplıyor.

dışarıda karliah tarafından uyandırılıyor ve iyileştiriliyorsunuz. karliah, size mercer frey'in nereye gittiğini bilmediğini, ancak gallus'u neden öldürdüğünü çözebilirseniz bunu da bulabileceğinizi söylüyor. gallus'un günlüğünü size verince bunun eski falmer (kar elfi) dilinde yazılı olduğunu fark ediyorsunuz. dili bilen tek büyücünün markath'ta kulesini basıyor ve çalışmalarını çalıyor, günlüğü bunların yardımıyla çevirttiriyorsunuz. gallus'un, efsanevi bir falmer heykelinin yerini keşfettiğini öğreniyorsunuz. falmer'lar, nord'lar tarafından yer altına sürülmeden önce görünüş olarak çok daha farklıymış, bu büyük heykel de eskiden neye benzediklerinin tek sembolüymüş, heykelin gözlerindeki elmaslar ise paha biçilmezmiş. bu noktada aynı zamanda karliah, frey'in skeleton key isimli her kapıyı açabilen kutsal bir anahtarı da çaldığını söylüyor ve size asıl derdini anlatıyor.

karliah, frey ve gallus, loncanın içinde nightingale isimli bir tarikata üye. bu tarikatın görevi, karanlık, gece ve şansın daedra prensi olan nocturnal'ın tapınağını korumak. karliah, size yeteneğin başarınızda bir faktör olduğunu, ancak şansın her zaman yardımı olduğunu söylüyor, loncanın son zamanlardaki başarısızlıklarının da frey'in skeleton key'i tapınaktan çalmasıyla nocturnal ile skyrim'in bağlarının koptuğunu, bu yüzden şansın hiç bir zaman hırsızların yanında olmadığını belirtiyor. skeleton key'in sadece bir kilit açıcı değil, insan zihnindeki engelleri de kaldırdığını ve sahibine kontrol edilemeyecek bir güç verdiğini söylüyor. sizi ve brynjolf'u, frey ve gallus'un yerine nightingale tarikatına üye yapıyor. oyundaki en efsane gözüken zırhı aldıktan sonra, frey'in ve falmer heykeli zindanının peşine düşüyorsunuz. indiana jones filmlerini andıran bir kapışmayla frey'i öldürüyor ve ucu ucuna kafanıza yıkılan falmer zindanından kaçıyorsunuz. iskelet anahtarı nocturnal'ın tapınağına geri götürüp, nocturnal'a olan borcunuzu ödüyor ve şansın tekrar hırsızların yanında olmasını sağlıyorsunuz.

daha bitmedi. bu ana görevin bir yarısı. görevin ikinci yarısı oldukça çok zaman alıyor. lonca başkanı olsanız bile "akıllı ol, aklını alırım" tavrı atan vex ile james bond aksanlı delvin'den para kazanmak için arada görevler alabiliyorsunuz. bu görevler sabit, beş şehirden birinde bir ev soymanız, zengin birini soymanız, sahte delil yerleştirmeniz vs. isteniyor (radiant quest deniyor buna skyrim'de, sürekli alabiliyorsunuz sadece hedef değişiyor ve bir miktar altın alıyorsunuz) riften dışında görev aldığınız şehirler windhelm, whiterun, markath ve solitude. bu şehirlerden birinde beş görev yaparsanız, o şehirle ilgili özel bir göreve çıkıyor ve hırsızlar loncasının şehirdeki varlığını, sizden bu özel görevi isteyen prestijli kişi aracılığıyla temin ediyorsunuz. bu görevler, whiterun'da prestijli bir klanın idam edilmek üzere olan bir ferdini, jarl'ın sarayından emirleri çalıp, ismini değiştirmek; markath'ta yine ünlü bir tüccara gelmesi gereken gümüş sevkiyatının peşine düşüp, sevkiyata el koyan hırsızlardan malı geri almak; solitude'da ünlü bir tüccara kazık atan bir gemi tüccarının gemisine illegal madde yerleştirmek; ve windhelm'de hırsızlar loncasına rakip olmaya çalışan bir high elf serseri grubunun, prestijli bir windhelm vatandaşının kızını öldürüp kolyesini çaldığını öğrenip, kolyeyi geri almak ve high elf'leri yok etmek.

bu dört özel görevi de yaptıktan sonra lonca başkanı oluyorsunuz (ve achievement'ı alıyorsunuz), her özel görev sonunda ragged flagon tavernasına bir tüccar daha geliyor.

eyyorlamam bu kadar. ana hikayeyi de yazmak istedim, ama "bleakreach" kelimesi gözümün önüne geldiği anda midem sıkışmaya başladığı için cesaret edemedim.

--- spoiler ---

devamını okuyayım »
10.12.2011 23:39