yassayf

  • 289
  • 3
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

metrobüste yaşanan dumur olaylar

iki çingene ve bir tane de sıradan bayan vatandaşın kavgasına tanıklık etmek.

sıradan başı açık bayanın yanında bir de ufak erkek çocuğu vardı. bense metrobüsün ön kısmının sağ tarafındaki favorim olan tekli koltuklarımın en sonuncusuna konuşlanmışım, evime doğru yol alıyorum.

kavganın nasıl çıktığını hiç anlayamadım. metrobüsün şoför bölümünde yaşanıyor olay.

bir bağrışmalar bir yüksek sesle söylenen hakaretler...

tekli koltuğumda rahat rahat giderken çok ciddi bir husursuzluk kapladı içimi. insanların boktan sebepler yüzünden birbirlerine bu kadar pis hakaret etmeleri, üstelik onların yaşını başına almış kişiler olması, beni insanlığımdan utandırdı.

gerçi sıradan vatandaş ağzını açmadı pek. onun ağzından kötü söz çıkmadı. çingenenin çenesiyle de yarışılmaz ama. haklıyken seni haksız duruma getirir. çingenelerden biri kadına ''orospu orospu'' diye bağırdı avaz avaz. kadının yanında da çocuğu var. anlayacağınız berbat bir durum.

toplum içerisinde sözle veya fiziksel olarak kavga etmek bir insanın yaşayabileceği en rezalet olaydır zaten.

içimden çocuklu kadının tartışmayı uzatmayıp inmesi gerektiğini söylüyorum, çingeneden kaçacaksın çünkü. belki kadın gurur yaptı, ben inmem onlar insin diye. üstüne bir de ''sizin metrobüse binmeye hakkınız yok dedi.'' çingenelere. sinirden o da saçmalamaya başladı yani. herkesin toplu taşıma araçlarını kullanmaya hakkı vardır ve olacaktır.

kavganın ortalarına doğru adrenalinim yükseldi, oturduğum tekli koltuğumdan kalkmak istedim , hem kavgayı daha net olarak görebilmek hem de yanımdaki kıza yermek için, o zamana kadar aklım neredeyse artık. kız paso yanımda dikildi yol boyunca. kavga vesile olacak yer vermeme işe bak. koltuğumdan kalkmamak için yaptığım uyumuş numarası bozuldu münakaşa yüzünden ondan dolayı yer verme ihtiyacı hissettim belki de.

tam kalktım. sözlü atışmalar devam ediyor. bir ara çingenelerden birinin ''soktururum sana'' lakırdısını duydum. neyi sokturacağını anlamadım ama.

şoför zibidisi de nihayet bir tuşa basmış olmalı önündeki tezgahtan. durduğumuz durakta güvenlik görevlileri metrobüse intikal ettiler, çocuklu bayanı dışarıya çıkarttılar çingeneler benimle kaldı. camdan dışarıya baktığımda küçük çocuğu hüngür hüngür ağlarken buldum, annesi teselli etmeye çalışıyordu onu. çocuk ağlayana kadar, tartışma bu kadar uzayacağına ben hala kadının çok önceden inip başka bir metrobüse binmesi gerektiğini düşünüyordum. tecrübe kazandı ama kadın, bir daha çingene çıkarsa karşısına, hiçbir şey demeden ortamdan toz olması gerektiğini anladı.

sonuç:

yer verdiğim kız, kalktığım koltuğa oturmadı. o da bir iki durak sonra inecekmiş. orta yaşlı birine nasip oldu.

çingeneler hayatlarına devam etmektedir ve her gittiği ortamda işgüzarlıklarına da. onlar hiçbir zaman düzelmezler. kavganın detayını bilmiyorum ama bence haksızlardı.

çocuklu kadın, eve gittiğinde olayı tüm gördüğüne anlatmış olup destek beklemiştir. çocuğu da olayı yavaş yavaş unutur canım, bir şey olmaz. psikolojik tedaviye gerek yok.

şoför, metrobüsü kullanmaya devam ediyor. oturduğu yerden para kazanıyor. bazen sıra dışı olaylar yaşasa da, mesleğine aşık o.

bense bir ara kendimi çocuğun yerine koyarak üzüldüm, daha sonra haneme doğru yol aldım.

not: metrobüsün içinde sigara içen adamla yolculuk yapmak ise başka yaşadığım bir dumur olaydır. neyse, o bu kadar kapsamlı değil, özetlemek gerekirse, akli dengesi yerinde olmayan kel,cüsseli bir adam sigarasını metrobüs içinde tüttürmektedir, kimsenin ağzını açmaması da en komik olanıdır. deli herifle aynı durakta indik bu da ayrı bir ayrıntı.

edit: direk zamanın ötesine gitti, çingeneler her yerde belli ediyor kendini yahu...

devamını okuyayım »