yeter atmayin aq

  • azimli
  • kofti anarşist (172)
  • 1576
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 ay önce

beşiktaş

ayarlara devam eden kulübüm. başkanından yöneticisine , oyuncusundan taraftarına ne kadar gurur duysak az bu takımla. sıradaki ayarımızda erdal torunoğulları başrolde;

“6 ay önce tolgay’ın babasıyla bir temasım oldu. hatta oyuncunun bir maçını izlemiştik. ancak o dönemde sarfettiği, ‘oğlumun yurt dışında forma giymesini istemiyorum’ sözlerinin ardından görüşmeleri sonlandırdım. ancak yaklaşık 40 gün önce kendisi, menajerler aracılığıyla bize önerildi. futbolcunun menajeriyle bir araya geldim. bana, ‘türkiye’ye gelmeye hazırız’ dedi. bu gelişmeden sonra hamburg’un kamp yaptığı dubai’ye gittim. tolgay’la yaptığım görüşmede, kendisini transfer etmek istediğimizi söyledim. o da bana, ‘beşiktaş’ta oynayan birçok arkadaşım var. almanya kariyerimi sonlandırıp türkiye’ye gelmek istiyorum. anlaşırsak neden olmasın’ dedi ve ailesiyle görüşmesinin ardından anlaşmaya vardık.”

“tolgay’ın takımı, dubai’de bir hazırlık maçına çıkacaktı. ondan bu maçta sakatlık ihtimaline karşı oynamamasını istedim. oynamadı. ardından hamburg’ta kendisiyle buluştuk. forma numarasına kadar konuştuk. kendisine frankfurt ve arsenal’den teklif olmasına rağmen, ‘ben beşiktaş’a geleceğim’ dedi.

kendisinin ardından kulübüyle de anlaşmaya vardık. ancak buna rağmen trabzon kafilesinin hamburg’a gittiğini öğrendim. haberi aldıktan sonra tolgay’la görüştüm. ‘ağabey, benim sözüm geçerli. ama trabzonspor başkanı burada. kendisiyle görüşeyim mi?’ diye sordu. ben de tabii ki dedim. nezaketen bir görüşme yapabilirsin.”

“trabzon başkanı, fotoğraf çektirmek istemiş, çocuk nezaketen kabul etmiş. oyuncu forma tutmadı ya da imza atmadı. kendisine çok yüksek rakamlar önermişler. bunun ardından gece beni aradı, ‘ağabey, lütfen hamburg’a gel, kafam çok karışık’ dedi. imza atmadığını öğrenince sabah saatlerinde almanya’ya gittim. beni havalimanından aldı ve otelde kendisiyle konuştuk. trabzon tarafının teklifini bana göstererek, ‘sen olsan ne yaparsın ağabey’ sorusunu yöneltti. bizim teklifimizin çok üzerinde bir rakama ek olarak kendisine imza parası da önerilmişti. ben de, mali olarak trabzonspor’un teklifinin daha iyi olduğunu belirttim ve kendisine, ‘kariyer mi, para mı?’ sorusunu yönelttim. ‘eğer paraysa trabzon’a gideceksin’ dedim. teklifimizde artışa gitmeyeceğimizi söyledim.”

“bu görüşme sırasında yanımızda olan menajeri, ‘onların başkanları da burada’ sözlerini sarf edince müdahale ettim, ‘beşiktaş başkanı, bir futbolcunun ayağına gitmez. sana en büyük hediyeyi beşiktaş formasını vermekle yaptı’ cevabını verdim. ailesiyle konuyu konuşup karar vermesi isteğinde bulundum. sonra beni aradı ve beşiktaş’a gelmek istediğini belirtti. ben de trabzon başkanı, yöneticileri ve ceo’su’na da kararını bildir dedim. o da gitti, söyledi. orada bir takım tatsız olaylar yaşanmış ama beni fazla zorlamasınlar! ardından imzaları attık, fotoğraf çektirdik ve istanbul’a geldik. biz imzayı attırdıktan sonra fotoğraf çektirdik. beşiktaş ciddi bir kulüptür.”

devamını okuyayım »
30.01.2015 11:51