yosun amca

  • prezentabl (599)
  • 978
  • 48
  • 11
  • 2
  • bugün

muharrem ince ve danışmanlarına duyurular

potenthreat isimli, oldukça duyarlı bir çaylak yazarın tavsiyeleri ki kanımca bir çoğu muharrem ince'nin %50+1'i yakalaması adına fazlasıyla dikkat etmesi gereken noktalar:

sayın muharrem ince ve danışmanları,
umarım bu yazım sizlere bir şekilde ulaşır!
sizinle bazı tespitlerimi paylaşmak istedim çünkü koyu ak-partili bir arkadaş grubum ve çevrem var. bilmenizi isterim ki yaptığım birçok tartışmada bu insanların geçmişe dönme gibi bir korkularının var olduğunu ve bu korkuların onları ne olursa olsun rte'den vazgeçirmediğini gördüm. peki nedir bu korkular ve bu korkuları önleyeceğini düşündüğüm tedbirler?

1-) bu insanların en çok inandığı ve gerçek bilgi kaynağı olarak kabullendiği şey dindir ve dine karşı olan her düşünceye hemen kulaklarını kapatıyorlar. dine aykırı bir ihtimali düşünmek dahi istemiyorlar. neden mi? çünkü din bu kimseler için adeta var oluş sebebidir. öyle ki kendiler bu realitenin haricinde bir yaşam tasavvur edemezler. ettikleri taktirde bugüne kadar inandıkları ve uğruna yaşadıkları her şeyin boşa çıkma ihtimalini kabul etmek zorunda kalacaklardır. bu boşluğu kaldıracak kadar güçlü görmemektedirler kendilerini.

yani 1-) dine karşı olacak her söylemden, dolaylı olsalar dahi uzak durun lütfen.

2-) bir ekşi sözlük yazarının bir entry'sinde de bahsettiği gibi: bir kitleyi kendi saffınıza çekmek istiyorsanız eğer; önce onları bulundukları gruptan ayırın yani onlara “kararsız” muamelesi yapın (özgür iradeye sahip olduklarını hissettirin) ve pişmanlık hissi yaratmayın ya da yaptıklarından dolayı utanç duymaya zorlamayın. burada vurgulanmak istenen şöyle ki: siz meydanlarda “ak-partili kardeşlerim” derseniz, onların zaten ak-partili olduğunu ve sizden olmadığını vurgulamış olursunuz ve ardından ak-partiyi kötülerseniz bu insanları ak-partiye daha sıkı bağlarsınız çünkü hiçbir insan yaptığı seçimin yanlış olduğunu görmek veya bundan pişman olmak istemez. hata bu inadındaki ısrarcı tutumunda çoğu zaman bilinçaltı faktörler de rol oynamaktadır. bu faktörlerle savaşmak için uygulanması gereken en iyi metot, örneğin "geçmişte güzel vaatleri için ak-partiye oy vermiş, bu ülke ve yeni nesiller için daima güzel bir gelecek hayal eden kardeşlerim! şimdi hayalini kurduğunuz o güzel ülkeyi sizlere yaşatmam için bana fırsat verin. zamanında onlar size güzel bir türkiye vaat etmişlerdi. sizse bundan dolayı desteklediniz ama artık yeni vaatleri yok, yoruldular. ben size hayalini kurduğunuz ülkeyi vaat ediyorum, yeni ve daha dinamik!”

yani 2-)” ak-partili kardeşlerim” demeyin çünkü onlar şu an kararsız seçmenler ve ak-partiyi kötüleyerek onların geçmiş seçimlerinden ötürü pişmanlık duymasına engel olun. sadece değişimin gerekli olduğunu; onları ve sevdikleri kişiyi incitmeden ince ince sezdirin.

3-) zamanında yapılan inkılaplar (devrimler) onların iyiliği için bile olsa (şeyh isyanlarının bastırılması, geleneksel toplum algılarının modern zamana uygun bir şekilde değiştirilmeye çalışması vs.) bu insanlar bunu dine karşı yapılan eylemler olarak hissetmiş ve chp’ye karşı bir tavır takınmaya başlamışlardır. söz konusu tavır da siyasal islam tarafından körüklenmiştir nitekim. bundan dolayı chp ile yan yana gelen ne varsa, doğru dahi olsa, kendilerinin nezdinde “dine karşı” bir tavırdır. başlattığınız “sen ben değil biz olalım” anlayışı gayet güzel bir anlayış. bu anlayıştan taviz vermeden önce, chp kimliğinizi bir kenara koyun. demek istediğim: size gelen sorular ve saire ne varsa şunu daha sık belirtin “ben 80 milyonun cumhurbaşkanı olacağım, bana halkı ilgilendiren soruları sorun lütfen” ve chp veya millet ittifakı hakkında yorum yapmaktan olabildiğince kaçının. bundan dolayı söylemlerinizde “bizli” ifadelere yer vermeyin. yer vermeyin ki sizi: chp veya kemal kılıçdaroğlu ile özleştiremesinler. aksi halde her bir “biz” ifadesi ak parti savunucularına bir koz vermiş olacak. şu da belirtilmelidir ki chp seçmeni için tek ve en iyi alternatif sizsiniz. chp kimliğinden bahsetmemeniz, bizi sizden vazgeçirmeyecek aksine tartışmalarda sizi savunabilmek için bize ciddi bir imkan sağlayacak.

yani 3-) “millet ittifakı” ve “chp” kimliğinden uzak durunuz. “sen ben yok biz olacağız” mottosunu sürekli vurgulayın.

4-) kararsız seçmen; koalisyonlardan ve meclisteki milletvekillerinin bir noktada birleşemeyeceğinden korkuyor. bu yüzden seçildikten sonra bu durumun gerçekleşmeyeceğinin onlara garantisini verin. mesela, “kurtuluş savaşını hatırlayın! konu: milletin, ülkenin ve yeni nesillerin geleceğiydi. peki, o zamanların sağcısı-solcusu, alevisi-sünlisi, kadını-erkeği, yaşlısı-genci, kürt’ü-türk’ü gelecek için, yeni nesillerin refahı için birlikte aynı cephede savaşmadılar mı? şu anda içinde bulunduğumuz durum da bundan farklı değildir. siz hiç merak etmeyin! ak-partili milletvekili de chpli milletvekili de hdpli milletvekili de hepsi bu ülkenin, bu milletin evladı. konu ülkenin ve yeni nesillerin geleceği ve bu milletin refahı oldu mu, bu evlatların hepsi birlik olmasını bilir. benim hepsine bu konuda güvenim tam.” benzeri birlik ifadelerini vurgulayın. bunu yaparken ayrıca: hep birlikte düzenlediğiniz dış borçlar kanunlarından bahsedebilirsiniz.

yani 4-) halkın olası bir koalisyonun veya uzlaşamamanın yaratacağı kaos ihtimaline karşı korku duymalarına engel olun.

5-) kararsız seçmenin bir başka korktuğu konu da: yandaşın bir yerlere gelmesi, işin ehlinin ise açıkta kalması. bu yüzden konuşmalarınızda değindiğiniz liyakat sisteminin üzerine gidin. her işi, layık olana yaptırmanın gerekliliğini vurgulayın. her fırsatta sözlü mülakatların kalkacağını hatırlatın. “yeteneğin varsa ve o işi hak ediyorsan kim olursan ol o işi alacaksın” gibi halkın nabzına uygun cümleler kurun. cumhurbaşkanının her konuda bilgisi olması gerektiğini ama her işe karışmaması gerektiğini, işlerin tıkandığı durumda “80 milyonun cumhurbaşkanı” olarak karar vermesi gerektiğini belirtin.

6-) kararsız seçmenin bir korkusu da: iktidara kim gelirse, kendi yandaşının cebini dolduracağını düşünmesi. bunu çözecek sistemler üretin, gerekirse cumhurbaşkanı olan kişinin ve ailesinin mal varlığının herkes tarafından öğrenilebileceği imkanını sunan bir yasa üzerinde çalıştığınızı belirtin. “çalışan, emek veren kazanacak” deyin. “eğer benim yandaşları kayırdığımı düşünürseniz, beni dava edebilecek ve denetleyebileceksiniz” deyin.

devamını okuyayım »
11.06.2018 22:09