yrgnsknthm

  • 232
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

ankara pavyonları

şimdi bunca zaman geçmiş, 10 sene olmuş. ben 3. entryi yazıyorum. rağbet yok demekki fazla. güzel bu, evet. olmasın da zaten.

ankara'yı çok iyi bilmiyorum. kaldığım süre zaten 1 sene. nedir dersen sakarya derim, kızılay derim, tunalı derim. araya çaktırmadan bir maltepe sokuştururum, baktım sen de uğramışsın oralara, kıpır kıpırsın, birkaç pavyon adı saymaya çalışıyorsun benden sonra, tiksinirim senden. hemen pavyona gittim, karı düşürdüm, bedava verdi, hep gel erkeğim dedi geyiklerine girecek gibi duruyorsun. sevmedim seni. senin üzerinden anlatmayı düşünüyordum konuyu ama olmadı, olamadı. tek başıma devam edeyim.

tam mekanını bilmiyorum arkadaşlar. taksiyle gittim çünkü hep. maltepe civarı diyorlar, doğrudur diyorum. kızılaydan hangi taksiye binerseniz sizi götürürler zaten ama önce ben bir anlatayım, siz ondan sonra gidin.

öncelikle ankara'da ya da herhangi bir memlekette en azından bir garson bile olsa, tanıdığınız olmadan böyle yerlere gitmeyin. ya da bana ne lan? öğreten adam mıyım ben allasen? ben tanıdık sıkıştırdım araya gittim. çok merak ediyosanız siz de gidin. gidemeyecekler için devam edeyim o zaman. (çok çeliştim bu gece, oh bebek..)

pavyon hep bildiğiniz pavyon işte. karı kaldırmanın imkansıza yaklaştığı (tamam hadi, sen çok yakışıklısın. senin için bir epsilon fark bırakalım imkansızdan. sonra hep beraber sonsuza varırız), fiyatların bistroların fiyatlarını geçtiği, ortalama barları ağlattığı, garsonlarının kerizi daha kapıdan girerken anladığı, bayan içkisi'nin 40-50 lira olduğu, hesapta yüzde seksene varan indirimlerin yapılabildiği yerler. bunlardan uzun uzun bahsetmeye gerek yok. ortalama pavyonlardan bahsetmiyoruz. ankara pavyonlarından bahsedelim haydin.

ankara pavyonlarında beni ilk ve en çok şaşırtan şey seçtiğin konsomatris bayanla, sahnede 2 şarkı eşliğinde ankara havası oynamak için önce bir bayan içkisi kadar ücret ödemek, ardından yaklaşık hafta içi 30 dakika, hafta sonu 1 saat beklemen gerekmesiydi. ben ilk duyduğumda dalga geçtiklerini sandım ama baktım ki benden başka gülen yok, herkes işe aşina ve daha da kötüsü ben hariç herkes sıraya girmiş; her zamanki "abi ameliyat yerim ağrıyo, oynayamam ben" mazeretimi öne sürdüm ve izlemeye başladım. garip, gerçekten garip.. mesai saatinde birbirlerine 20 kuruşluk çayı itelemeye çalışan adamlar, gece olunca kurtadam oluyor, cömertadam oluyor, hepsi sıraya giriyor toplamda 5 dakika oynayabilmek için. 3-4 şarkı art arda oynayan adam o gece oranın şahı oluyor, kralı oluyor. eğer aramızdan biriyse 1 hafta ondan bahsediliyor. bahsedilen pezevenk de erken terfi almış gibi kabarıyor. insan gittikçe alışıyor bu duruma. oynamasan da misal osman abinin oynamasıyla eğlenilebiliyor falan...

benim için bundan daha az şaşırtıcı olanıysa, ki elbette görecelidir, ankara havalarını layığıyla oynayabilen, çat pat türkçe konuşabilen ruslardır. artık parası mı iyidir, oyun havasına mı vurulmuşlar bilemem ama bana garip gelmişti.

şimdi entrynin sonlarına doğru gelirken meraklanıp gitmeniz ihtimaline karşı tekrar uyarmak istiyorum sizleri. benim gittiğim farklı mekanlara en azından şef garsonu, genelde mekan sahibini tanıdığımız için gidiyorduk. zaten olay da sahneye çıkıp oynamakta. normalde merak edilecek birşey yok ama böyle sosyal gözlem yapayım, fotoğraf çekeyim, kameraya çekeyim gibi düşüncelere kapılmayın derim ben.

bir de telebar olayı var ki ankara'da, o apayrı birşey. yeğenlerim okuyor burayı, az kaldı nikimi öğrenmelerine. herşeyi yazmak istemiyorum. belki başlığa birşeyler yazılırsa devam ederim.

bu arada yutup'a ankara pavyonları yazıp da aradığını bulamamışlar için gelsin bunlar da:

(bkz: kara mehtap)
(bkz: bülent gökçe)
(bkz: ali direk)

today s trivia: sahnede oynayan bayanların gecede 300-400 lira, gece 12'den sonra çalmaya başlayan tanıdık simalarınsa gecede 1000 lira kazandığını biliyor muydunuz?
(lan o kadar özendiydim saruman'ın bu trivia olayına... verdiğim bilgiye bak şimdi. olmayınca olmuyo aga.)

devamını okuyayım »
04.03.2009 02:57