zeus faber masumdur

  • 2207
  • 55
  • 8
  • 3
  • bugün

ipod mini

aldığımız yeni araba yanında hediye olarak gelmişti bu arkadaş. pembe bir ipod mini. o vakitler açıkçası teknolojiye meraklı ama parası az olan, kasayı açıp remlerle oynayan bir liseli yeni bitirimdim. böyle bir hediyenin gelmesi bende inanılmaz heyecanlar yarattı. her şekliyle kullanmayı öğrendim ve sürekli onunla beraber vakit geçirdim. o aralar öss diye bir şeyler vardı ona çalışıyordum. bana az yoldaşlık yapmadı. o aralar tabi sadece össye çalışmıyordum haytalık ve serserilik yapıyordum bolca işte o vakitler tüm maceralarımda yine yanımdaydı. sonra bir gün okuldaki bilgisayarlardan birisine format atmam rica edildi müdüriyetten gittim baktım ettim. bir kaç da program kurayım dedim, bizim mini'nin içinde gezdirdiğim programları yükleyim diye bağladım. o da ne bir baktım ateş gibi olmuş yanmış benim makine. okulun bilgisayarın usb çıkışında sıkıntı varmış. ve o gün bozuldu.

o kadar mutsuzdum ki. o kadar kötü hissediyordum ki kendimi... yeni bir mp3 çalar alana kadar gerçekten hiç iyi olmadım. yeni bir mp3 çalar almadan önce tabi ki bu pembe yavruyu tamire yolladık, olmaz çalışmaz bunun bataryası yanış diyip geri yolladılar. sonra kendim baya uğraştım açılsın çalışsın diye ama ... ama.. olmadı.

sonra philips renkli ekran go gear 8mb aldık bir tane bana. zaten artık son seneme başlayacaktım lisede. benim en hayta ve güya çalışmam gereken yıl. neyse go gearda güzel bir yoldaş oldu bana.

derken yıllar geçti. go gear da eskidi. bir sıkıntılar oldu vs derken kullanamadım onuda. zaten o aralar üniversite de hazırlıktan atılıp okulla ilişiğimin kesildiği yıldı. derken vakit bir hayli geçti geçti geçti ve günümüz oldu. 2014 yani.

bu yıl bilgisayarıma (ki kendisi de 7 yıllıktı ve işletim sistemi konusunda ketum bir insan olan ben vistayı kullanıyordum kendisinde, maşallahı da vardı canavar gibi makineydi, ama yine de yaşlanmıştı.) millet ne kadar sıkıştırıp durusa da windows 8 kurmak istemiyordum. yeni bilgisayar almakta bir ihtiyaç olmuştu. ancak ben inatla win8 istemiyordum. geriye linux ve benzerleri kalıyordu ama şu noktada onalra vakit harcayamazdım alışmak ve öğrenmek için. bende kararımı verdim, bir mac pro aldım. çok güzel uyumlu bir makine hemen birbirimize alıştık kaynaştık ve her gün birlilteyiz. emektar toshibam ise anneme facebookta oyun oynaması için üstün performanslarını sergiliyor.

neyse işte ben bu akşam çekmecelerimi kurcalarken eski pembiş arkadaş ve kablosuyla karşılaştık. her karşılaşamamda olduğu gibi ilk başta bir iki düğmesine bastım. tepki vermedi. bende tuttum bunu sevgili mac'ime bağladım. bir heyecanlandı "kabloyu çekme" dedi bana. peki dedim. sonra o ara biraz yine düğmelerine bastım ettim. çok bir tepki vermedi. şarjdan çıkardım. açmaya çalıştım ve tataa açıldı :)

ilk mutluluk anım buydu.

şarkıları açtım oynatsın diye. ama ah işte yıkıldım orda oynatmadı şarkıları. neyse sonra saatine falan bakayım düzelteyim dedim. bir de baktım ki saniyesine kadar günümüz saatini tutuyor, takvim doğru. dedim vay kerata.

sonra bir itunes'tan kurcalayayım seni. açtım iyunes'u onuda kitlemiş pezevenk pembiş. neyse kapattım tekrar açtım falan. fark ettim ki formatı windows. hım dedim bir düşündüm... ve geri yükleyeyim bakayım şunu hala yazılımını bulabilecek mi falan. derken hop hop hop. fabrika ayarlarına döndü. tabi bende bir heyecan hemen bir şarkı attım, play düğmesine bastım. ve evet o mutlu an çalışıyor çalışıyor çalışıyor...

deli gibi dinliyorum çok mutluyum. iyi ki geri döndün hayatıma.

nano mano hiç birisi bu pembişin tadını veremez.

devamını okuyayım »
29.11.2014 20:05