zipirinsan

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (507)
  • 5824
  • 8
  • 4
  • 0
  • 4 gün önce

genç evlilerdeki olağanüstü kıroluk

olm facebook'a gerdek yatağının fotoğrafını yükleyen gördüm. üstüme gelmeyin. çok doluyum.

şimdi şöyle bi durum var, kıroluksa kıroluk, bazı şeylerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. elbette ki facebook'a gelin fotoğrafı da, düğün fotoğrafı da, nişan fotosu da yüklenir. check-in de yapılır, bunlar adım adım paylaşılır da. siz nasıl insanlarsınız, nerede yaşıyorsunuz tam çözemedim, hepiniz sanırım mantar gibi yerden türediniz, hiçbiriniz facebook'a amcaoğlunu, hala kızını, teyzesinin damadını filan eklememiş insanlarsınız. ulan annemin dayımın falan bile facebook'u var lan. bu insanların, özel bir günden, düğünden nişandan bayramdan sonra telefon edip ilk söyledikleri şey: "facebook'a yükle fotoğrafları da bakalım" oluyor. arkadaşları saymıyorum. onlar bazen daha hevesli. yani bazı şeyleri anlamıyorsunuz. iki ay önce benim kedim doğum yaptı. iki tane minik sıpamız var. milyon tane fotoğraflarını çektim, her yerde de paylaştım. çocuğum olsa kimbilir ne görgüsüzlükler yapıcam. rahatsız olan, sevincimi, mutluluğumu yahut üzüntümü paylaşmayan da siktirsin gitsin o zaman facebook'umdan. bu açıdan evli çiftlerin "görgüsüzlük" olarak adlandırılan tüm o foto paylaşımı manyaklığını anlıyorum. bazılarını kendim de yapabilirim diyorum. ancak her şeyin de bi şeyi var lan.

yani her şey yapılır pampa. ama abartmayın arkadaş. gerdek yatağı bir nedir? mal mısınız olm siz az sonra sikişeceğiniz yatağın fotosunu paylaşıyorsunuz? koy arkadaş bebeğinin zibilyon tane fotoğrafını koy. çirkin de olsa, eciş bücüş de olsa, bebekler melektir, severim ve sevimli de bulurum. senin sevincini paylaşırım. dediğim gibi, kedim doğurdu da ben kendimden geçtim, kendi çocuğum olsa kimbilir neler yaparım, ama artık çocuğun amdan çıktığı anı da facebook'a koymayın reca ederim. ya da çocuğun çıplak fotoğraflarını yüklemeyin. sizin yok mu amk hiç donlu, pipili kukulu bebeklik fotoğraflarınız? var amk var. hepinizin var işte bebekken itiraf edin. ve hepiniz de bu fotoğrafların x'e y'ye gösterildiği zamanlarda yerin dibine girmiş, bunu engellemeye çalışmıştınız. hatırladınız mı? e senin o bebeğin, tüm facebook ahalisine tenasül uzuvlarının gösterilmesinden hoşlanır mı amk? burda "el kadar bebenin şeyinden tahrik olan yobaz" diyeceklere ayrıca kafam girsin, mesele benim rahatsızlığım değil, o çocuk büyüdüğünde bundan rahatsız olacak. yoksa klasik ebeveyn içgüdüsü işte "hanimiş de benim oğlumun büllüğü" gibi. anlıyorum bunu. ama umarım bunu yapmayız kendi adıma konuşacak olursam. sanırım recep de yapmaz. onu geçtim, daha lohusa halindesin, memeler inek memesi gibi iki yana yayılmış ağzın burnun kayık yatarken fotoğrafın çekilip paylaşılıyor. bundan hiç mi rahatsızlık duymuyorsun yani? olm bari kadının memelerinin üstüne kadar bi pike, battaniye falan örtün de öyle çekin bari. şimdiye kadar doğum yapıp da iğrenç memeli bir lohusa fotosu olmayan görmedim. ve hepsi doğumdan yaklaşık bir ay sonra o fotoyu bulup sildi. geride sadece bende yarattıkları travma kaldı.

bakın bunlar beni neden rahatsız ediyor? çünkü ben başkaları adına utanan bir insanım. sizin yerinize utanıp kendimi kötü hissediyorum. kendinize bunu yapmaya hakkınız yok amk. dünyada hiç kimseyle özdeşleşemem ki o memeli lohusa kadının sonra o fotolara baktığında hissedecekleriyle özdeşleşeceğim kadar. doğurdum mu? doğurmadım. başıma böyle bir şey geldi mi? (iğrenç memeli foto gibi) gelmedi. ama özdeşleşiyorum. o bebelerin sonra o büllüklü fotolardan utanacağını biliyorum. o gerdek yataklı fotoyu görünce, sizin adınıza utanıyorum.

koy arkadaş, evini yerleştirirken "bu benim yeni evim" diyerek bütün evinin fotosunu çek. bakarım ve beğenirim. ama düğün gecesi o yatağın fotosunu koyma. aslında ben yeteri kadar terbiyesiz olsam, aklıma gelmedi değil, o fotonun altına akon ve lonely island'ın "i just had sex" videosunu koyardım. böyle malzeme vermeyin insanlara.

şimdi "görgüsüzlük ve kıroluk" dediğin çoğu şeyi, evlenmeyi düşündüğünüzde yapacaksınız. ben bile, daha ciddi bir adım atmamış olmamıza rağmen, kendimi o zamanında kınadığım çoğu şeyi düşünür ve yaparken buluyorum. bu evli olmayı, yahut yeni eşyalarını, eşinden daha çok sevdiğin anlamına gelmiyor. kendi adıma, çok minimalist isteklerim var, ve hem kendi ailemi, hem de sevgilimi bazen frenlemek zorunda kalıyorum. ne gerek var nişana, ne gerek var 3+1 eve gibi. mesela sevgilime kalsa, çok büyük bir ev tutarız ve mutlaka oturma odamız da olur. hiçbir zaman kullanmayacağımız bir koltuk takımımız olması düşüncesi onu rahatsız etmiyor. annemi de etmiyor. ama beni ediyor mesela. ama mesela edineceğimiz o 1 adet, ve gerçekten kullanacağımız koltuk takımı üzerinde düşünürüm, konuşurum ve fikir de alırım. bunu arkadaşlarımla konuşuyor olmanın, ister mudo concept olsun ister muharrem collection farketmez, görgüsüzlük olduğunu düşünmüyorum. arkadaşının mutluluğu üzerine böyle düşünüyorsan kıskançsın ve onu sevmiyorsun demektir bu.

koltuk takımı almak mutluluk mu? evet mutluluk amk. senelerce karton kolilerde sürüklenen kitaplarıma ilk kez bir kitaplık aldığımda nasıl sevinmiştim. insan kitaplık alınca sevinir mi? sevinir. üç gün sonra unutursun ama o gün çok mutlu olursun. ve o kitaplığı alma niyetine girdiğinde, o üç gün sonra sanki asırlardır oradaymış gibi hissedeceğin kitaplığı almak için onlarca kataloğu karıştırabilir, dört beş mağazaya girip fiyat sorabilirsin. insanların hayalleri var ya. hayaller! ben senelerce hep bir kitaplığım olsun istemiştim. olduğunda çok mutlu oldum, o kitaplığı öpesim geldi adeta. fotoğrafını paylaştım facebookta, şükür kavuştum diyerek. çünkü benim tüm arkadaşlarım, bir kitaplık alma hayali kurduğumu biliyordu! benim sevincimle onlar da sevinecekti. ben öyle düşünmüştüm yani. büyük ihtimalle kimse siklemedi ama bunu o an düşünemiyor, sevincini paylaşmayı istiyorsun çünkü bir kişinin taşıyacağından daha büyük bir sevinçmiş gibi geliyor. elbette ki ömrü boyunca evlenmeyi hayal etmiş insan da koltuğunu dolabını aldığında çok mutlu olacak, düğünü olduğunda mutluluktan havalara uçacak, sürekli bundan bahsedecek, sosyal medyada bunun fotoğraflarını paylaşacak. bunu anlamıyorsanız kıtsınız. paylaşmak ne demek bilmeyen zırtapoz göt lalelerisiniz. ama
yani bu işin normali ne biliyor musun? evlendin ve düğün fotoğraflarını, evini koltuğunu artık ne zıkkımsa onu paylaştın. o gün istersen kus o fotoğrafları facebooka. sonraki bir hafta da kus. hadi bir ay olsun yine kus. ama evleneli bir sene oldu kardeşim, hala her hafta ayrı bir düğün fotosu koyuyorsun. her hafta ayrı bir gelinlikli fotoğrafını profil fotoğrafı yapıyorsun. yeter amk yeter yaa...

yalnız, anlıyoruz, anlayış gösteriyoruz, normal buluyoruz dedik diye siz de olayı artık iyice "görgüsüzlük" kavramına getirmeyin amk. her şey bir yere kadar tadında ve güzeldir. pişirdiğiniz her keki, ağırladığınız her misafiri, bebeğinizin pipisini/kukusunu sürekli görmek zorunda değil insanlar. evliymiş gibi değil de, evcilik oynarmış gibi davranmayın. canımınızı ciciminizi yine yaşayın da, hem kendinize hem de bize işkence etmeyin. bi adam olun iki dakka lan!

devamını okuyayım »
22.09.2014 10:29