zzggmnioioaenubrbyesaieideltbmiceberg

  • prezentabl (598)
  • 620
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

gidemem

dinlemek için uykumu ertelediğim sezen aksu şarkısı. nasıl böyle sözler yazabiliyor, nasıl bu kadar güzel ifade edebiliyor bilmiyorum ama iyi ki ediyor.

"zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor."

anlamı yitirdiğimde sarıldığım şey kitaplar oluyor benim de. kendi hayatımdansa, kitaplardakilerin hayatlarını yaşamayı yeğliyorum sanırım ama şu an balkona çıkıp bağırmak isterdim. tüm binalardakiler balkonlara çıkıp bana "deli" desin, beni terslesin, utandırsın isterdim. evet, bir balkon konuşması yapmak istiyorum. önce saygılarımı sunacağım, çok teşekkür edeceğim hatta beni bu balkona layık gördüğünüz için.

"unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir."

hiç kimseden gidemediğini söylüyor. ben de gidememişim galiba. kim varsa hayatımdan çıkardığım ya da beni hayatından çıkarmış, hatırlıyorum. kötü anılarımı bile özlüyorum, kötü insanları da öyle. bir süre önce rüyamda bana çok kötü davranmış ve artık konuşmadığım bir arkadaşıma sarılıyordum, anlamaya çalışıyordum onu ve bana olan kötü davranışlarını haklı çıkartmaya çalışıyordum. belki de şeydir bu; anıları sevmektir, insanları değil. alışılmış olanın dışına çıkamaz ya insan, öyle bir şey. onlar beni az buçuk tanıyorlardı diyorsun, en azından bir yönümle tanıyorlardı. o tanıdıklık, o bilindiklik kucak açıyor gibi oluyor sana. değil işte öyle. şimdi istemezdin ama geçmişi anımsayınca hüzünleniyorsun.

"acının insana kattığı değeri bilirim, küsemem."

sanırım hep bir hüzünlü tarafım olacak benim. en mutlu olduğum anda bir an gelecek duraklayacağım, düşüneceğim yine. herkesin böyle midir? ne çok soru soruyorsun. hep mi böyleydim? evet. sanırım. kendinden bile şüpheye düşüyorsun.

"yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor."

geçen gün baktığım yerde bir anımı gördüm. bizzat artık görüşmek istemediğimi söylediğim bir arkadaşımı özledim. acaba n'apıyor? yardım etmek istemiştim ama elimi şımarıkça ittikten sonra geri gelip haklı olduğumu söyleyen bir insanı neden özleyeyim? bir kez çıkarttığım birini tekrar hayatıma almak istemedim. o gün yine onu hatırlayınca biraz üzüldüm sanırım. ne hissettiğimi de tahlil edemiyorum ya artık...

"yüzüne bakmak istemez yaşamın, o kadar azalmıştır anlam."

insanları sevmiyor değilim. gerçekten. hatta bazen benim sahip olmadığım şeylere sahip insanlar görüyorum, mutlu gözüküyorlar. içlerinde kim bilir neler var, bilmiyorum ama o anda donup kalan mutluluklarının sürmesini dileyerek devam ediyorum yoluma.

"ömür imtihanla geçiyor."

ruh halimle parlak kıyafetlerim birbirini tutmuyor. şunları yazdığım, oturduğum bu mutfak üzerime uymuyor. olmadık bir yerden bu kareye yerleştirilmiş gibiyim, yarı çıplak, kıştan değil de yazdan artakalmış gibi... saatlerdir çorabın lastiği belimi sıkıyor, düşündükçe daha çok sıkıyor ama gevşetmiyorum. şimdi düşününce tam da olmam gereken yerdeyim ama keşke balkonda olsaydım.

"ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün."

işte başlı başına bir sebep...

devamını okuyayım »