şükela:  tümü | bugün
  • düzenli ordunun ilk başarısı olarak anılır. 3.000 kişilik keşif ekibine 10.000 kişilik tümenin saldırması ne kadar başarı olarak algılanır orası meçhuldür.
  • "türk ve yunan orduları eskişehir'e yakın inönü mevkiinde karşılaştılar. karşılaşma çerkeş ethem'e karşı yürütülmüş harekâtın hemen ardından geldi ve yunan kuvvetleri sayı ve donanım bakımından üstün durumda olmalarına rağmen, basan elde edemediler, çekilmek zorunda kaldılar. kimileri bu zaferi küçümsemek istemişler ve yunanlıların bir keşif harekâtı yaptıklanm, çarpışan kuvvetlerin az sayıda bulunduğunu öne sürmüşlerdir. oysa tarihte savaşan tarafların sayısı değildir bir savaşı önemli kılan. doğurduğu sonuçlardır. islamiyetin doğusundaki kimi muharebeler, katılanların sayısı bakımından büyükçe bir mahalle kavgası boyutundayken çok büyük sonuçlar doğurmuşlardır, dolayısıyla da önemlidirler."
    ___
    (bkz: sina akşin) - (bkz: türkiye'nin yakın tarihi)
  • bu kucuk savasin (ocak 1921) buyuk onemi olmustur.. ilk olarak, zaten daha oncesinde bolsevik ihtilali ile savastan ayrilan ruysa, anadoludaki direnisi ciddi bulup bizimkilerle moskova anlasmasini yapti.. (16 mart 1921)

    oncesinde itilaf devletleri londra konferansini duzenleme karari alip, hem osmanli hukmetini hem o siralar ismi buyuk millet meclisi olan meclisin heyetini, bu konferansa davet etti.. bu konferans anadoludaki heyetin uluslararasi alanda (ozellikle itilaf devletleri) taninmasini sagladi.. iste bunlarin hepsine 1. inonu sebep oldu.
  • sonradan yazıldığı konusunda ciddi suretle iddiaların olduğu savaşlardır. savaşın içinde inönü'nün olmadığı iddiaları da ciddi suretle ortaya atılmaktadır.
  • bu savaşla beraber 2. inönü, büyük taarruz, yahudi soykırımı ve normandiya çıkartmasının olmadığı yönünde ciddi suretle iddialar vardır. ismet inönü adlı kişi yaşamamıştır.
  • ismet inönü'nün komuta ettiği batı cephesi savaşlarının ilki. batı cephesinde yunanlar'a karşı alınan bu zafer ile itilaf devletleri, fikir ayrılıklarına düşmeye başlamıştır. bu savaşın en önemli sonuçları şöyledir;

    1. moskova anlaşması
    2. istiklal marşı'nın kabulü.
    3. londra konferansı
    4. türk afgan dostluk antlaşması
    5. teşkilat-ı esasiye

    bu savaşın ardından yapılan, ikinci inönü savaşı'nın da kazanılması neticesinde mustafa kemal, ismet paşa'ya bir telgraf çekerek; "siz orada sadece düşmanı değil, türk milletinin makus kaderini de yendiniz." demiştir.
  • yunan ordusunun "taarruzi keşif" adını verdiği harekatın inönü'nde karşılanmasıdır. yunanlar'da 8 subay ve 49 er ölmüş, 9 subay ve 145 er de kaybolmuştur. küçük çaplı bir çatışma diyebileceğimiz bu savaşa fazla anlam yüklenmesi manevi önemi olduğundan olabilir.
  • birinci inönü muharebesi'ni ismet inönü şu şekilde anlatmaktadır;

    (bitkin haldeki ordunun ikiye bölünerek aynı anda hem çerkez ethem ile hem de yunanlarla savaştığını anlatır ve ekler..)

    "birinci inönü muharebesi, daha ziyade kuvayi seyyarenin (ethem'in kuvvetleri) yunanlarla beraber gelişen taarruzunun muvaffak olamaması şeklinde bir adım telakki edilmek lazımdır. atatürk, birinci inönü muharebesi'nin neticesine çok önem vermiş görünmektedir. aslında birinci inönü muharebesi askeri bakımdan mütavazı ölçüde bir muharebedir. (...) buna rağmen birinci inönü muharebesi anadolu hükumetinin kurulması için kâfi gelmiştir."

    şimdi bu sözler ismet inönü'nün kendi ağzından çıkan sözler. adam zaten inönü muharebesi'ni askeri bakımdan tutup da çanakkale savaşlarıyla falan bir tutmuyor. öyle bir iddiası yok. varmış gibi gösterip, sonra da bununla dalga geçmek bence hastalıklı bir ruh halinin tezahürüdür.

    bu savaş, ankara hükumetinin ulusal ve uluslararası çapta kendini göstermesi ve o günlerde asla benimsenmeyen düzenli ordunun -küçük de olsa- bir başarı kazanıp özgüven sağlaması açısından önemlidir.

    kaynak: ismet inönü hatıralar (bilgi yayınevi )

    ekleme: şu kısım atatürk sevenlerin yüzünde gülümseme oluşturacaktır;

    "muharebeden az bir müddet sonra birkaç gün için mustafa kemal paşa'ya vaziyet hakkında bilgi vermek için ankara'ya geldim. mustafa kemal paşa çok memnun olmuştu. beni istasyonda karşıladı. kendisine "büyük mesele halledildi" dedim. "hangi mesele? çok, çok büyük mesele hallolundu!" diye cevap verdi. o kadar memnun görünüyordu ki... hükumet henüz kuruluyordu. dağınık hükumetten kurtulmak, ordu teşekkül edecek mi, etmeyecek mi endişelerinden sıyrılmak ve ilerisi ne olacak gibi şüphe ve tereddütler içinde bulunan bir atmasferden birden bire sıyrılarak normal bir harbin tertiplerine, şevkine ve manevi kuvvetlerine girmiş olduğumuz bir devredeydik. ankara'da, 23 nisan 1920'de meclisin açılmasından birinci inönü muharebesi'nin sonuna kadarki zaman, büyük buhranlarla geçmişti. herkes milli mücadelenin iç isyanlarla çöküp batacağını ve davanın esasından temelli kaybolacağını beklerken, şimdi muharebe ile bir netice almak zihniyeti, şevki hasıl olmuştu.

    daha fazla söze gerek yok sanırım. inönü'nün kendi sözleri bu konudaki tartışmalara da bir nokta koyar diye düşünüyorum. atatürk'ün o gün, istasyonda heyecanla gülümserkenki halini düşünüp, memleketimizden umudu hiç kesmeyelim.
  • düzenli ordunun yüzünü kara çıkarmayan, ikincisiyle iyice emin olduran, arada eskişehir-kütahya da olmasa beşte beş olacak zaferlerin başlangıcı. aslıhanlar savaşı'nı falan da saymazsak tabi.

    ama bir çok kabul bu savaştan sonra, istiklal marşı, teşkilat-ı esasiye bir de artık diplomasisi başlar tbmm'nin yendik ve biz de burdayız derler londra konferansında amaç zaten odur katılmanın "burdayız ve devamı gelecek" demektir. bir nevi winter is coming, ki gelmiştir de.