şükela:  tümü | bugün
  • 28 temmuz 1389'da birinci murat komutasındaki osmanlı ordusu ile balkan-hıristiyan ittifakı arasında yapılan savaş. osmanlıların galibiyeti ile sonuçlanmıştır fakat padişah yaralı bir sırp* tarafından hançerlenerek savaş meydanında şehit edilmiştir. bazi yabanci kaynaklarda ise bu sirp asker vakasi $oyle anlatilir; sava$ tam olarak bitmeden (osmanli ordusu 3 komutan onderliginde bir hilal $eklinde saldiriyordu, ortada padi$ah birinci murat, sol ve sag kanatlarda ise iki oglu beyazit ve mustafa vardi. padi$ahin bulundugu safhada sava$ sona ermi$ti) padi$ah cadirina cekilmi$ti, bu sirada bir sirp askeri bulunur ve kendisi padi$aha sirp ordusunun sava$ planlari hakkinda bilgi vermek istedigini soyler, cadira giren sirp musait bir ani yakaladiginda belindeki hanceri cikarip padi$ahin gogsune saplar, padi$ah olur, sirp da orada hemen bogulur. fakat benim $uphe ile baktigim olay ise $u, nasil oluyorda adam ustunde bir hancerle padi$ah ile yakin temas goru$turulmesine izin veriliyor. savaş hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler ismail kadare'nin "kosovaya üç ağıt" adlı kitabını okuyabilirler.
  • haziran 1389'da yapılan ve sırp milliyetciliginin temelini olusturan savas. milosevic 1989'da savasın 600. yılı diye tüm sırpları galeyana getirecek bi konusma yaptıydı. sonra da kosova'nın özerkliğini kaldırdı zaten
  • uskup'ten kosova'ya adli kitaptan*:

    "murad hudavendigar turbesi'nin bakimli ve cimli bahcesinde, birkac evlad-i fatihan mezari, kosova ovasi'nin muhtesem destanina, sanki kulak kesilmislerdi.

    gozlerim, bahce kapisinda, once yetmislik turbedari aradi. onu, daha gormeden, baskalarindan dinledigim ozellikleriyle, ne kadar cok sevmistim. biliyordum ki, sadece allah rizasi ve turkluk sevgisi icin omrunu turbedarlikla geciren o evlad-i fatihan torunu, kosova savasi'nin cereyan tarzini bir zamanlar, yugoslavya basbakani'na anlattigi gibi, bana da cosarak anlatacak; heyecanlanacak, ayagini yere vuracak, kendisine itidal tavsiye edenlere kizacak: "... te ben yalan mi soyluyorum be? tarihler, burada kafiri boyle hakladigimizi yazmiyor mu be?" diye susturacak ve sozu kimseye birakmayacakti. tarihin ugultulari arasindan gelen sesi kulaklarimda:

    "... bak simdi kizanim, sultan murad ha, otuzbin kisilik ordusuyla gelip burada cephe kurdu. sag cenahini, oglu yildirim bayezid tutuyordu. sol cenahinda ise diger oglu sehzade yakup vardi. tabii cennetmekan murad han, kuvvetleriyle tam ortada bulunuyordu.

    te su karsi teperlerde de, ordusuyla beraber sirbistan krali lazar vardi. bu mubarek kosova'da butun kafirler, bizimle vurusmak icin toplanmislardi. ben, sirplari, bulgarlari, arnavutlari, hirvatlari, macarlari, makedonlari sayayim. sen lehleri, ulahlari, cekleri, karadaglilari, bosnalilari, slovaklari, slovenleri say. ben kafir ordusu kirkbin, ellibin diyeyim. sen cekinmeden altmisbin de!

    otuzbine karsi altmisbin!

    bu kosova meydani'nda, vurusma tam sekiz saat surdu. kan govdeyi goturdu. kafir, bir ara, bizim sol cenaha yuklendi. sehzade yakub'u dusurmek istedi. yildirim bayezid, te su tepelerden yetisip, sehzade yakub'u ceviren kafire, oyle bir kilic usurdu, oyle bir usurdu ki deme gitsin. kafirlerin gozleri sasi oldu. agizlari acik kaldi. kafir yuzgeri kacmaya basladi.

    sehzade yakub, babasindan destur alip, kacan kafiri kirmaya gitti. murad han'la yildirim bayezid de meydan da kalanlari tepelediler. muharebe bitti. bizimkiler, kafir krali lazar'i esir alip getirdiler. sultan murad, harb meydanini dolasirken esir kralin damadi milos, hunkar'a yaklasmak istedi. sipahiler birakmadilar. ama kancik oglu kancik milos dedi ki: "birakin beni. ben el opmeye geldim!". bizimkiler inandilar. kancik milos, arkasina sakladigi bicagini birdenbire cekip, hunkar'i gogsunden vurdu. bizimkiler "vay mel'un! vay kafir!" diye milos'u, iste burada it gibi tepeleyip paraladilar ama ne fayda! sultan murad han'i kurtaramadilar. hudavendigar'in vuruldugu yere, hemen bir cadir kurdular. asker, aglasmaya basladi. hunkar, sehid olmadan once, kumandanlarina dedi ki: "padisahligi, buyuk oglum bayezid'e birakiyorum!" sonra mubarek canini allah'a teslim etti... dovunmeyen kalmadi.

    sehzade yakup ne oldu diyeceksin? cok civan bir delikanli idi. kafiri kirip dondugunde, babasinin sehid oldugundan haberdar degildi. ona "gel! seni baban gormek ister!" dediler. sevindi! el opmeye hazirlandi. cadira yurudu! vah! eyvah! nizam-i alem icin, dirlik icin, sehzade yakub'u cadirda bogdular. babasinin yanina uzattilar. mevla rahmet eyleye!

    sonra murad hudavendigar'in mubarek kaninin dokuldugu bu yere, iste bu turbe yapildi. icerde, sandukalarin altinda hunkar'in kani, barsaklari, cigerleri ve yuregi var!... mubarek cesedini, oglu bayezid bursa'ya goturup, cekirge'deki turbesine defnetti. cennetmekanin yuregi burada kaldi; cesedi bursa'da 1389 senesinde sultan murad han, kavustu ulu allah'a, sehidlerle beraber, murad han'a fatiha!"

    yasli turbedar, bu cumleleri kimbilir kac bin defa soylemistir. ve dunya durdukca, kosova destani kimbilir kac bin defa soylenecektir?.."
  • türk tarih kitaplarında en fazla 1 sayfalık bir savaştır, fazla üzerinde durmayız bile fakat sırbistan tarihi için anlamı çok büyüktür, tarihlerinin dönüm noktasından biridir.
    kosova'ya eski sırbistan denir, sırpların orijini buradan gelmektedir, bu toprakların bu millet için anlamıda büyüktür. neyse efendim, olayı sırplar açısından inceleyelim. sırplar o zamanlar nemanja krallığı olarak hüküm sürüyordü, başlarında da lazar bulunuyordu. osmanlı akınları karşısında papanın da arka çıkmasıyla bir ordu toplandı. ancak efsaneye göre bir gece lazar bir rüya gördü. ona dünyada mı yoksa cennette mi bir krallık istediği soruldu. o da haliyle cennet yanıtını verince ondan bir kilise kurması istendi. böyle olunca lazar işi gücü bırakıp bir kilise kurdu (tam yerini bilemiyorum şimdi, peje taraflarında olabilir), ordunun iş gücünü ve parasını bu kiliseye harcadı. düşük kondisyonla çıktıkları kosova savaşı'nda da haliyle darma duman oldular ve sırbistan osmanlı hakimiyetine girdi.
    savaşın yapıldığı kosova ovasında, şu anda kosova'da kosovo polje (kosova ovası) adında bir kent vardır, hatta havalimanı bu kenttedir.
    bu savaş sırplar için bir de kahraman çıkarmıştır: milos obilic. murat hüdavendigar'ı savaş sonrası öldüren bu zat, sırp milletinin çıkarabildiği ender kahramanlardan biridir. hayır, yaptığı kahramanlık değil bize göre ama adamların standardı bu kadar. sırplar bu elemanı öylesine yüceleştirmiştir ki obilic ismi kentlere, fabrikalara, futbol takımlarına falan verilmektedir. hatta kosova'da da obilic isminde bir kent vardır.
  • savasin vuku buldugu bolgeye asagidaki adresten ulasilabilir:
    http://maps.google.co.uk/…138725&spn=0.1196,0.43396
  • geride iki ölü kral ve döneminin en kanlı savaşlarından biri olma sıfatını bırakan savaştır. rivayet edilir ki kosova ovasında çok fazla gelincik görülmesinin nedeni, toprağın bu savaşta emdiği kandır. halen sultan murat'ın türbesi ve obiliç'in sırplar tarafından anıta çevirilen mezarı savaş alanında bulunur.
  • 15 haziran 1389 tarihinde vuku bulmuş savaştır.
  • ikincisi yapılana kadar birinci olarak adlandırılamayan kosova savaşıdır.