şükela:  tümü | bugün
  • patrona halil ayaklanması ile tahttan indirilen padişah yerine getirilen gerileme dönemi padişahlarından birisi. daha sonra patrona halil'i öldürtür. bildiğim kadarı ile ordu ile ilgili yenilikleriyle tanınır.
  • sultan birinci mahmud'un yaptırdığı ıslahatlar daha çok askeri konularda yoğunlaşıyordu. fransa'dan gelen kont de bonnevale, müslüman olup humbaracı ahmed paşa adını aldı ve çeşitli ıslahatlar yaptı.
    topçu ocağını ve bozulmaya yüz tumuş olan humbaracı ocağını yeniden düzenleyen ve osmanlı ordusuna yetenekli subay yetiştirmek amacıyla kara mühendishanesini (mühendishane-i berri hümayun) açan ahmed paşa'nın bu çalışmaları sayesinde, osmanlı rus savaşlarında başarı sağlandı. sultan birinci mahmud lale devri sırasında başlatılan kültür faaliyetlerini de sürdürdü.
    patrona halil isyanından sonra tahta çıkan sultan birinci mahmud döneminde, imar faaliyetleri lale devri'ndeki kadar hareketli değildi.
    bu dönemin en büyük eseri hekimoğlu ali paşa camii ve külliyesi'dir.
    tophane'deki sultan birinci mahmud çeşmesi de o dönem yapılan eserler arasındadır.
    sultan mahmud zamanında istanbul dışında da eserler yapıldı.
    bu dönemde halep'te osman paşa külliyesi ve
    kahire'de habbaniye sultan birinci mahmud tekke ve sebili inşa edildi. ayrıca;
    erzurum vezir ibrahim paşa camii,
    cağaloğlu hacı beşir ağa külliyesi,
    şumnu şerif halil paşa camii ve külliyesi inşa edildi.
  • patrona halili yandaşlarıyla beraber öldürttükten sonra kellelerini topkapı sarayının duvarından dışarı attıran ve dışarıda bekleyen darbeci yandaşlarının çil yavrusu gibi dağılmasını sağlayan padişah.
  • (bkz: sebkatî)
  • en cok kütüphane yaptiran padisahtir. ayasofya kütüphanesini, fatih camii kütüphanesini, nuruosmani camii kütüphanesini, mekteb-i sultani kütüphanesini yaptirmistir.
  • bir rivayete göre cuma namazı sonrası saraya dönerken fenalaşıp komaya girmiş ve öldüğü sanılarak diri diri gömülmüştür. gömüldüğü gece türbesinde kuran okuyan türbedar mezardan boğuk boğuk sesler geldiğini duyunca saraya haber vermeye koşmuş fakat o gün tahta çıkan üçüncü osman'ı hesaba katmamıştır. türbedarı bir daha gören olmadığı rivayet edilir.
  • ikinci mustafa' nın oğludur.
    aralıksız 27 yıl kafes kasrında göz hapsinde kaldıktan sonra 1730 yılında tahta çıkmıştır.
    bu zaman zarfında ne düzeyde bir kültür edindiği bilinmemektedir.
    satranç oynamayı, lale yetiştirmeyi, şiir yazmayı, müzikle uğraşmayı padişahlığında da sürdürdüğüne göre, hapiste geçen yıllarında da bunlarla oyalanmış olmalıdır.
    1730 yılında amcası üçüncü ahmet tarafından kafes kasrıdaki dairesinden getirtilmiş, önce alnından öpmüş sonra saltanata ilişkin öğütlerde bulunmuş ve şehzadeleri ile birlikte kendisine biat edip padişahlığını tanımıştır.
    birinci mahmut ' un saltanatı patrona halil ' in halledilmesi ile başlamıştır. bu da 1730 yılının sonlarına doğrudur.
    birinci mahmut 1754 yılında ölmüş ve babası ikinci mustafa' nın yanına gömülmüştür.
    mahmut' un, uzun bir baygınlık ya da kriz geçirdiği, ölü sanılıp gömüldüğü, gömüldükten sonra başucunda kuran okuyan hafızların boğuk sesler duyup kaçıştıkları uzun zaman konuşulmuştur.
    saltanatı 1730 - 1754 yılları arasındadır.
    çocuğu olmamıştır.

    tema .
    (bkz: osmanlı şehzadeleri)
  • osmanlı'da ilk kağıt fabrikasını kurduran padişah.

    birinci mahmut dönemine kadar osmanlılar kağıdı elde yapmışlarıdır. hekimoğlu ali paşa sadaretinde, polonya'dan kağıt ustaları getirilmiş ve fabrika 1746 yılında yalova'da faaliyete geçmiştir.

    ayrıca ilk madalya da birinci mahmut zamanında çıkarılmıştır. dikdörtgen şeklinde olup üzerinde tarih bulunmamakta, bir yüzünde tuğra, diğer yüzünde yusuf suresi'nden bir alıntı bulunmaktadır.
  • (bkz: copy-paste değil alın teri)

    osmanlı'nın first class padişahlarından biri olmasına rağmen pek tanınmayan adam.

    kendisinin yaptıklarını şöyle yakışıklı, karı kız kovalayan herifler yapsa baş tacı edilecekken, fiziken biraz sıkıntılı olduğundan (kambur diyorlar), bir tyrion lannister bahstsızlığına uğramıştır.

    efendim ne yapmıştır bu adam? düşünün ki; 3. ahmed gibi bir padişahı indirmeyi başarayan çok sağlam bir isyanın ardından padişah oluyorsunuz, bu isyancılar sizin tahta geçişinizin ardından it kopuk gibi davranmaya ve sizin otoritenizi sarsmaya devam ediyorlar (patrona halil ve muslu beşenin, culüs töreninde baldırı çıplak olduğuna dair iddialar var playboy'da), üstüne üstlük bu isyancılar sadaret kaymakamlığı gibi üst bir makamı talep etme cüretinde bile bulunabiliyorlarken ne hissederdiniz?

    1. mahmud şöyle hissetmiş:"ben bunların amına koyarım." ki koymuş da. patrona halil, etmeydanına şube açıp çarşı pazar denetlerken gizli bir divan toplantısı olduğunu ve kendisinin de davet edildiğini öğrenince mal bulmuş mağribi gibi saraya bir bütün halinde girip iki parça hâlinde evine dönmüştür. patrona halil'in cesedini gören diğer isyancılar ve hamamcıların büyük kısmı (gerçekten de arnavutlar hamamcılık yapıyor ve halil'i destekliyordu) ya idam edildiler, ya anadolu'ya sürüldüler.

    idareyi gerçekten ele almayı başarabilen mahmud'un yaptıklarını o dönemlerde hayal bile edemez çoğu kişi. kendisi; iran, avusturya ve rusya'yla aynı anda savaşmış, iran'la 1-1 berabere kalıp avusturya ve rusya'yı handikaplı yenerek turun kapısını aralamayı başarmış ve ülkemizi avrupa kupalarında layıkıyla temsil etmiştir. şaka etmiyorum, bu üç ülkeyle aynı anda savaşıp 1739 tarihli belgrad anlaşmasını adamlara imzalatarak, 1718'deki pasarofça'nın rövanşını çok pis almıştır. (bkz: neuchâtel xamax) koca bir kuzey sırbistan'ı, bosna'yı hatta belgrad'ı bile geri almıştır.

    sadece sahalardaki mücadelesiyle değil, reformlarıyla da göz doldurmuştur. dünyanın ilk havan topu sınıfı'nı comte de bonneval nick'li humbaracı ahmed paşa'ya kurdurmuş, durmuş olan matbaacılığı hızlandırmış, zilyon tane kütüphane kurdurmuş, barok tarzı mimariyi baz alan nuruosmaniye camii'ni yaptırmıştır. [(kendisi caminin tamamlanmasını göremeden vefat etmiş, yerine geçen 3. osman, inşaatı tamamlatarak camiye kendi adını vermiştir (bir iddiaya göre de "osmanlının nuru" anlamındadır)]

    şiir de yazar, sebkatî mahlâsını kullanırdı.