şükela:  tümü | bugün
  • birini kendini severcesine sevmek. yuzunde bir gulucuk icin elinde avucundakini dusunmeden vermeye calismak.askin buyusunun gecip, onu ilk gordugunde duydugun kalp carpintilarinin yerini uzun sohbetlerin, sarilip uyumanin keyfine birakmasi.
    ve yollarinin birlesmemek uzere ayrildigini gordugunde onu azad etmek, onun ofkesini, suclamalarini, hinc dolu sozlerini gogusleyip dogru bildigini yapmak.
  • ancak o "birinin" sizi çok sevmesiyle anlam kazanacak eylemdir. yalnız başına çok sevmek can acıtır. ve sonlanması kaçınılmazdır.
  • insanın kendinde olmadığını düşündüğü şeyi taşıyan insana duyulan bağlılıktır. karşıdaki insanda var olan her neyse sizde olmayan, olmasını istediğiniz, sahip olmaktan gurur duyacağınız, hayatınızı anlamlandıracak şeydir. gece yatağa yattığınızda çocukluğunuza dair sımsıcak bir anının bir anda aklınıza gelivermesi gibidir o insandaki şey. onu görene kadar eksikliğinden bihaber olduğunuz o hazine için yapmayacağınız şey kalmamıştır. buna kimileri aşık olmak da demektedir.
    bu insana hata yaptırır, gözünü kör eder, onun için değersiz olan, farkında olunmayan sizin hayatınızın anlamı olmuştur.
    bu tutkunun sonu ille acıdır, kayıptır, isteklerin ve arzuların törpülendiği bir mahrumiyet olgunluğudur.
  • bazen eksiltmektir kendini, bazen benliği çoğaltmak.

    ancak mutlaka bir metamorfoz yaşatır, aynılığın barınamadığı bir eylemdir.
  • hiçbir sey sonsuza dek sürmez e bir türlü inanmak istememektir.
  • bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    'o olmazsa yaşayamam.' demeyeceksin.
    demeyeceksin işte.yaşarsın çünkü.
    öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    çok sevmeyeceksin mesela.
    o daha az severse kırılırsın.
    ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin onu sevdiğinden. çok
    sevmezsen, çok acımazsın çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
    hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    senin değillermiş gibi davranacaksın.
    hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    paldır küldür yürüyebileceksin.
    ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
    çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    gökyüzünü sahipleneceksin,
    güneşi, ayı, yıldızları...
    mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    'o benim.' diyeceksin.
    mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
    mesela gökkuşağı senin olacak.
    ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    mesela turuncuya, yada pembeye.
    ya da cennete ait olacaksın.
    çok sahiplenmeden,
    çok ait olmadan yaşayacaksın.
    hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin
    kalacakmışgibi hayat.
    ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...

    (bkz: can yücel)
  • uğrunda her şeyi yapabilmekle aynı anlama gelen söz öbeği.

    biri vardır, çok seversiniz, sevgi, sevmek kelimelerine hakkını sonuna kadar veririsiniz.
    onun gülmesi için her şeyi yaparsanız. mutluluk ve tebessüm ona çok yakışıyordur çünkü.
    hep destek tam destek olursunuz. hayatta yalnız hissettirmezsiniz, sorunlarını, problemlerini anlamaya çalırsınız.
    dinlersiniz. herkesin car car konuştuğu bir dünyada dinlemek bir erdemdir ve çoğu zaman bir kadının aslında bir erkekten beklediği budur. empatik bir dinleme.
    seversiniz, çok aşık olursunuz. gözünüz kimseyi görmez, ondan çok daha güzel kadınlar gözünüze güzel ve cazibeli gelmez. mail kutusuna arada bir şiirler gönderirsiniz, çiçekler alırsınız, aşkınızı satırlara dökersiniz.
    sırf onun hayalleri gerçek olsun ve bu gerçekleştiğinde onun yanında olup o mutluluğu yaşadığında onunla beraber olmak için gerektiğinde kendi yaşamınızdan kendi hayallerinizden vaz geçersiniz.
    farklılıklarınızı saygı ile karşılarsınız, olduğu gibi kabul eder, sevabı ve günahı ile seversiniz.
    her buluşmada, her elini tuttuğunuzda karnınıza ağrılar girer, heyecandan, mutluluktan ve sevgiden...
    ilgi ve şefkat gösterirsiniz. karşılığı varmış, yokmuş kimin umrunda. o mutlu olsun, siz de olursunuz
    birini çok severseniz hayatınızın en tepe noktasına onu koyarsınız. herkesin ve her şeyin üstünde yer alır o. çünkü buna değerdir. hissettirdikleri başka hiç bir şeyde yoktur, kimsede bulunmaz onlar.

    birini çok sevmek budur işte, böyle olur.
    kadir kıymet bilinir mi, azıcık bile olsa bir geribildirimi var mıdır?
    kimbilir, kim bilebilir...
    sonucunun ne olacağı şüphelidir.
    ya masal gibi başlar ve öyle devam eder
    ya da hayatınızdaki en kötü karabasana dönüşür...

    birini çok sevmek, bu kadar sevdalanmak...
    mümkün müdür, mümkünse sonu iyi midir?
    bir de bilebilseydik...
  • ölsek beraber, uzun zamanlar geçse

    dedirtesi