şükela:  tümü | bugün
  • kokunu unuttum, sanırım yavaşça yüzünü de unutacağım ve bir süre sonra hiç var olmamış olacaksın benim için. bu hastalığın tek güzel yanı bu sanırım, birazdan sana dokunduğumu da unutacağım. adını bile hatırlayamayacağım muhtemelen, mutluyum aslında ama bir süre sonra mutluluğu da unutacağıma eminim. bugüne kadar kimseyi hatırlayamadım, unuttuklarımın sayısı eminim ki sayamayacağım kadar fazla. ama biliyor musun, ben sana dair her şeyi not ettim. adını, soyadını, çizimim ne kadar boktan olsa da suratını ama beni üzen şey yazamadıklarım. kokunu kağıda hapsedemem, teninin sıcaklığını dökebileceğim bir kağıdı ürettiklerini de sanmıyorum. ama olsundu, yaşandı en azından. bir süre sonra sen de gidersin… ben… ben vazgeçtim, biliyorum unutacağım seni ama istemiyorum. olsun varsın hafıza kayıplarım, hatırladığım son şey sen ol kafi. kendine iyi bak .
  • resimleri yırtıp atmakla, geçmiş yok edilmez. kıçınızı da yırtsanız, unutamazsınız. en iyisi unutmaya çalışmamak... bu aşamada sadece aklınızı kullanıp olayı kabullenir olmanız her şeyden çok daha önemlidir.

    bilgisayardan bile sildiğiniz bir dosya önce çöp kutusuna, oradan da silersiniz harddiskin belleklerine gider. ama tamamen yok olmaz.

    var etmek, ya da yok etmek sizin işiniz değil. mücadele etmeyi bırakın ve teslim olun.
  • zaman alır ama imkansız değildir.

    işin enteresan yanı unutmaya başlayınca ilk önce yüzü hayalinden siliniyor. söylenen sözler, anılar, hissettiğin duygu neyse onu unutmak daha uzun zaman alıyor ama simasını hatırlayamıyorsun.
  • her hücrem birini kanıksamışken benim için imkansız olan bir durumdur.
  • görmemekle, duymamakla, ona ait hiçbir şeyle karşılaşmamakla başlar.

    çoğu zaman rahatlatır, hatta belki de her zaman.
    çünkü hafiflersiniz.

    iyi veya kötü, unutmak durumunda olduğu birini "gerektiği kadar" unutmalı herkes.

    çünkü artık herhangi bir sebepten dolayı (ölüm,ayrılık vs.) kesin olarak karşılaşmayacağınız birini hafızanızda canlı tutmak, her gün hatırlamak, sizi geçmişe bağlı yaşamaya mecbur kılar.
    bu da dolaylı olarak yeni şeyler yaşama, keşfetme hevesinizi baskılar.
    önünüze yeni fırsatlar, yeni insanlar çıkmaya başladığında istemsizce kıyaslarsınız sürekli.
    ve bundan dolayı elinizde olmadan saçma sapan önyargılar oluşur zihninizde.

    en güzeli zamanın zihninizi temizlemesine izin vermek.
  • “unutmak kolay olsa
    önce seni ,
    sonra kendimi unuturdum
    kadehlerin dibinde seni aramaz
    seni yaşamazdım
    her şarkıda seni söylemez
    her şiirde seni okumazdım
    unutmak kolay olsa
    önce seni
    sonra kendimi unuturdum”
  • harika bir duygudur.
    kimseye muhtaç olmadığınızı anlarsınız.
    insana özgürlük katar, mutluluk katar..
  • anıları hatırlamamak ve uzaklaşmak adına geride kalan onu hatırlatma ihtimali yüksek değerli değersiz anlamlı anlamsız eşyaları imha etmek, ortak arkadaşlıkları sonlandırmak vb. önlem amaçlı davranışları endişe ve çaresizlik içinde içinizi acıtacak şekilde ayrılığın ertesi günü sakın yapmayın.

    21 gün sonra yapın, en azından aklınız ve yüreğiniz acımadan, dert etmeden ve hatırladıkça üzülmeden daha kolay yapabilirsiniz.

    (bkz: #33823153)
    (bkz: #5722173)
    (bkz: #13228370)
    (bkz: #24611662)
  • unutmak diye birsey yoktur, sadece zamanla alisirsin,alisma degerini kaybettirir ve hatirlamaya degmez duruma gelir.
    bunun ne kadar zamanda olacagi ise tamamen sana bagli..