şükela:  tümü | bugün
  • ben buraya sabahın sekizinde gittim. görevliler bile ortada yoktu. dört kişi içeri girip gezmeye başladık. bahar olduğu için ortalık çiçeklerle doluydu ve tavşanlar zıplıyordu sağda solda. buna rağmen havaya sinmiş o uğursuzluk hissediliyordu.

    2 saate yakın kaldım bu kampta. her yeri dolaştım, çimlerin üzerine yatıp gökyüzünü seyrettim tren raylarında yürüdüm ve dünyanın güzelliğine lanet okudum.
  • anıt plaketinde şu yazının olduğu yer*

    "for ever let this place be a cry of despair and a warning to humanity, where the nazis murdered about one and a half million men, women, and children, mainly jews from various countries of europe.

    auschwitz-birkenau
    1940-1945"
  • auschwitzi ziyaret ettikten sonra rehberinizle birlikte ücretsiz belediye otobüsüyle götürüleceğiniz ve aynı biletle ziyaret edebileceğiniz kamp.
  • kisin, karla kapli zeminde, eksilerde gezen havada, tam tesekkullu kislik kiyafetlerle bile usurken ziyaret edilmesi durumunda; ufak da olsa, insanlarin orada nelere maruz kaldigini anlamanizi saglar.
  • schindler's list filminde trenin yanaşma sahnesinden zaten bildiğim bu mekanı bugün kendi gözlerimle de gördüm. mahkumların ölüme gönderildiği o yoldan da yürüdüm.

    kampa girip düz devam ettikten sonra solunuzda yıkıntılarını görebileceğiniz devasa gaz odasının hemen bitişiğinde dünyanın en büyük toplu mezarlarından biri var. çukur şeklinde bi şey. ortasında biraz yeşillikler bitmiş ama kenarında beyaz beyaz şeyler var taşa benzeyen. taş değil onlar. kemik parçaları.
  • (bkz: auschwitz)
  • auschwitz 2 olarak da bilinen, auschwitz 1'e 10-15 km mesafede olan yoketme kampi. auschwitz 1, isgalden önce polonya ordusu tarafindan kisla olarak kullanilmis ve alman isgalinden sonra yoketme kampina cevrilmisken; birkenau, naziler tarafindan, bu mevcut kampin yeterli kapasiteye sahip olmadigindan hareketle, (!!!) tamami yerle bir edilen bir köyün üzerine insa edilmistir.
    insanin insana nelere yapabilecegini gösteren önemli bir anittir.
  • şartları auschwitz'ten kat be kat daha kötüdür. savaştan önce burada bulunan leh köyü alman işgalinin ardından yıkılmış, yıkıntılardan elde edilen taşlarla mahkumlara kendi koğuşları inşa ettirilmiştir. yeterince taş kalmayınca da kalan koğuşlar odun kullanılarak yapılmıştır. kamptaki tuvaletler beton bloklara açılan deliklerden ibarettir. mahkumların günde sadece 2 kez tuvalet hakları olduğunu da eklemek lazım.

    kızıl ordu'nun yaklaşmasıyla birlikte götlerine ateş düşen almanlar, 60000 kadar mahkumu buradan daha batıdaki kamplara doğru "ölüm yürüyüşüne" çıkarmıştır. yürüyecek durumda olmayan 7000 kadar mahkum ise birkenau'da kaderlerine terk edilmiş, hayatta kalabilenler şubat 1945'te kızıl ordu tarafından kurtarılmıştır.
  • polonya'da bir yerleşim yeri. nazilerin; yahudileri gaz odalarında öldürüp, krematoryumlarda kül ettiği toplama kampıyla bilinir.

    (bkz: auschwitz)
    (bkz: shoah)
  • tarihi yenenlerin yazdığının ıspatıdır. yaşananlar holywood sinemasının abartmasından başka bir şey değildir. auschwitz de birkenau da siyasi hapishanelerdir. mahkumların spor yaptığı, futbol oynadığı alanlar bile vardır. gaz odaları falan komple yalandır. krematoryumlar da salgın hastalıktan ölen mahkumların dezenfekteleri içindir. keza tek kişinin gireceği 30 tane fırın ile 1.000.000 insanı yakamazsınız. yalan haliyle dinlemek hoşuna gidiyor tabi insanların. işte öyle olmuş, böyle yakmışlar falan...

    https://www.youtube.com/watch?v=ybcr875rjge bunlar sürekli siliniyor, vakti olan ne demek istediğimi anlar. tarihi yanlı dinlemeyin.

    silinirse

    ingilizce altyazılısı varmış*