şükela:  tümü | bugün
  • casper bilgisayar'ın çalışanlarına karşı yürüttüğü, sendikalı işçileri işten çıkartma politikası karşısınca şu açıklamayı kamupyuna bildirmiş sendikadır;

    "casper'da sendikalaşma hakkına tahammülsüzlük

    casper’ın adı, bilgisayar sektöründe yaptığı atılımlarla, hacmini büyütmesiyle gündeme geldi. onu, televizyon reklamlarında sıkça görüyoruz. kimimiz evimizde, kimimiz işyerinde kullanıyoruz.

    yine casper’in adı, sektörde işe 40 metrekarelik bir ofiste başlayıp, 2007 yılında devlet erkanının da katıldığı görkemli bir törenle açılışının yapıldığı ümraniye’deki 40 milyon dolarlık üretim tesisi ile gündeme gelmişti.

    bugünlerde ise casper, o birçoğumuzun kullandığı bilgisayarları üreten, servisini, satışını, teslimatını yapan ve desteğini veren işçilerin sendikalaşma hakkını tanımaması ile gündeme gelecek.

    casper’da çalışanların büyük çoğunluğu sendikamız birleşik metal-iş’e üye oldular. çoğunluğun üyeliğini sağlayan sendikamız, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı’na “toplu iş sözleşmesi” için yetki başvurusunda bulundu. bakanlık yaptığı incelemenin ardından casper işyerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini 26 ocak 2011 tarihinde sendikamıza verdi.

    sendikaya üye oldukları için, işten çıkarıldılar.

    sendikamızın işyerinde yetkiyi aldığını öğrenen işyeri yönetimi, sendikalaşmayı engellemek için 2 üyemizi işten çıkardı.

    yetki tespiti geldiği günden itibaren işyeri yönetimiyle birçok kez görüşme talebinde bulunmamıza rağmen, yanıt alınamadı. işyeri yönetiminin diyalogdan kaçan tavrı, sonuçta işçilerin işten atılmasına kadar vardı.

    casper’ı casper yapan, istanbul/mecidiyeköy’deki 40 metrekarelik küçük bir ofisten, milyonlarca dolar yatırım yapabilen, bir o kadar ciroya ulaşabilen bir şirket haline gelmesini sağlayan, o küçücük ofisten buyana alınteri döken çalışanlardır. şimdi casper, çalışanlarını, sırf sendikaya üye oldukları için işten çıkarmaya kalkmaktadır.

    müşterinin hakları var ama çalışanların yok mu?

    casper müşterisine ürettiği bilgisayarları “senin hayatın senin teknolojin” diye pazarlamaktadır. peki bu bilgisayarları üreten işçisine ne demektedir? “senin hayatın, senin hakların beni ilgilendirmez” mi?

    sendikamız başta atılan işçiler olmak üzere, tüm üyelerimizin haklarını sonuna kadar koruyacaktır. casper çalışanlarının iradesinin arkasında durmaya devam edecektir.

    birleşik metal-iş sendikasi
    genel yönetim kurulu"
  • "...birleşik metal bir sarı sendika değildir, ama gerçek anlamıyla mücadeleci bir sınıf sendikası da değildir. yukarıda da bahsettiğimiz şekilde, türk-metal’de görülen birçok kötü özellik (örneğin bürokrasi, sınıf sendikacılığı yapmak yerine insan kaynaklarının bir kolu gibi davranmak, uzlaşmacılık vb.) yer yer birleşik metal’de de görülmektedir. tüm bunlar türk-metal’i güçlendiren gerçeklerdir.
    türk-metal’in ablukasını kırmak için birleşik metal’in işçi demokrasisine dayalı, mücadeleci, sınıf uzlaşmacılığının her türlüsünü reddeden, enternasyonalist bir çizgide olması şarttır. birleşik metal yeterince güçlü, mücadeleci olmadığı için, işçilerin gözünde her daim mücadeleciliği, kararlılığı ve direngenliğiyle sivrilmediği için türk-metal ablukası kırılamıyor. bunu başarmak için öncelikle birleşik metal’de örgütlü işçilerin sağlam bir çekirdek haline gelmeleri şarttır. bu da ancak sınıfın geneliyle bağ içinde, işçi sınıfının kendi sınıf partisini kurma mücadelesinin parçası olarak gerçekleştirilebilir.
    bosch işçilerinin mücadelesi göstermiştir ki, birleşik metal mücadeleci kimliğiyle öne çıktığı, sabırla ve inatla örgütlenme çalışması yürüttüğü her durumda işçilerin teveccühünü mutlaka kazanacaktır. aksi her durumda ise kendi kuyusunu kazacaktır....
    "bosch işçisinin ayağa kalkışı vesilesiyle türk-metal üzerine" yazısından
  • türk metal sendikası tarafından, bursa'daki toplu istifaları örgütlediği iddia edilen örgüt.
    türk metalcilere göre "malum sendika"!
  • (bkz: aynı bokun laciverdi)

    türk metal'in ne halt olduğunu görüp, bursada yaşanan eylemler sırasında helal olsun dediğim sendikaydı. ne varki çalıştığım firmada başlayan eylemler sırasında iç yüzlerini görene kadar. türk metal'den hiç bir farkı olmayan sendikaymış bunlar da meğerse. eyleme katılmak istemeyip evine gitmek isteyenleri elinde sopayla beklediklerini görünce anladık bunların ne halt olduklarını.

    sanırım türkiyedeki hiç bir sendikanın amacı işçinin haklarını korumak değil. kendi siyasi görüşleri doğrultusunda kurdukları düzeni geliştirmek, milyonlarca liralık parayı yönetmek en büyük gayeleri.
  • örgütlenmek denen şeyin hakkını veren "dipten gelen dalga"lardan biri.
  • kıdem tazminatından tutun taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırmaya kadar işçiler pek çok saldırı altındayken-kimse kusura bakmasın- tabandan gelen grev baskılarını dindirmekle ve patronlarla pazarlık yapmakla meşgul bürokratların oyuncak haline getirmeye çalıştığı sendika.

    bakalım baskılara ne kadar dayanabilecekler?

    şimdi değilse ne zaman?

    (bkz: genel grev)
  • "9 şubat tarihinde toplanan başkanlar kurulunda grev ilan tarihlerini belirlemiş ve 10 şubat’ta ilk grev kararları işyerlerine asılmıştı. grup toplu iş sözleşmesinde 20 yıl sonra ilk kez grev kararı alınıp işyerlerinde ilan ediliyor.
    ..."

    grev kararları asılıyor
  • disk, 12 eylül'de kapatılınca disk'in en büyük sendikası olan maden-iş'in üyelerinin önemli bir bölümü türk-iş'e geçmekten veya sendikasız kalmaktansa o tarihte aynı sektörde örgütlü küçük bağımsız bir sendika olan otomobil-iş'e geçerek orada örgütlenmişlerdi. yıllar sonra disk ve bu arada maden-iş tekrar açılınca bu otomobil-iş'le birleşip birleşik-metal adını aldı.