şükela:  tümü | bugün
  • bisiklet kullanmaya yeni başlamış birisi olarak yazacağım bunları.

    izmirde yaşayanlar için aslında bisiklet yukarıdaki arkadaşın yazdığı kadar karamsar değil bence. 8-10 km mesafede bence acayip hızlı ve rahat bir ulaşım aracı, mesela izban aktarmasından, 4-5 km lik mesafede olan evime 15-17 dakika arası bir sürede normal taşıt trafiğinde gidebiliyorum.

    bisikletimi göztepeden bucaya 1 saatte-bir miktar fazlası vardır- sürerek götürdüm mesela, normal ana arter yolları kullanarak yaptım bunu.

    tabi ki ülkenin coğrafi yapısı, engebesi bazı şehirlerde bu işi yapmayı zorlaştırıyor, yine de kesintisiz bisiklet yolları ve toplu taşımada bisikletin taşınması imkanı ile bisiklet kullanımı yaygınlaşabilir.

    tabi bunlar aslında birazcık romantik görüşler. burası bir ortadoğu toplumu, motorlu aracın ne kadar büyükse o kadar kabul görürsün toplumda. bisiklete binen kişilere baktığımız zaman tamamında olmamakla birlikte daha özgür, modern bir kafa yapısına sahip olduğunu görmek mümkün bence. tabi bu kesimde bizim ülkede git gide azaldığı ve azaltıldığı için yaygınlaşmaması normal.

    birde bir süredir gözlemlediğim bir şey; trafikte yayalar normal araçlara göre bisikletliye daha fazla problem yaratıyor. araba yolunda bisikletle yolun ortasından giderken arabalardan bir tepki görmedim, normalde araba beni geçebilir ama ne korna, ne taciz herhangi bir şey olmadı. ama yayalar daha kapalı bu duruma.

    ama yavaş yavaşda olsa trafikte daha fazla yer almaya başladıkça kullanım yaygınlaşacaktır bence. bisiklet bence insanların çoğunu mutlu edecek bir şey. çocuk gibi gülerler binseler. ama işte cahillik, baskı, çoğunu bildiğiniz sebepler herşeye olduğu gibi bu işe de engel oluyor.

    bir de devlet veya hükümet artık ne dersek, insanları neden bisiklete özendirici tavır sergilesin ki ? akaryakıttan, araçlardan dünya kadar vergi alıyor. ne gerek var tek maliyeti ortalama aşağı yukarı 1000 tl olan bir şeyi özendirmeye ?
  • belediyeler sırf var dediler desin diye kaldırımların üstüne bisiklet yolu yapıyor. doğal olarak insanlar üstünden yürüyor. normal yollarda kullanmak için en ufak bir dalgınlığın olmaması gerek. şartlar böyle olunca da bisiklet kullanmak zevksiz bir hale geliyor.
  • bisiklet yolunun olmamasından kaynaklanıyor olabilir.
  • şehirden şehire değişebilecek mevzu. mesela ben antalya'da oturuyorum ve sahile iniş çıkış dışında çok az yokuş bulunuyor. fakat ankara ya da istanbul'da sürmeye kalksam net yokuşlardan iflahım sikilirdi.
  • tek sebebi aşağılık psikolojisidir. yoksa yol mol hikaye. herkes sürmeye başlasın da gör bak nasıl yapıyorlar bisiklet yollarını.
  • bence her yer otoyol olsun, arabaları da hep ithal edelim.
  • bursa, nilüfer'de oturuyorum; bu görüşün aksine, bisikletle ulaşımı sağlayan insanlarda bir artış gözlemlemekteyim. belediyenin de bu yönde çalışmaları var. (bisiklet yolu düzenlemesi ve bisiklet kiralama sistemi)

    yaygınlaşması için teşvik ve zamana ihtiyaç var. bisiklet sürüşüne elverişli olmayan bölgelerde elektrikli bisiklet kiralama ya da ülke içinde üretilerek ucuz bir şekilde halka satmak gibi yollarla özendirilebilir. hoş, hiçbir hükümetin de bunu önemseyeceğini sanmıyorum:)
  • (bkz: yeditepeli şehir)

    coğrafya olarak uygun değil, yollardan bahsetmiyorum bile
  • evet psikolojiktir, fakat bu psikoloji korku psikolojisidir. sokakta kendini güvende hissedememek, araba içinde korunma ihtiyacı, kapıyı pencereyi kapatıp gaza basıp uzaklaşabilecegini bilmek insanları arabalara itiyor.

    halkın bisiklete binip her yere gidebilmesi için; şehirlerin, sokakların, parkların güvenli, kadınların çocuklarının korkmadığı bir sosyal yapı gerekir.
  • iş yeriniz ve eviniz aynı güzergahta ve bisiklet yoluna sahip düz bir hat üzerindeyse ve yaşadığınız ülke türkiye değilse evet bisiklet alternatif bir ulaşım aracı olabilir.bunların dışında haftasonları ben bisiklete bineceğim,spor yapacağım,hava alacağım,stres atacağım gibi düşüncelere sahipseniz allah yardımcınız olsun.birincisi bisiklet yolunun bisikletlere ait olduğundan haberdar olmayan çok büyük bir kitle yaşıyor bu ülkede. adamın haberi yok yere bakıp gördüğü bisiklet ibaresini bile anlamıyor, yada anlamamazlıktan geliyor.kenara çekilsin diye uyarıyorsun , adam sanane ulan gavat yoldan gitsene diyerek, ağzından deve gibi köpükler saça saça lafını ediyor.bisikletten inip kavga ediyorsun tekrar binip pedallıyorsun bu sefer mangal yapan bir oluşum ve ailesi o oluşum bisiklet yoluna taşmış mangalı yola oturtmuş yelliyor gülermisin ağlarmısın ve etrafta top oynayan koşuşturan çocukları çarpmamak için kırıyorsun gidonu, hop yuruyen sinirli teyzelerle yüz yüze geldin çarpsaydın diye haykırıyor.geçiyorsun bir bakıyorsun adam köpeğiyle gelmiş çimlere yayılmaya köpeğin tasması yok koşturuyor ona buna salça oluyor köpek sana saldırıyor adam karşıdan bakıyor hiç hareket yok köpeği çağırayım tutayım bağlayayım vs yok ulan öküz her insan köpek sevecek yada ondan korkmayacak diye bir kural kaidemi var. bu arada yanlış anlaşılmasın hayvanları seviyorum köpekten korkmam.köpekten korkan ve bisiklet kullanırken karşısına çıktığında ne yapacaklarını şaşıran bisiklet sürücüleriyle karşılaştım lafım ondan. neyse tamam oradan geçtin hop bisiklet yoluna park etmiş araçlar geçtin , yola çıktın aracıyla yanından silme geçen çarpmasına ramak kalır birde bakıp gevrek gevrek gülümser mutlu olur hayvan tatmin olur.durdun biryerde rahatlamak, güzel bir gün geçirmek için çıktığın bisiktet turunu bombok bir haleti ruhiye ile bitirdin sinirlisin kıl oldun eve döndün.bir kenara bıraktın bisikleti artık hafta sonu geldiğinde canın binmek isterse ne mutlu.bu ülkede yaşadığım şehirde bisikletle bir yerden biryere gidilsin,otomobiller kullanılmasın,fosil yakıt tüketimi azalsın, doğanın içine etmiyelim falan olumlu düşünceler vs. bunları geçtim, haftasonu bile binemezsin yaşadığım şehir istanbul , benim için istanbulda bisiklete binmek bundan ibaret.

hesabın var mı? giriş yap