şükela:  tümü | bugün
  • üstünde fazlaca düşündüğüm insanlardır. bisiklet sürerken farklı zamanlarda 3 kere böyle bir soruyla karşılaşınca tesadüften çok bir fenomen olduğuna kanaat getirdim.
    sonuncusu dün oldu.karayolunda karşıdan karşıya geçecektim. arabaları beklerken arkamdan şşt şşt sesleri duydum. bana mı sesleniyorlar diye emin olmayarak arkama baktım, 55 60larında tombul suratlı bir amca. tatlı bir ses ve bozuk türkçeyle bu ne kadar diye sordu bisikleti gösterek. ne bilim o an fiyatı düşük tutmak istedim 600 dedim, ellerini açarak parmakla göstermemi istedi, ben de 6 parmak yapıp 600 dedim. anlayacağından emin olmayarak şu ilerideki dükkandan kiralayabilirsin diye de ekledim. amca bana seslendiğinde önüm boştu tam pedala basıyordum ki durup arkama dönmüştüm. amcayla konuşmam bittiğinde hala önümün boş olduğunu sanıyormuşum. amca dur dur demese geçen passat hafif direksiyon kırmasa küçük de bir kaza yaşayacaktık.
    sonra aklıma geldi, bu adamların neyine güvenip de bisiklet kiralasınlardı. belki kiralamak istemişti amca, hor görüp vermemişlerdi. o da bisiklet almaya karar verdi. çocuğu istiyordu belki. ibrahim tatlıses flüt sahnesini yaşıyordu belki kafasında.
    hani o ilk starbucksa girdiğimizde kasıntılıktan dolayı strese girdik hatta salak salak hareketler yaptık ya, amca da bu ülkede yeniydi belki de o yüzden bisiklet fiyatlarını yoldan geçen bir bisikletliye sordu. ya da bir bisiklet çaldı kaç para eder diye araştırıyordu. her ne olursa olsun altımdaki bisikleti ona vermek geçti içimden.
    savaş çıkaranların, insanları yerinden yurdundan edenlerin alayının amına koyayım.