şükela:  tümü | bugün
  • türkiye gazetesinden kuponla aldığımız bisanbisikleti çalmıştı zamanında ibneler. çok ufaktım. 6 kardeştik. ne büyük hüzne sebep olmuştu bee. yesyeni bisikletti.

    edit: gelen özel mesajlar gösteriyor ki bu bisikletlerden oldukça fazla insan sahip olmuş ve çaldırmış. o dönem ya bisan hırsızı bi çete vardı ya da türkiye gazetesi bi yandan dağıtıp bir yandan topluyordu herhalde.
    çaldırmayan çok az şanslı insan var sanırım.
  • kendi bisikletimi yapmistim. saka degil gercek. hurdacidan once iskelet aldim. daha sonra 1 teker 2 teker derken bisikleti oyle guzel yaptim ki anlatamam. bunu yaparken ortaokul ogrencisiydim. aylarca ariza vermeden, zincir bile atmadan kullandim. bir sabah uyandigimda ise bisikletden eser yoktu. arkadaslarla mahalle mahalle dolastik, buluruz diyerek. yillar sonra muge anlinin programinda yasananlara benzer seyler yasadim cunku bisikletimi calan benle mahalle mahalle gezen arkadasimmis:)

    bir daha hic bisikletim olmadi. fakirlikten degil, istemedim.
  • mosso'm çalındı benim. ama bu ilçeye uyuşturucuyu getirenlerden razı olsun. çalan müptezel başka bir müptezel karıya satıyor, o da oğluna veriyor. o salak da iki hafta sonra lastiği patlayınca, benim tamircime getiriyor.

    "e nerden bildin ki müptezel olduklarını, salak olduklarını?" diyorsunuz biliyorum. üzerinde 48 punto harflerle adım soyadım ve kan grubum yazıyor, onu silmeye bile tenezzül etmemişler.

    edit: çok soran oldu "sonra ne oldu" diye. gizli saklı bişey yok, yazayım:

    gerizekalı kadına dedim ki "bak ben bu bisikleti burdan alayım gideyim, olay kapansın". o da dedi ki, "alamazsın, ben o bisiklete 300 lira para verdim".

    "e kime verdiysen parayı onu al getir, git ondan al parayı". yok nuh diyor peygam ber demiyor. bisikletin faturası maturası herşeyi var, çalındığını bildirmişim polise. "bak, polisi çağırırsam, çocuğun yanacak, siciline geçecek çocuğun". ne dedi biliyor musun?

    "bana ne çocuğun sicilinden, 300 lira verdim ben, paramın derdindeyim".

    benim insaniyetliğim oraya kadardı, geldi polis, aldılar çocuğu ağlata ağlata, getirdiler anasını, satan elemanı aradılar, ben aldım bisikletimi çıktım emniyetten. sonradan duydum ki, 300 lira değil, uyuşturucu karşılığı vermiş bi de eleman bisikleti. ordan da çıktı mevzu. iş iyice dallandı budaklandı yani.
  • yıl : 1999 yer: marmaris

    daha alınalı 1 hafta olmuş olmamışken,oturduğumuz güvenliği dahi olan sitenin bahçesinde bisikletliğe kilitli olarak duran bianchi marka bisikletimi, zincir kilidi keserek çalmışlardı. ve o sabah benim coğrafya sınavım vardı. uyku sersemi bisikletimin kilidini açmaya gittim ve orada değildi acaba apartmanın içine mi almıştım, içeriye baktım orada da yok. bir hışım yukarı annemin yanına gittim ve durumu anlattım, haliyle annem beni okula bıraktı.

    içime oturan sinir ve hüzün yüzünden kağıda dokunmamıştım bile, 0 almıştım neyse.

    olaylar aslında sonrasında gelişti, aradan 2-3 hafta geçtikten sonra siteden bir çocuk bisikletimi gördüğünü söyledi. gördüğü yeri tarif etti ve gittim. bir kahvenin önünde duruyordu. onun benim canavar olduğunu hemen anlamıştım çünkü daha ilk gün düşürmüştüm ve sağ boynuzunda karakteristik bir çizik oluşmuştu.

    daldım kahvenin içine, dışarıdaki bisiklet kimin diye bağırdım! kimse siklemedi zaten bacak kadar bir şeyim. çay ocağının oraya yöneldim çaycıya sordum. o da bak şu amcanın diyerek gösterdi. masasına gittim, dışarıdaki bisiklet senin mi dedim, bakmadı yüzüme sorumu tekrar ettim. evet benim dedi. ben o bacak kadar boyumla '' nah senin, benim o bisiklet sen onu çaldın, hırsızsın sen !!!'' diye bağırdım. o an şakır şukur okey taşı sesleri bıçak gibi kesildi ve kahvede derin bir sessizlik.

    adam benim yakamdan tutup dışarı sürükledi, bağırış çağırış, tehditler.. sonra yine girdi içeri. yandaki markete koştum telefonu kullanmak için. evi aradım kimse açmıyor, babam datça'da o sıra. bende polisi aradım yerimi tarif ettim durumu anlattım.10-15 dk sonra 2 ekip arabası geldi, önce benimle konuştular sonra adamı aldılar. o sırada telsizle vs konuşurlarken adam fırsattan istifade yine benim kolumdan tutup senin dövdüreceğim diye yine tehdit etmeye başladı. çocuğuz daha, ben başladım ağlamaya:) polis beni sakinleştirdi hiç bir şey yapamaz o sana korkma falan. adamı da biraz tartakladı bisiklete binmesini ve karakola sürmesini söyledi. bisikletimin üzerinde hırsız biz iki polis arabası biri önce biri arkada eskort eşliğinde karakola geldik.

    polisler soruyor oğlum annen baban nerede diye. annem pazarda sanırım açmıyor babamda datçada. o zaman bekleyeceğiz dediler ulaşana kadar oturttular beni bir sandalyeye bekliyorum. heralde 4-5 saat bekledim. o sırada yakalanmış hayat kadınları, vize problemi yaşayan bir kaç siyahi ve 1 çingene kadınla yan yana oturduk.

    velhasıl kelam sonunda anneme ulaşmışlar geldi.bisikletin bizim olduğunu kanıtlamak için makbuz,garanti belgesi vs istediler. annemde nereye koydum hatırlamıyorum ama bir arayalım dedi,çıktık. aynı şekilde adamı da bırakmışlar. ilk önce belki bir kopyası vardır diye bisikleti aldığımız mağazaya gittik. satıcı şaşkın bir şekilde çok ilginç az önce bir adam da benden böyle bir belge hazırlayıp verebilir miyim diye sordu dedi. oradan alamadık ama evde garanti belgesi bulundu karakola götürüldü. ve bisikletimi geri almıştım.

    o yaşta bile hakkımı bu kadar iyi savunabildiğim için kendimle gurur duyarım sözlük.
  • benim çocukluğumda bir abi önümü kesip bisikletimi istemişi "2 tur atıp gelicem" diyerek. korktuğum için vermiştim. aldı bisikleti bastı gitti. acayip üzülmüştüm bir yandan da annemlere ne diyeceğimi düşünüyordum. koşarak eve gittim ağlıyorum falan annem hem kızıyor hem bir şey olmaz diyor hem vuruyor. aradan 15 20 dakika geçti belki bulurum adamı umuduyla sokağa çıktım* sonra bir baktım ilerden bana doğru gelip yanaştı "lan oğlum mal mısın yarım saattir seni arıyorum nerdesin sen?" dedi. adam harbi 2 tur atıp getirecekmiş meğerse...
  • medeniyetin besigi sayilan isvicre'de gecen cuma günü basima gelen elim hadise, adamlar mübarek gün felan dinlemiyorlar.
    cok güzel turuncu renkte elektrikli bir bisikletim vardi, onunla seyehat ederken kendimi cok iyi hisseder, nehir boylarinda molalar yapardim. ne zaman sokakta biraksam, kilitler ve yanindan ayrilmadan sevgi dolu bir bakis firlatirdim bisikletime, bir metal yigini ile aramizda duygusal bir bag vardi.
    ne bilirdim, o lanetli cuma günü, kilitli olmasina ragmen bisikletimin sirra kadem basacagini. yerinde yeller esecegini.
    simdi onunla gectigimiz yerlere düsüyor yolum bazen, cömelip yere aglamakli cakil taslari ile oynuyorum, cenemi dizlerime koyup dalip dalip gidiyorum gözlerim dolu dolu. havalar günesli olmayiversin, bir baska hüzünleniyorum. simdi diyorum o nerede, ne yapiyor.
    bazen calinan bir esyaniz maddi bir degerden cok sizde manevi bir bosluk yaratiyormus, misketleri elinden alinmis cocuklar gibi.
    bu yazi bisikleti calinan yazar tarafindan otobüsün en arka dörtlü koltugundan derin acilarla yazilmistir.
  • cocukken olursa gercekten insanin icine isler uzuntusu.

    bizim cocuklugumuzda 18 vitesliler yeni yeni cikmisti piyasaya. bmx'ler vardi bir de pinokyolar falan.

    ortaokul zamani 18 viteslimiz vardi bir tane scott markasi da, orospu evladinin biri calmisti markete girip birsey alacagim sirada. kasla goz arasinda gitmisti bisiklet.

    insallah o alanin burnundan gelmistir, binmek nasip olmamistir, binebildiyse de kaza yapmistir.

    hala atamadim sinirimi.
  • mahallede psikopat olcay diye bir eleman vardı.namussuz hergün benim bisikleti çalardı,annem annesiyle komşuluk muhabbeti olduğundan dolayı hergün akşam annemle gider bisikletimi alırdık..olcay hergün anasından sopa yerdi..şimdi düşünüp takdir ediyorum ulan o nasıl bir istikrardır..nerden baksan 3 yıl düzenli olarak hergün bisikletimi çalıp anasından dayak yedi.
  • henüz 6 yaşımdayken gözümün önünde çingeneler çalmıştı. bildiğiniz at arabasına yükleyip götürmüşlerdi. muhtemelen şokta olduğumdan tepki bile verememiştim. yaşadığım ilk travmalardan biridir.
  • bianchi barracuda bisikletimin kilidini kırıp çalmışlardı apartman boşluğundan.

    mını ırzını siktiklerim, ne istediniz lan yepisyeni bisikletti daha 2 kere binmiştim. 20 yıldır beddua ediyorum amk direkt cehennemliksiniz pezemenkler.