şükela:  tümü | bugün
192 entry daha
  • arka kaldırmayı yeni öğrendiğim ve fizik bilgimin sıfır olduğu yıllarda denedim.asfalttı full hd gördüm.her saniye görüntü daha da berraklaştı.
  • uçuşa hazır olmaktır.
  • asfalt ile öpüşmeye hazırlıktır
  • freni olmayan bisikletle yokuş aşağı inerken yavaşlamak için ayağı ön tekere sıkıştırmak. frenden daha kötü çünkü ayağın orda kalıyor en az 3 takla hem de bisikletle. on bin beyin hücresi iptal. kapatıp açtım kendimi
  • ön frenin bozuk olması durumunda bisikletle yokuş aşağı inmeye hiçbir etkisi olmayacak eylem.
  • gençlik yıllarımda, iki tane mala karne hediyesi olarak sardanın bir modeli alınmıştı. bilenler bilir, arka fren soldadır sarda markasının bazı modellerinde(90lı yıllardan bahsediyorum)
    neyse bisikletler daha bir kaç saatlik, frene basılınca jant ve pabuçlardan cayırtı çıkıyor o derece yeni.
    şimdi konyayı bilen varsa, eskiden meram son durak olarak geçen ırmak falan akan mesire alanı tarzı bir yerde uzunca bir rampa vardır.
    bu mallardan birisi diğerine göre daha mal olduğu için, frenin yerinin değişik olduğunu bildiği halde, artık iyi niyetimle el alışkanlığı ile oldugunu düşünüyorum. sağ taraftaki freni var gücüyle sıkıp, yerden havalanıp havada tam bir tur atmasına bir çeyrek kala ön tekerin üstüne inip bir müddet de öyle gidip yere kapaklanmıştı.
  • kafa üstü 2 defa asfaltta sürünüp hala hayattaysanız sonrasında aynı yokuştan ön teker üzerinde tek tekerle inebilir hale geliyorsunuz.

    (bkz: ben)

    hatta öyle alışmıştım ki ön frenle tekerde gezmeye paso yokuş tırmanıp ön tekerde aşağı kayardım
  • eğer ani frene, çabuk durmaya ihtiyacınız varsa ön freni de sıkmak zorundasınız. frenlere asılırken ağırlığı sele arkasına kaydırırsanız takla atmazsınız.

    neyse ki türk erkeği araba kullanmayı beş, altı yaşlarında öğrenmeye baslıyor ve neyse ki otomobil 4 tekeri olan ağır bir araç. aksi halde nice olurdu yollarda halimiz...
  • yetmez.

    güneş karşıdan yokuş asfaltı ayna gibi parlatmışken,
    tahminen 50-60 km/s arası uçarken,
    bir anda yolu enlemesine kesen kasisi görüp ön frene abanmak...

    kasise sert çarptım.

    işte o an havada bi süre süzülüp yeren inildiğini,
    dirsek, diz, bel kemiği gibi çıkıntılara asfaltın iri taneli zımpara adeta bir rende kıvamında sürtündüğünü hissedebiliyordum.
    bisiklet hâlâ altımdaydı ve bileğim dönmüş, elim gidondan kurtulamamıştı.

    sürtünmeli seyahat bitince önce kendimi sonra bisikleti kaldırdım.
    sol kolumu kullanamıyordum.

    asıl hissettiklerim yaklaşık 10 saniye sonra başladı.
    tüm vücudum titriyordu ve gözüm karardı. ayakta duramayacağımı anladım, kaldırıma oturdum.
    vücudumun birkaç bölümünden gelen acı sinyalleri beynimi ele geçirdi.

    hastaneye gittiğimde kemiklere kadar aşınmış bölümlere pansuman yapıldı.
    omuzdan çıkan kol yerine oturtuldu.
    gecesinde sol elim davul gibi şişti. 15 gün sol elimi kullanamadım.
    şükür kırık yoktu.
  • ilk önce arka frene basılır sonra yavaş yavaş ön fren de sıkılır ki beyni olmayan arkadaşlar gibi olmayalım diye.
15 entry daha