şükela:  tümü | bugün
  • birkaç hafta önce gözlemlediğim hoş durum.

    bir bisikletlinin bana selam vermesiyle birlikte uzun süredir kimseye sırf bisiklet bindiği için selam vermediğimi fark ettim. sabahın körü denilebilecek bir saat olmasına rağmen durumu hemen gözlemlemek adına izmir-konak'ta durdum ve 20 dakika boyunca iki bisikletlinin karşılıklı olarak nazarımdan geçmesini bekledim. 20 dakika boyunca duruma uygun 14 (toplam 7 vaka, bu durumda n=14 mü oluyor n=7 mi? sözlüğün bilim insanları yardım ediniz *) bisikletlinin 14'ü de birbirine selam vermeden geçip gitti.

    şimdi bu durumu hoş yapan şey şu: bu demek oluyor ki bisiklet binmek artık bir kabilenin işi olarak görülmüyor ve bisikletliler birbirlerini aynı kabilenin fertleri olarak görmeyi bırakıyorlar. bisiklet binmenin yaygınlaştığına delil olarak kullanılabilecek bir fenomen.

    https://www.youtube.com/watch?v=jhjxyjl1df8

    edit cansever: bu bağlamda verilen selam apaçık bir şekilde aynı kabileye mensup olmanın bir sonucu olarak verilen selamdır. "sendenim, aynı çileleri çekiyorum; aynı zorluklarla baş ediyorum" demenin bir yoludur ve aidiyet duygusundan ileri gelir.
  • motosikletli arkadaşlarda artık selam vermiyor. halbuki bir kaç sene öncesine kadar ne güzeldi.. motosiklet sürücüleri yolda birbirine selam verir, sağda duran birini görünce durup "herşey yolunda mı?" diye sorar, trafikte birbirlerine destek olurlardı.. o güzel insanlar motorlarına binip gittiler, motorcunun piçine kaldık.
  • selam vermek, sanıldığının aksine, aynı kabileye mensup olmaktan değil, karşılıklı olarak birbirine saygı duyulmasından kaynaklıdır.
    örneğin, soğuk insanlar diye tabir edilen almanlar bile, trafikte yol veren şoföre filan istisnasız selam verirler.
    çok takılmayın, verin selamınızı geçin
  • ayakta kalan son kaleydi bisikletliler. medeniyet örneğiydiler.. üzdü..
  • derdi bisiklet değil sosyalleşmek olan bisikletçileri derinden yaralamıştır. nasıl ki sokakta yürürken tanımadığımız tiplere oo naber abi demiyorsak, nasıl ki otomobiller ilerde radar yoksa birbirlerine gereksiz selektör çekmiyorsa, bisiklet de öyle, bin git amına koyayım. bin yaşında sosyalleşmek dışında vasfı olmayan nineler dedeler gibisiniz, "aaah ahh eskiden mahallede herkes herkesi tanırdı, sokağa masa sandalye atar saatlerce konuşurduk" vb. diye nostalji kasan antika tiplere dönüştünüz.
  • ankara'da geçersizdir. sarılıp öpüşüyoruz burada.
  • ayyy ama nasıl üzücü nasıl kırıcı bir durum. tüh ya(!)
  • istanbul'da, trafikten, yolların bozukluğundan, insan kalabalığından önümüzü zor görüyoruz, bu halde diğer bisikletlilere selam verememek devede kulak kalıyor.