şükela:  tümü | bugün
  • iş bu konuyla ilgili diyanetin gayet öz ve tatmin edici açıklamalarına 'hiç mantıklı diil' 'ya gerici bunlar zaten' ' ya siz zaten her yeniliğe karşı çıkın yobazlar' diye refleks gösteren yurdum insanı 'biz çükülmek istiyoruz, bizi çükün' feryatlarına karşı bir naçizane kelime yığınıdır.

    öncelikle diyanetin açıklaması gayetle düzgün ve akılcı idi. sebepler gayet iyi açıklanmış ve bu konuda 'riba yiyen allah'a ve peygamberine savaş açmıştır' emri kabilince hareket sorumluluğu olan müslümanlara iyi bir uyarıydı. ve evet, devletin çıkarları gözetilmişti. gayetle makul bir şekilde. buna karşı çıkanlar devletin ali çıkarlarını korumaya mı karşı çıkıyorlar anlamadım.

    ama işin farklı boyutları da var. iş sadece haram mı helal mi de bitmiyor.
    islam iktisatında 'gharar' denilen bir tanım vardır.
    gharar: özelliği, niteliği veya diğer unsurları tam olarak belli olmayan öğelerin satılmasıdır. ürünün fiyatı da belli değildir. bir tür kumar olarak değerlendirilebilir.

    islama göre ticari anlaşmalarda herhangi bir belirsizlik (yani gharar) olmaması gerekiyor. yani siz neyi, ne kadar, ne şartlarda, ne kadar süreyle aldığınızı tam ve eksiksiz olarak bileceksiniz ve karşılığında alışveriş yaptığınız insan da tam olarak bilecek ve bu konuda iki taraf da denetim mekanızmasına sahip olabilecek. çıkacak küçük istisnalar ise caiz görülmüş.

    aşağıda kaynağını da verdiğim internet sitesinde arkadaş bu konuyla ilgili güzel bir örnek vermiş. siz bir market zincirinin sahibisiniz ve bir kabzımandan 50 kasa elma alıp marketlerinize dağıtacaksınız. sizin o 50 kasayı da tek tek kontrol edip elma olduklarını; ve hatta tek tek elmaları kontrol edip çürük veya çiğ olup olmadığını kontrol etme şansınız tabii ki yok. ama siz rastgele birkaç kasayı açıp kontrol edersiniz ve şart sağlanmış olur. bu konuda alimler cevaz vermiştir.

    amma velakin
    bir bulut madenciliği sözleşmesi ile bitcoin vs. satın aldığınızda, aldığınız bitcoin'in aslında herhangi bir madenciliği yapan şirketten olduğunu doğrulamanın hiçbir yolu yoktur. gerçekten kimliğinizi doğrulamanın, sizin aldığınız bitcoinin veya madencilik yapıyor olsanız bile bir alt coin sahibi olduğunuzu doğrulamanın hiçbir yolu yoktur. gerçekten bu paralarla maden çıkarttıklarını ve aldığınız ödemenin, aldığınız bitcoinin aslında madencilik yoluyla çıkarıldığnı doğrulamanın hiçbir yolu yoktur.

    yazıda andreas antonopoulos adlı bir şahsın bitcoin ile ilgili yorumlarına özellikle dikkat ediniz. bulut madenciliği programlarının% 95'inin aldatmaca olduğunu, elde ettiğiniz paranın gerçekten madencilik faaliyetleriyle elde edildiğini kanıtlamanın hiçbir yolunun olmadığını, bu konuyla ilgili yüzlerce çöküş örneği verilebileceğini (anladığım kadarıyla sadece bitcoin için değil genel bulut madenciliği için söylüyor bunu), ve alınan tüm bu riske rağmen kârın o kadar yüksek olmadığını söylüyor. ki aynı şeyi sitenin sahibi donanım örneklerini göstererek söylüyor.
    sadece diyanet değil dünyada islam ulemasının genel görüşü ortak. bir denetim mekanizmasına bağlanmadan bu ticaretin caiz olmadığını söylüyorlar.
    bir de biz kutu içinde ürünü görmeden para vermeyen bir milettik arkadaş nasıl kabul ediyorlar böyle şeylere para yatırmayı.
    haram helal meselesi değil konu dikkat edin. bu sistem bir denetim mekanizmasına kavuşsun, işi bankalar ve onların üstündeki denetim mekanizmaları ele alsın, bitcoin bir para değeri görsün (ki yazıda ulemanın bitcoini henüz para saymadığını da söyleyelim.) ondan sonra ne yaparsanız yapın. para tatlı geldi diye bilmediğiniz hackerlara saçma saçma paralar yatırmayın. bitcoinin bu kadar hızlı yükselmesi belki de bunun içindir. kim bilir?

    kaynak
  • ayakkabı kutularına koyulabilen herşey caizdir