şükela:  tümü | bugün
  • düşünsene, öpüşmeye başlıyorsunuz. öyle sakin, güzel, git gide artan bir tempoda. dudaklarınız, dilleriniz birbirine karışıyor. ve sonra dokunuyor sana, saçlarına, boynuna, memelerine, karnına ve giderek daha aşağıya. sırılsıklamlığını hissediyorsun, sanki içini doldurmuş gibi sırılsıklamsın. parmakları seni aralıyor; önce bacaklarını, sonra en özel noktanı. yavaşça klitoris üzerinde geziniyor, yavaşça âhlar çıkmaya başlıyor senden, daha ateşli öpüyorsun. bir süre aynı noktada gezindikten sonra, daha aşağılara ilerliyor parmakları, şaşırıyorsun. devam etsin istiyorsun, kendini tamamen o’na bırakmışsın. o güne kadar sevişmeye dair bildiğin bir şey varsa çoktan unutmuşsun, her şey yeni şu an. bacakların kendiliğinden aralanıyor. ve işte tam da o an o'nun parmaklarından birini kendi içinde hissediyorsun.

    evet, işte bu.

    öpüşmeye bir an bile ara vermemişsiniz, şimdi daha ateşlisiniz. ve o parmak şu an seni beceriyor. minik dokunuşlarla, içinde geziniyor. ileri ve geri, aynı ritimde. bu nasıl güzel bir duygu diye düşünüyorsun, ama henüz hiçbir şey yaşamadın. tam o sırada bir parmak daha içinde gezinmeye başlıyor. bu kez daha da ileri gidiyor, ikisi içerde bir noktaya temas ediyorlar ritmik olarak. kendini kaybetmeye başlıyorsun yavaş yavaş. tam olarak bırakıyorsun kendini, kasların gevşiyor, daha çok almak istiyorsun içine, etine daha çok dokunsun, daha çok öpsün istiyorsun. o ise durmuyor, parmaklarıyla sana hissetmediğin şeyler yaşatıyor. gelmek üzeresin, gelmiyorsun. ya ritm değişiyor, ya öpüş. minik değişimler, bir sen anlıyorsun. yoruluyor, insan nihayetinde. ama sen o'nu düşünemezsin şu an, tamamen kendine odaklısın, yorulursa yorulsun. sen, zirveye çıkmalısın. hiçbir şey önemli değil. bu birkaç defa yineleniyor, tam gelmek üzereyken ya daha ileri gidiyor parmaklar (şimdi kaç parmak kim bilir) ya da ağzındaki dile dilini dolamışsın. bir şey geciktiriyor o nihai hedefini. şikayetçi değilsin. hissettiklerin ne kadar yeni, ne kadar güzel, ne kadar kadın.

    uzun sürmüyor, kaç defa kıyısına gelip uzaklaştığını bilemediğin o dalga, haz, bir anda yakalıyor seni. kasılıyorsun. gevşiyorsun. mayışıyorsun. geriliyorsun. ölüyor ve diriliyorsun. ürpertiler sırtından kalçalarına kadar iniyor. ve o gözlerinin içine bakıp bir öpücük konduruyor dudağına. nefeslenmek için uzanıyorsun. dinleneceksin, ama unuttuğun bir şey var.

    henüz bitmedi.

    uzanıyor üzerine. bedenini bedeninin altına hapsediyor. hiç beklemeden bütün erkekliğiyle içine giriyor. ve duvarlarını yaka yaka ilerliyor. her şeyiyle her noktana temas ediyor. o an her ikiniz de saf dürtü oluyorsunuz. hareketler kendiliğinden uyumlu, nefesler aynı, kalpler bir atıyor. gidip geliyor içinde, öpüyor, sıkıyor. sanki aynı anda her yerinde gibi hissediyorsun. bu ânı kaybetmek istemiyorsun, hep içinde olsun istiyorsun, çıkmasın. bitmesin bu zevk. kendine inanamıyorsun, az önce yaşamadın mı sen bunu kızım? nefeslenecektin hani? nefes aldığının farkında mısın? o ise durmuyor, devam ediyor. daha sert, daha derin, daha erkek, daha fazla alıyor seni. sana hükmediyor, razısın. ve yaklaşanı beklemeye başlıyorsun. işaretleri var, ufak ürpermeler, bacak aranda haz veren kasılmalar, kendini daha çok açmak ve onu daha çok almak istemen. onun eli senin ağzında, boğazında. parmaklarına yapışıyorsun. az evvel içindeydiler, emiyor, öpüyorsun. birlikte yaklaşıyorsunuz o zirveye. yaklaşıyor, yaklaşıyor, yaklaşıyor ve evet.

    kendi çığlıklarını duyuyorsun sanki, ama çok uzaktan. bu olanlara inanamıyorsun. şaşkınsın, mutlusun, kadınsın. o’nun kadını.

    “ne yaptın sen?” diye bir soru soruyorsun istemsizce. gülümsüyor ve bir öpücük daha konduruyor dudaklarına.

    işte, biten şey bu.

    .