şükela:  tümü | bugün
  • o kadar çok bitki ve meyve çayını ve kurutulmuş hallerini *melissa, nar çiçeği, yasemin, papatya, limon, birkaç karanfil kalanını anımsamıyorum- karıştırdım ki, yarına ölmez isem yine entryler girmeye devam edeceğim sözlük.

    filtre yapabildiğiniz bir şeyde bunları karıştırın. bekleyin. bal ile tüketin.

    ekleme: süper tatlı bir uyku getiriyor ki sormayın.
  • uzun zamandır halet-i ruhiyemi stabil tutmama yarayan şey. ada çayı, yeşil çay, rezene, papatya çayı, böğürtlen çayı, kış çayı, form çayı vs. derken sonu gelmiyor bunların. östrojen salgısıı arttırdığından kimi türleri, erkeklerin az tüketmesinde fayda var. örneğin ada çayı. bu da burda duyrulmuş olsun.
  • ihlamur harici tuketemedigim,hatta kokusuna bile tahammul edemedigim cay cesidi. ozellikle nane limona karsi fobik bir durum soz konusu. bir yudum alsam kusacak gibi oluyorum. seveni oldugu gibi nefret edeni de oluyor goruldugu gibi. hele o 5i 1 arada filan olan caylar nasil iciliyor anlamiyorum.
  • soğuk kış günlerinde içi ısıtandır. bir de evinizde yalnızsanız ve üstünüzde bir kırgınlık hakimse vazgeçilmez içeçek haline geliyor.
    denemek isteyenler için ben şöyle yapıyorum; küçük boy elma ve ayvanın yarısını kabuklu olarak dilimliyorum, üzerine ıhlamur ekliyorum bir tutam, biraz karanfil, tarçın da koyduktan sonra ufacık bir parça zencefil ekliyorum, bir iki dilim de limon koyup üzerine sıcak su ekleyip demlenmeye bırakıyorum.. hem evinize mis gibi kokusu yayılıyor bu çayın hem de içiniz ısınıyor hem de tadı çok güzel oluyor meyveler sayesinde e daha ne olsun..
  • sallama olanları sağlıklı mı merak ettiğimdir, yoksa gidip aktardan alıp evde mi kendimiz yapsak daha mı sağlıklı olur diye de merak etmiyor değilim.
  • siyah çaydan nefret eden, bir bardağı bile zor bitirebilen ben için harika içeceklerdir. ama öyle aktarlardan vs guvenip de almam yani açıktan almam. işte bilinen markalarin caylarindan içerim ama sagolsunlar içinde tarçın olmayani neredeyse yok gibi. o yüzden o kadar geniş ürün yelpazesinin çok az bir kısmından faydalaniyorum ve aklım hep elma caylarinda kalıyor.
    tarçın meselesine gelince alerjim var. keske tarcinsiz da uretseler. zaten iclerinde zilyon tane bitki var tarçın da eksik kalaymış.
  • bitkilerin kurutulduktan sonra sıcak suda (kaynara yakın) birkaç dakika bekletilmesi sonucu oluşan içecek türüdür. birçok çeşidi mevcuttur.
    bilinçsiz tüketim sonucu karaciğer nakline kadar giden kötü bir senaryosu da vardır. dikkat edilmelidir.
  • sağlık için içilmesi çok faydalı bir çay çeşidi.
  • sağlık için içilmesi mecbur birşey olarak bakılmaması gerekendir. eğer keyfine varabilirseniz değişik bitkiler, farklı çiçekler keşfedip keyifle severek içilen bir içecektir. bitki çaylarının tadının bu kadar berbat olması ise belirli hatalar yapılması kaynaklıdır. öncelikle bitki çayı kaynatılmaz kaynadıkça acılaşır, ancak meyan kökü gibi odun formunda olanlar 5 dakika kadar kaynatılabilir kaldı ki onlarında artık kıymık haline getirilmişi satıldığı için gerek kalmıyor. bir diğer sıkıntı bitkiyi bardağa sallayıp bitirene kadar içinde bırakmaktır. bazı bitkiler 5 dakika bazıları 10 dakika maksimum bardakta kalabilir. daha fazla kalırsa; bakın yine acılaştı canlar.

    gelelim bitki çayı nasıl içilebilir hale getirilir. öncelikle bitki çayı yaparken tüm acı bitkileri bir araya sallarsanız çayınız kaçınılmaz şekilde acı olacaktır. sonra dayayın şekere yok öyle bi dünya. ilk olarak bitki çayından şekeri atın, bunun yerine bir kaşık bal atarsanız hem bitkilerin özelliği ölmez hem doğal olsun diye yaptığınız bitki çayınız harbiden doğal olur yani yapay bir şeyle örtmezsiniz. bir diğer alternatif ise bir üst paragrafta andığım meyan köküdür. meyan kökünden çayınıza bir tutam sallarsanız çay resmen şeker atmışsınız gibi tatlanır. yani acı gelen çayı meyan köküyle dengeleyebilirsiniz. ve yine unutulmaması gereken ilk etapta 5 dakikadan sonra bardaktaki otu çöpü çıkarınız, daha sonra seveceğiniz yoğunluğa göre 10 dakikaya kadar çıkarırsınız süreyi.

    bitki çaylarında bir başka güzel olan lavanta, karabaş otu, papatya gibi çiçekleri olaya dahil edebilmenizdir. ancak lavantayı ooh lavanta, fransa diyip sallarsanız zehir zıkkım acı olur, papatyayı bol tutarsanız çişe benzer. kilit nokta denge canlar. ve her seferinde en fazla 3 bitkiyi karıştırın fazlası alakasız olur ve tadından öte birbirini bozmaya başlar.

    bir diğer nokta klasiktir ama tarçın çubuğunu ve karanfili eksik etmeyin. karanfili 1-2 tane kullanmak kafidir fazlası acı yapar, tarçın çubuğu büyük küçük demeden bir bütün atabilirsiniz herhangi bir acılık durumu yoktur. ve tabiki hazır bitki çayından öte aktardan gidip koklayarak sorarak bakarak almak hem çok daha sağlıklı hem de daha keyiflidir. ben hazır bitki çayını sadece yeşil çay alırım onun da yaseminli ve melisalı olanları tavsiyemdir. zaten aktarda 2şer liralık aldığınız zaman kavonozlar doluyor, emin olun pakettekinden daha hesaplı ve taze. kokusu hoşunuza gidenlerden aktara da bunun tadı nasıldır ben şunu sevmiştim bunu sevmemiştim diyerek fikir yürütüp bir kaç çeşit azar azar denemelik alarak işe başlayabilirsiniz. zaten hepimizce malum olan adaçayı, ıhlamur, kuşburnu her evde annelerin cephaneliğinde durur. siz farklı birşeyler deneyin.

    mesela lavantanın kokusunu seviyorsanız bir de çayını deneyin. ama unutmayın az atın ve fazla bekletmeyin. acı geleceğini düşünüyorsanız biraz balla gayet uyumludur. yine bir başka çiçek karabaş otu, lavantaya benzer mor bir çiçeğin başı olarak satılır. bir bardağa 2 tane atıp bir tutam da meyan kökü koyarsanız nefistir. karabaş otu ege kokar, meyan kökü de tatlı yapar hatta 2 tane de papatya atarsanız içine buyrun günün iyimserliği. bu arada lavanta mezopotamya döneminde depresyon tedavisinde kullanılıyormuş, şu dönem de uyku üzerinde olumlu etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış durumda, bu da dip not olsun. bir diğer bitki şu sıralar da oldukça yaygınlaşan matedir. mate de güzeldir ancak yeşil çaydan hoşlanmıyorsanız bulaşmanızı önermem. yeşil çayın daha yoğun halidir, o yüzden az koymanız (azdan kastım 1 çay kaşığı civarı) bir avuç çimen yutuyormuş hissinden sizi kurtarır.

    benim favorilerim bunlardır. bunların dışında avokado yaprağı, sarı kantaron (ki iyi bir sakinleştiricidir), aslan pençesi gibi uzayıp giden bir liste, yüzlerce çeşit her aktarda bulabileceğiniz bitki vardır. dediğim gibi dalın aktara deneme yanılma yapın. meyan kökünüz hep olsun ki acı olur korkunuz varsa atın bir tutam. ayrıca meyan kökü bağışıklığı da destekler. otunu çok koymayın, kaynatmayın ve içinde çok bekletmeyin kuralına da uyarsanız nefis bitki çayları yapmamanız yeni yeni tatlar bulmamanız çok zordur. alıştıktan sonra benim gibi kendinizi her ay aktar köşelerinde bulursunuz.

    dip not. tabi ki siyah çayın yeri çok ayrıdır, hastasıyız. bir gün olur da çay yerine kahve içersem vursunlar beni. velhasıl bitki çayını dışlamayalım, zira mesele yanlış yorumlamakta beyler bayanlar. deneyin, doğru tadı bulun ve hasta olmayı beklemeden için içirin.
  • sağlık için içilmesi mecbur birşey olarak bakılmaması gerekendir. eğer keyfine varabilirseniz değişik bitkiler, farklı çiçekler keşfedip keyifle severek içilen bir içecektir. bitki çaylarının tadının bu kadar berbat olması ise belirli hatalar yapılması kaynaklıdır. öncelikle bitki çayı kaynatılmaz kaynadıkça acılaşır, ancak meyan kökü gibi odun formunda olanlar 5 dakika kadar kaynatılabilir kaldı ki onlarında artık kıymık haline getirilmişi satıldığı için gerek kalmıyor. bir diğer sıkıntı bitkiyi bardağa sallayıp bitirene kadar içinde bırakmaktır. bazı bitkiler 5 dakika bazıları 10 dakika maksimum bardakta kalabilir. daha fazla kalırsa; bakın yine acılaştı canlar.

    gelelim bitki çayı nasıl içilebilir hale getirilir. öncelikle bitki çayı yaparken tüm acı bitkileri bir araya sallarsanız çayınız kaçınılmaz şekilde acı olacaktır. sonra dayayın şekere yok öyle bi dünya. ilk olarak bitki çayından şekeri atın, bunun yerine bir kaşık bal atarsanız hem bitkilerin özelliği ölmez hem doğal olsun diye yaptığınız bitki çayınız harbiden doğal olur yani yapay bir şeyle örtmezsiniz. bir diğer alternatif ise bir üst paragrafta andığım meyan köküdür. meyan kökünden çayınıza bir tutam sallarsanız çay resmen şeker atmışsınız gibi tatlanır. yani acı gelen çayı meyan köküyle dengeleyebilirsiniz. ve yine unutulmaması gereken ilk etapta 5 dakikadan sonra bardaktaki otu çöpü çıkarınız, daha sonra seveceğiniz yoğunluğa göre 10 dakikaya kadar çıkarırsınız süreyi.

    bitki çaylarında bir başka güzel olan lavanta, karabaş otu, papatya gibi çiçekleri olaya dahil edebilmenizdir. ancak lavantayı ooh lavanta, fransa diyip sallarsanız zehir zıkkım acı olur, papatyayı bol tutarsanız çişe benzer. kilit nokta denge canlar. ve her seferinde en fazla 3 bitkiyi karıştırın fazlası alakasız olur ve tadından öte birbirini bozmaya başlar.

    bir diğer nokta klasiktir ama tarçın çubuğunu ve karanfili eksik etmeyin. karanfili 1-2 tane kullanmak kafidir fazlası acı yapar, tarçın çubuğu büyük küçük demeden bir bütün atabilirsiniz herhangi bir acılık durumu yoktur. ve tabiki hazır bitki çayından öte aktardan gidip koklayarak sorarak bakarak almak hem çok daha sağlıklı hem de daha keyiflidir. ben hazır bitki çayını sadece yeşil çay alırım onun da yaseminli ve melisalı olanları tavsiyemdir. zaten aktarda 2şer liralık aldığınız zaman kavonozlar doluyor, emin olun pakettekinden daha hesaplı ve taze. kokusu hoşunuza gidenlerden aktara da bunun tadı nasıldır ben şunu sevmiştim bunu sevmemiştim diyerek fikir yürütüp bir kaç çeşit azar azar denemelik alarak işe başlayabilirsiniz. zaten hepimizce malum olan adaçayı, ıhlamur, kuşburnu her evde annelerin cephaneliğinde durur. siz farklı birşeyler deneyin.

    mesela lavantanın kokusunu seviyorsanız bir de çayını deneyin. ama unutmayın az atın ve fazla bekletmeyin. acı geleceğini düşünüyorsanız biraz balla gayet uyumludur. yine bir başka çiçek karabaş otu, lavantaya benzer mor bir çiçeğin başı olarak satılır. bir bardağa 2 tane atıp bir tutam da meyan kökü koyarsanız nefistir. karabaş otu ege kokar, meyan kökü de tatlı yapar hatta 2 tane de papatya atarsanız içine buyrun günün iyimserliği. bu arada lavanta mezopotamya döneminde depresyon tedavisinde kullanılıyormuş, şu dönem de uyku üzerinde olumlu etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış durumda, bu da dip not olsun. bir diğer bitki şu sıralar da oldukça yaygınlaşan matedir. mate de güzeldir ancak yeşil çaydan hoşlanmıyorsanız bulaşmanızı önermem. yeşil çayın daha yoğun halidir, o yüzden az koymanız (azdan kastım 1 çay kaşığı civarı) bir avuç çimen yutuyormuş hissinden sizi kurtarır.

    benim favorilerim bunlardır. bunların dışında avokado yaprağı, sarı kantaron (ki iyi bir sakinleştiricidir), aslan pençesi gibi uzayıp giden bir liste, yüzlerce çeşit her aktarda bulabileceğiniz bitki vardır. dediğim gibi dalın aktara deneme yanılma yapın. meyan kökünüz hep olsun ki acı olur korkunuz varsa atın bir tutam. ayrıca meyan kökü bağışıklığı da destekler. otunu çok koymayın, kaynatmayın ve içinde çok bekletmeyin kuralına da uyarsanız nefis bitki çayları yapmamanız yeni yeni tatlar bulmamanız çok zordur. alıştıktan sonra benim gibi kendinizi her ay aktar köşelerinde bulursunuz.

    dip not. tabi ki siyah çayın yeri çok ayrıdır, hastasıyız. bir gün olur da çay yerine kahve içersem vursunlar beni. velhasıl bitki çayını dışlamayalım, zira mesele yanlış yorumlamakta beyler bayanlar. deneyin, doğru tadı bulun ve hasta olmayı beklemeden için içirin.
  • sallama olanları kaynar su ile demlemeyin. ılık su ile demleyin. direkt bitki alıyorsanız kaynatın tabii.