şükela:  tümü | bugün
  • üzüntü, acı, sinir bunun beraberinde gelen gerginliğin insan bünyesindeki bütün enerjiyi alıp götürmesi..
    dizlerin, ellerin dermansız kalması hareket edemez duruma gelmek..
  • geçirilen daha doğrusu geçirilmeye çalışılan ağır grip yüzünden kalmayan enerji nedeniyle yatakla birleşmek ayağa kalkamamak sanki heryerine iğne batırılıyormuş hissine kapılmak. grip için neden öldürmez süründürür dendiğini anlamak:(
  • kortizon, kemoterapi gibi yan etkileri fazla olan ilaç uygulamaları sonucunda insan tüm enerjisini yitirir. bu tarz ilaçlar tüm yavaş yavaş insanı eritir..
  • merdivenleri çıkmak ölüm gibi gelir, 50 m yürümek kilometrelerce yürümeye bedeldir.. bardağı yerinden kaldıramazsın bir an her şey o kadar ağır gelir ki bedeninin zayıflığı yüreğine yansır.. iyi olacağın, olduğun günleri düşünürsün avunursun..
  • her tarafı dökülmek ama döküldüğü yerden toplayamamak.

    muhtemel ki gün içinde güneşten saklı yüksek yüksek katlardaki klima sistemleri hücumunda geçirilen ömrüm ve geceleri açık pencere altında uyuma inadım bu beni kırıp döken. yaz ortasında battaniyesi ile uyuyan olur da üşüse bile örtünmek yerine sarılmak için kullananlardanım. hal bu olunca parmak uçlarımdan başlayarak bileklerim, dirseklerim, sirtim ve göğüs kafesim sızım sızım sızlarken bile döküldüğüme değil toplayamadiğıma yanıyorum.
  • mutlaka fiziksel aktivite veya bir hastalık gerekli değildir ortaya çıkması için. ruh da bitkin düşer ki ölümcül bir hastalığa bağlı bitkinliği saymazsak, en beteridir kanımca.