şükela:  tümü | bugün
  • biyofili yunanca’dan gelen “bio” yani hayat ve “philia” sevgi kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir kelimedir. insanların doğayla ve diğer canlılarla iç içe olma içgüdüsü ya da doğaya yakınlık olarak da geçer.

    ilk kez erich fromm tarafından 1964’te ortaya atılan bu kavram daha sonraları biyolog edward o. wilson (1993) tarafından insanların yaşamla bağlantıda olmak ve sürdürmek amacıyla doğaya karşı duydukları olumlu ve içgüdüsel eğilim olarak tanımlanmıştır.bazıları ise biyofili kavramını doğuştan gelen doğal çevreyi araştırma eğilimi olarak tanımlamaktadırlar.

    yapılan araştırmalar bireylerin hayvanlar, bitkiler, bitki örtüsü, su, hayvan sesleri ve hareketleri, mevsimsel değişiklikler gibi doğal uyaranlara doğuştan gelen bir yakın olma isteği olduğunu göstermektedir. bunun yanı sıra yetişkin memelilerin yavru memelileri sevimli bulmaları ve bu durumdan dolayı bebeklerin yetişkinlere kıyasla daha çok korunup, hayatta kalmaları için yardımcı olunması da gözlemlenebilir bir durum.

    insan varoluşunun bilinçaltında hayatı devam ettirme ve yaşamsal bağlantılar kurmak yatar. insanlar tüm içgüdüleri ile buna programlanmışlardır. bu nedenle korumacı davranışların ve yavrulara olan özellikli ilginin türün devamlılığı için de gerekli ve önemlidir

    “estetik, entelektüel, bilişsel hatta manevi tatminimizin dahi anahtarı doğanın elindedir.” edward o. wilson