şükela:  tümü | bugün
  • otobiografi'nin ba$kalari tarafindan yazilmi$ hali.
  • http://www.biyografi.net/ ve http://www.s9.com/biography/search.html adreslerini tavsiye edebilecegim konu.
  • ayrıntılı biyografileri okumaktan derin bir haz almışımdır her zaman. kafam karışsa ya da canım sıkılsa açar meşhur birilerinin hayat hikayelerini okurum.

    yazarların, ressamların, filozofların, müzik adam ve kadınlarının hayatlarını anlatırlarken "annesi küçük yaşta kendisini terkettiği için kadınlarla arası hiç düzelmeyen yazar" "ikiz kardeşi babası tarafından dövülerek öldürülünce erkek düşmanı olan şair" "genç yaşta kaybettiği ablasının hasretini bir ömür boyu çekmiş ressam" "karısı en yakın arkadaşı ile kaçtığı için güven problemleri çeken filozof " "dindar bir ailede yetişmiş bilim adamı" gibi sözler sarfederler. oysa yazara sorsanız kadınları çözdüğünü; şair, erkek egemen toplumdaki haksızlıkları görüp başkaldırdığını; ressam, kendisinden büyük kadınlara olgun tavırları yüzünden ilgi duyduğunu; filozof, insan türünün doğasındaki kötülüğü keşfettiğini söyleyecek; bilim adamı modern teorileri savunanları hayalperestlikle, geçmiş büyük zekalara saygısızlıkla suçlayacaktır. başarılarının ve takipçilerinin çokluğundan da destek alarak düşüncelerinin ve karakterlerinin üzerinde sonsuz hakimiyet hisseden bu insanların kendi kendilerini kavramadaki basiretsizlikleri gözkamaştırıcıdır. böylesine büyük zekaların dış dünya ile derinden etkileşimlerini görememeleri biz sıradan insanların bizzat kendimizi ilgilendiren konulardaki romantikliğimizi; kendi varlıklarını içerisinde yüzdükleri madde havuzundan soyutlayarak algılama eğilimleri, kendi nedenlerimizi tahayyul etmedeki husnu talil'e varan betimlemelerimiz mazur gösterebilir.

    yine bu biyografiler sayesindedir ki, insanların mağaralardan çıkıp bizzat inşa ettikleri evlerde yaşamaya başlamaları ile hemen hemen aynı zamanda filizlendiğini düşündüğüm hayatın doğasını anlamlandırma eğiliminden de kurtulabiliriz.

    (ara: bir tercihtir)
    bonus (bkz: ruhun kısa tarihi)
  • enteresan bir yazın biçimidir. spoiler içerik olmazsa ilerlemez. o nedenle bir biyografik belge olarak ekşi sözlük kavramına itina, hatta imtina ile yaklaşılmalı.

    hani demek istediğim şu, yakında "vatandaş x tuvalete gitti, sıçtı çıktı" diyemez hale geleceğiz. zira bu cümle bir biyografik cümledir, tuvalete gidince sıçıldığı çıkarılmamalıdır. ya işediyse? hı? *
  • bir insanin oldukten sonra altina girilen entrylere verilen isim.
  • http://www.kitapyurdu.com/ adresinden alinan kitaplarla birlikte hediye olaraktan elde kalmis sayilarindan birisi* gonderilen ilginc kisilerin hayatlarini ele alan gunumuzle pekistiren ama bunlari yaparken biraz yanli tutum izledigine kanaat getirdigim derginin adi. fiyati 3.5 ytl imis(ti).
  • alain de botton 'un kiss and tell kitabında sıradan bir insandan yola çıkarak ,yazılmasının ipuçlarını verdiği yazın türü.
  • max frisch ’in 1968 de ilk kez sahnelenen oyunu.
    kisaca, kendine yeni bir biyografi secmek oyunun temel konusu. cogumuzun hayatinda en az bir kere, yine bazilarimizin bir kereden cok düsündügü sey: o zaman hayir deseydim , ya da o zaman su karari böyle almasaydim hayatim nasil olurdu? yeniden baslayabilseydim hangi yolu secerdim? ya da simdi ki aklim olsaydi diye baslayan planlar.
    max frisch ünlü davranis bilimci hannes kürmann’a bu firsati veriyor oyununda. kürmann bu firsati eline alip; hayatini yedi yil önceye, su andaki mutsuzlugunun kaynagi gördügü karisi antoinette ile tanisdigi bir bahar gününe geri dönmeyi seciyor. o andan itibaren biyografisinin degisik varyasyonlarini deniyor…
  • nick hornby'nin hece cümbüşünde belli bir sistematiğe oturttuğu yazın türü.
    "biyografi yazmaya niyetlenen şahıslara, yazabilecekleri sayfa sayısını belirten bir izin belgesi almak için önceden biyografi dairesine başvurma şartı getirilmesini öneriyorum (itiraz hakkı da olmayacak). oldukça basit bir hesap var ortada. kimse haydi diyelim dokuz yüz sayfadan daha uzun bir kitabı okumak istemez. peki, bin olsun. eh, 250’den daha kısa bir kitaba da hiçbirşeyi sığdıramazsınız. o halde, mesela charles dickens’ı, muazzam bir entelektüel etki yaratmış, muazzam kitaplar yazmış ve onlar dışında da bir hayatı olmuş birini yazıyorsanız maksimum iznini kopartırsınız. bunun dışındaki herkes dickens baz alınarak hesaplanır."