şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: #10685782)
  • üç farklı felsefi aktivite içeriyor biyoloji felsefesi.

    ilkinde, genel bilim felsefesi içerisindeki konular (bilimsel değişim, indirgeme, bilimsel ilerleme, bilimsel açıklama, vs.) biyoloji özelinde değerlendiriliyor. 20. yy. bilim felsefesinin genelde fizikle haşır neşir olduğunu, bilimle ilgili genel tezleri fiziği örnek alarak oluşturduğunu düşündüğümüzde, oldukça önemli bir aktivite bu.

    ikincisinde, biyoloji biliminin kavramları felsefi analize tabi tutuluyor. gen, genom, uyumgücü*, seçilim gibi kavramlar didik didik ediliyor. bu alanda kuramsal biyoloji ile biyoloji felsefesinin içiçe geçtiği söylenebilir, zira bazen felsefeciler bilimsel dergilerde yayın yaparken bazen de bilimciler felsefi tezler üretebiliyorlar. örneğin dawkins'in the selfish gene'i bu alanda üretilmiş bir çalışma olarak okunabilir.

    üçüncüsünde, geleneksel felsefi sorunlar biyolojiye atıfta bulunularak ele alınıyor. özellikle epistemoloji ve etik alanında biyoloji (özellikle evrim) temelli tezlerle karşılaşılabilir.
  • yok gen bencilmis evcilmis, yok evrildik de noldu, geciniz bunlari; "yillar gecer de akilda neden sadece golgi aygiti kalir?" sorusu uzerine itinayla egilirse ofsayta duser.
  • evrimcilerin götünden uydurdukları bilişsel mantalite. materyalist düşüncesinin can simidi olan evrim teorisini insanların yemediklerini, hatta akıllarına girip müridi yaptıkları insanlarında eskisi gibi savunmadıklarını fark ettiklerinde bu teoriyi hayatlarının temel felsefesi olarak göstermeye başlarlar. sağından solundan kesilerek ve yama yapılarak, yaratılış inancına yaklaştırılma amacında olan felsefi fikrin, ölümünü sadece geciktirmekten öte bir şey yapamamaktadırlar. onlardan daha eblehi varsa onlarda klasik materyalistler. halen ilk günki! gibi savunmaya devam ediyorlar.